Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3164
2023/9129
13 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/363 E., 2022/497 K.
HÜKÜM/KARAR: Ret
Taraflar arasında tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına karşı direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Şişli Endüstri Meslek Lisesinde öğrenci olduğunu, 11.11.2011 tarihinde ... Elektrik Cihazları San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde stajyer öğrenci olarak çalışmaktayken saat 10:00 da işyerinin genel müdürü ... tarafından elektrik firmasından malzeme almak için gönderildiğini, davacının yolun karşısına geçmek için beklerken davalının davacıyı kolundan yakalayarak "sen hırsızsın, paramı çaldın" diyerek bağırmaya başladığını, bunun üzerine gelen polisler ve davalı ile birlikte çalıştığı yere gittiklerini, işyerinin genel müdürü ...'ın davalıyı yanıldığı konusunda ikna edemeyince hep birlikte karakola gidildiğini, davalının davacıdan şikayetçi olduğunu, davalının asılsız olarak ve ısrarla davacıyı yüz kızartıcı bir suçla suçladığını, davalının bu iddiaları üzerine cezalandırılması için dava açıldığını ve yapılan yargılama sonucunda davacının Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 2011/601 Esas, 2010/247 Karar sayılı kararı ile beraat ettiğini, davacının çocuk mahkemesinde savunması için 4.000,00 TL avukatlık ücreti ödendiğini, davalının davacıya hırsızlık suçlaması gibi uzun yıllar silinemeyecek bir hakarette bulunduğunu belirterek 4.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 24.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 11.11.2011 tarihinde İş Bankasından eniştesinin kendisine gönderdiği parayı çektiğini, bu parayı postahaneden askerde olan oğluna göndermek için minibüse bindiğini, vatandaşlardan birinin "amca paranı aldılar" diye bağırması üzerine davacı ile birlikte kaçan dört kişinin koşarak olay yerinden uzaklaştıklarını gördüğünü, davalının da peşlerinden koştuğunu ve davacıyı yakaladığını, davalının polisler gelinceye kadar davacıya hiçbir müdahalede bulunmadığını, darp etmediğini, üstünü aramadığını ve hakaret etmediğini, davacının bu sırada "başına iş getiririm benimle uğraşma" diyerek davalıyı tehdit ettiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.09.2013 tarihli ve 2012/172 E., 2013/328 K. sayılı kararı ile; davalının yaptığı şikâyet ile yasal şikâyet hakkının kullanım sınırını aştığı, davacıyı bir anda yüz kızartıcı bir suçlamayla karşı karşıya bıraktığı ve bu şikâyet nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı, ayrıca ceza dosyasında vekile ödenen paraya ilişkin makbuzun da dosyaya sunulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairenin 20.01.2015 tarihli ve 2014/4092 E., 2015/466 K. sayılı kararı ile; “…somut olayda; davalının şikâyeti nedeniyle davacı küçük ... hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açılmış ve yargılama sonucunda, delil yetersizliğinden sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. Ceza mahkemesi dosyası içeriğinden şikâyet için yeterli emare olması nedeniyle davalının yasal şikâyet hakkını kullandığı anlaşıldığından, mahkemece maddi ve manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, şikâyet hakkını hukuka uygun kullanmadığı gerekçesiyle, davalının maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle bozma nedenine göre diğer yönler incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Direnme Kararı
Mahkemenin 26.06.2015 tarihli ve 2015/185 E., 2015/369 K. sayılı kararı ile; davacının olay tarihinde elektrik malzemesi almak üzere sipariş fişi ile çalıştığı işyerinin sahibi tarafından gönderildiği sırada davalı tarafından hırsız olduğu iddiasıyla kolundan tutularak karakola götürülmek istendiği, davacının hırsızlık suçu ile suçlandığı olayda ceza mahkemesi dosyası içeriği ile davalının tüm yargılama aşamalarındaki beyanlarına göre şikâyette bulunmasını gerektirir yeterli emare olmadığı, olay tarihindeki yaşı da dikkate alındığında kendinden yaşça büyük davalı tarafından aniden yakalanması, karakola götürülmek istenmesi sebebiyle davacının paniklemesinin hayatın olağan akışına uygun bir davranış olduğu, davalı tarafından şikâyet hakkının hak arama özgürlüğünün sınırları aşılarak kullanıldığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
