Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4124
2023/9094
12 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2023/143 E., 2023/139 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI: 2023/KIT 497
HÜKÜM/KARAR: Başvurunun kabulü İtirazın kısmen kabulü
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI: 2017/61857
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilinin temyiz başvurusu sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; itirazın kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan davacıya 05.05.2016 tarihinde plakası belirlenemeyen aracın çarpması neticesinde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 45.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 15.11.2017 tarihinde 216.836,30 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usule uygun olmadığını, usule uygun olmayan maluliyet raporu ile başvuru yapıldığından usulden red kararı verilmesi gerektiğini, kazaya sebebiyet veren plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya sebebiyet verdiği hususunun somut delillerle ispatlanması gerektiğini, kusur oranlarının netleştirilmesi gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun bulunmadığını, sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, kusur oranlarının ve tazminat miktarının uzman bilirkişilerce belirlenmesi gerektiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından herhangi bir rücuya esas ödemenin yapılıp yapılmadığının araştırılması ve yapılmış olması halinde talep edilebilecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davalının ancak başvuru tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini, tazminatın hesabında yeni Genel Şartlar'ın uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacı tarafından sunulan 09.02.2017 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %48.2 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, gerekçesiyle, davanın kabulüne, 216.836,30 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyeti'nin 27.03.2018 tarihli 2018/İHK 2211 sayılı kararı ile davalının itirazının kısmen kabulüne, hesaplama yöntemi olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiği gerekçesiyle 22.03.2018 tarihli aktüer raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, 202.974,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairenin 25.11.2021 tarihli 2021/5850 Esas ve 2021/9185 Karar sayılı kararı ile; "...Dosya kapsamından; kaza tespit tutanağına göre yayalara ait olmayan banket içinden yürüdüğü esnada kazanın gerçekleşmesi sebebiyle davacı yayanın asli ve araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu, 25.09.2017 tarihli kaza kusur uzman raporuna göre plakası tespit edilemeyen aracın %100 asli kusurlu, davacının kusursuz olduğu tespitleri yapılmıştır. Davalı vekili tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan aynı olay sebebiyle davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu’na yapılan 2018/63308 başvuru numaralı dosyasında alınan 05.10.2018 tarihli makine mühendisi Prof. İrfan Yavaşlıol tarafından hazırlanan raporda ise davacının tam ve asli kusurlu olduğu tespiti yapıldığı anlaşılmaktadır. Şu halde hakem heyetince; kaza tespit tutanağı, Sigorta Tahkim Komisyonu’nun 2018/63308 esas sayılı başvurusunda alınan rapor, dosya içerisinde alınan kusur raporu ve diğer tüm kanıtlar dikkate alınarak, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan ya da ATK Trafik İhtisas Kurulu'ndan kusur dağılımı yönünden yeni bir bilirkişi raporu alınarak, kusur oranının yeniden tespit edilmesi ve çelişkinin giderilmesi gerekmektedir. Kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asgari ücretin artış oranı dikkate alındığında yeniden alınacak hesap raporunun yargılamayı uzatacağı ve yeniden yapılacak hesabın faydasız olduğu gerekçesiyle, ilk kararın aynen icrasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen sürücünün neden olduğunun somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, ilk kararı temyiz eden davalı yararına 2018 verileri esas alınarak %40 kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerektiğini, davalının sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limitini aşmayacak şekilde olduğunu, maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, kaza tarihindeki yönetmeliğe göre düzenlenmediğini, bu nedenle maluliyet oranının kabul edilmediğini, faizin ancak başvuru tarihinden itibaren işletilebileceğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından herhangi bir rücuya esas ödemenin yapılıp yapılmadığının araştırılması ve yapılmış olması halinde talep edilebilecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faizin uygulanması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; yaya olan davacıya sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın 05.05.2016 tarihinde çarpması sonucu davacı yayanın yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'un 85, 89, 90, 91, 97 ve 109 uncu maddeleri, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kazanın meydana geldiği aynı gün tutanak tutulmuş olması, davacının aynı gün Alaşehir Devlet Hastanesi'nde araç dışı trafik kazası geçirmesi nedeniyle tedaviye alınması üzerine genel adli muayene formu düzenlenmesi gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın varlığı ve davaya konu kazanın meydana geldiğinin ispat edilmiş olmasına, hakem başvurusundan evvel davacının davalıya başvurmuş olmasına, meydana gelen kazanın iş kazası olmadığının sabit olmasına, bu nedenle rücuya esas bir ödemenin araştırmasına gerek olmamasına, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olmasına ve kararda yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 09.02.2017 tarihli raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine, göre davacıda %48.2 oranında sürekli maluliyetin bulunduğuna yönelik belirleme yapıldığı anlaşılmaktadır. 05.05.2016 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
- Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin bozma ilamından önceki 27.03.2018 tarih, 2018/İHK 2211 sayılı kararında, davalının itirazının kısmen kabulü ile, esas hakkında yeniden hüküm tesisine, davanın kısmen kabulüne, 22.03.2018 tarihli hesap raporuna göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılan hesaplama sonucu toplam 202.974,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, davacı tarafından temyiz edilmemiştir.
Bozma ilamına uyulmakla, temyiz eden davalı ... yararına 22.03.2018 tarihli aktüer raporundaki TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılan hesaplama yönünden usuli kazanılmış hak oluşmakla, bu hakkın ihlal edilmemesi için bozmadan önce hükme esas alınan 22.03.2018 tarihli hesap raporundaki verilere göre kusur durumu da gözetilerek karar verilmesi gerekirken, bozma ilamı sonrasında ilk rapordan itibaren uzun bir süre geçtiği, bu sürede asgari ücretin beş kata yakın arttığı, yeniden hesap yapılması halinde ilk rapordaki miktardan daha fazla bir tazminatın hesaplanacağının aşikar olduğu belirtilerek hesap raporu alınmadan ilk karardaki miktarın aynen hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:37:31