C. Hukuk Genel Kurulu Kararı
-
Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
-
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.06.2022 tarihli ve 2020/4 584 Esas, 2022/886 Karar sayılı ilâmı ile; " somut olay incelendiğinde; davalının 11.11.2011 tarihinde bankadan parasını çekip minibüse bindiği sırada bir kişinin cebinden parasının çalındığını söylemesi ve dört kişinin koşarak uzaklaştığını görmesi üzerine arkalarından koştuğu ve davacıyı yakalayıp parasını çaldığı iddiası ile hakkında şikâyetçi olduğu, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonunda davacı hakkında elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle hırsızlık suçundan dolayı kamu davası açıldığı, Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 2011/601 esas sayılı davasında yapılan yargılama sonucunda 29.03.2012 tarihli ve 2012/247 sayılı karar ile katılan olan davalının beyanından başka her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle davacının beraatine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmeksizin 09.04.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davalının, parasının çalındığının söylenmesi üzerine davacı ile birlikte dört kişiyi koşarken görüp arkalarından gittiği ve davacıyı yakalayarak buna istinaden şikâyetçi olduğu, davacı hakkında suçu işlemediğinin sabit olması gerekçesiyle değil suçu işlediğine dair yeterli delil elde edilemediğinden beraat kararı verildiği, bu durum karşısında davalının sırf davacıya zarar vermek kastıyla şikâyet ettiğine ilişkin delil bulunmadığı, olayın meydana geliş şekline göre davalının davacıdan şüphelenmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, şikâyetin hukuken korunması gereken bazı emarelere dayandığı ve yasal sınırlar içinde kalarak yapıldığı, bu nedenlerle davacının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği sonucuna varılmaktadır. Sonuç itibariyle, şikâyet hakkını yasal sınırları içinde kullanan davalı aleyhine maddi ve manevi tazminat istemli açılan davanın reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile davalının sorumlu olduğunun benimsenmesi yerinde değildir." gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı gereğince bozma ilamına uyulmuş, davalının şikayeti nedeniyle her ne kadar hırsızlık suçundan kamu davası açılmış ise de yargılama sonucunda delil yetersizliği ile beraat kararı verildiği ve ceza mahkemesi dosyası kapsamında şikayet için yeterli emarenin bulunduğu gözetildiğinde yasal şikayet hakkının kullanıldığı şikayet hakkının kapsamının kötüye kullanılmadığı gerekçesiyle sabit olmayan maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen kararda "şikayet hakkını haklı gösterecek kesin kanıtlar olmasa bile, bir takım güçsüz kanıtların, emarelerin bulunmasının yeterli olabileceği" şeklinde verilen zorlama karar ile müvekkilinin en adi yüz kızartıcı suçlardan biri olan hırsızlık suçu ile yaftalanmasına hukuk sisteminin izin verdiğini, beraat etse dahi bu yükten kurtulamayacağını, davalının şikayet hakkını kullanmasının müvekkilin kişilik haklarının zedelenmesine ve toplum içinde kötü gözle bakılan bir kimse olmasına yol açtığını, müvekkili henüz çocuk iken başına gelen bu olay nedeni ile travmaya maruz kaldığını, ayrıca vekalet ücretlerinin hatalı hesaplandığını, gider avansının iadesi için talep şartı getirilmediğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve 25 inci maddeleri, Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına, ceza mahkemesi dosyası içeriğinden şikâyet için yeterli emare olması nedeniyle davalının yasal şikâyet hakkını kullandığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:36:53