Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/6582
2023/9079
12 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/758 E., 2023/213 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz yoluna yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/2439 E. 2019/12581 K. sayılı ilamı ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Karara karşı davalı ve davacılar vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuş, aynı Dairenin 09.03.2021 tarih 2020/3180 E. 2021/2448 K. sayılı ilamı ile davacı ... vekilinin karar düzeltme talebi kabul edilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulmuştur. Dairenin 30.11.2021 tarih ve 2021/20606 E. 2021/9397 K. sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı idarenin sahibi olduğu aracın ve sürücüsünün sebep olduğu kaza sonucu 26.08.2012 tarihinde müvekkilleri ..., ... ve ...'nin anne ve babası, ... ve ...'in oğlu ve gelini, ...'nın kızı ve damadı, ... ve ...'in kardeşi ve kaynı olan ... ve ...'ın vefat ettiklerini, davacılardan ...'in de aracın içinde olduğunu, olaydan fazlasıyla etkilendiğini, oluşan kaza sonunda müvekkillerinin yaşadığı acıların her türlü açıklamadan vareste olduğunu, hiçbir şekilde acılarına karşılık olmamakla birlikte ... için 40.000,00 TL, diğer çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00'ar TL, ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00'er TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren en yüksek faiz işletilmek suretile ile davalıdan tahsili ile anılan şekilde müvekkillerine verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazada idarenin aracının kusuru olmadığını, talep edilen tazminatların zenginleşme amacı güttüğünü, açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 20.01.2014 tarihli ve 2013/548 Esas, 2014/16 Karar sayılı kararı ile; davanın görüm ve çözüm yeri idari yargı yeri olmakla yargı yolu nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20/01/2014 tarihli ve 2014/5267 Esas, 2015/12503Karar sayılı ilamıyla; "...2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 106 ncı maddesinde 'Genel ve katma bütçeli kuruluşlara, il özel idareleri ve belediyelere ve kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı bu kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır' denilmektedir. Anılan Yasanın sekizinci kısmının “İşletenin Hukuki Sorumluluğu” başlıklı birinci bölümünde yer alan 85 90. maddelerinde, motorlu araçların trafik kurallarına ve gereklerine aykırı davranışları sonunda meydana gelen zararlar nedeniyle gerçek ve özel kişilerle, kamu tüzel kişilerinin ayrım yapılmadan aynı sorumluluk kurallarına bağlı olmaları ön görülmüştür. Bu düzenleme itibariyle yasa, kamu idare ve kurumlarına ait ve bu arada kamu hizmetine tahsis edilen motorlu araçların verdikleri zararlardan dolayı, trafik olaylarından doğan zararların özelliği gözönünde tutularak, kamu idare ve kurumlarının özel kişilerle eşit şartlarda aynı esaslara göre sorumlu tutulması gereğini ifade etmiştir. Aynı şekilde anılan yasanın görev ve yetkiye ilişkin 11/01/2011 tarihinde değişikliğe uğrayan 110 uncu maddesinde "işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür." şeklinde ifade edilmiştir. Yasanın anılan bu hükümleri karşısında, kamu araçlarının verdikleri zararlardan dolayı idare, kamu hukuku kurallarına göre değil, “işleten” sıfatıyla özel hukuk kurallarına göre sorumlu tutulabilecektir. Davalının işleteni olduğu aracın neden olduğu zararın tazmini isteği ile açılan davanın, bu kuralları uygulamakla görevli adli yargı yerinde görülmesi gerekmektedir. Diğer yandan 6360 Sayılı Yasa'nın 2 5.maddeleri ile Özel İdarelerin tüzel kişiliği kaldırılmış olması karşısında aynı Yasanın 3/4.maddesi hükmüne göre taşınır taşınmaz malları çeşitli kuruluşlara devredilmesinin davaya etkisi üzerinde durulmamıştır. Yerel mahkemece, açıklanan yasal düzenlemeler gözetilmeksizin yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; davalı vekilinin karar düzeltme istemi Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.09.2017 tarihli ve 2016/6745 Esas, 2017/8060 Karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 15.02.2018 tarihli ve 2017/936 Esas, 2018/265 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile davacılar ..., ..., ... için 3.000,00'er TL, davacılar ... ve ... için 2.000,00'er TL, davacı Halil Bahriye Ceran, ... Ceran ve ... Ceran için 20.000,00'er TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
- Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30.12.2019 tarihli ve 2018/2439 Esas, 2019/12581 Karar sayılı ilamıyla; davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek ".. olayın meydana geliş şekli, kusur durumu dikkate alındığında, davacılar ..., ..., ..., ... ve ... yararına takdir olunan manevi tazminatların “bir miktar az” olduğu görülmüş, hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş; taraf vekillerinin karar düzeltme isteği üzerine bu kez Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.03.2021 tarihli ve 2020/3180 Esas, 2021/2448 Karar sayılı ilamı ile davacılar ... ve ... vekilinin manevi tazminata yönelik karar düzeltme dilekçesinin miktar itibariyle reddine ve davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verildikten sonra, "...Somut olayda, kaza tarihi, olayın oluş şekli, davacı ...'ın aynı araç içinde hem yolcu olması hem de kazada anne ve babasını kaybetmesi ve kusurunun bulunmaması, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı ... için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüştür. Bu sebeple işbu davacı için manevi tazminat miktarı bir miktar artırılmak suretiyle hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bu davacı yönünden de bozulması gerekir iken manevi tazminata ilişkin temyiz sebebinin reddine karar verilmesinin, doğru olmadığı tespit edilmiş olup, davacı ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir." gerekçesiyle davacı ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile bozmaya ek yapılarak mahkeme hükmünün davacı ... yararına da bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 06.07.2021 tarihli ve 2021/348 Esas, 2021/407 Karar sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacılar ..., ... ve ... için takdiren 4.000,00'er TL, davacılar ... ve ... için 3.000,00'er TL, davacı ... için 25.000,00 TL, ... ve ... için 20.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.08.2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 30.11.2021 tarihli ve 2021/20606 Esas, 2021/9397 Karar sayılı ilamıyla; davalı vekilinin tüm, davacı ... Hayriye Büyükceran vekilinin işbu davacı hakkında hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "...Dairemizin bozma ilamı ile davacılar ..., ..., ..., ... ve ... yararına manevi tazminatın bir miktar az olduğu belirtilerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuş mahkemece bozma sonrası işbu davacılar yararına 1.000,00Tl artış yapılarak manevi tazminata hükmedilmiştir. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar ... (mütevvefanın babası), ..., ..., ... ve ... için takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. Mahkemece ilk kararda, davacılar ... (müteveffa ...'ın oğlu) ve ... hakkında ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmiş red edilen kısım yönünden davalı yararına 2.180,00'er TL vekalet ücretinin adı geçen davacılardan ayrı ayrı alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30.12.2019 tarih ve 2018/2439 Esas, 2019/12581 Karar sayılı ilamında işbu davacılar hakkında ilk derece mahkemesince verilen karar bozma konusu yapılmamış ve karar kesinleşmiştir. Bu kez bozma sonrası yapılan yargılamada mahkemece kesinleşmiş karara rağmen davacılar ... ve ...'den 4.080,00'er TL vekalet ücretinin ayrı ayrı tahsil edilerek davalıya verilmesine karar verilmesi hatalı olmuştur." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; davalı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Dairenin 15.09.2022 tarihli ve 2022/4458 Esas, 2022/10418 Karar sayılı ilamı ile davalının davacılar ... ve ... yönünden karar düzeltme dilekçesinin miktar itibariyle reddine, davalı vekilinin davacılar ..., ... ve ... yönünden karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar ..., ..., ... için takdiren ve ayrı ayrı 7.500,00 TL, davacılar ... ve ... için takdiren ve ayrı ayrı 6.000,00 TL, davacılar ... için 25.000,00 TL, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00'er TL, manevi tazminatın olay tarihi olan 26/08/2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkeme'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebebleri
1 Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; olayın oluş şekli, ölenlerin kusursuzluğu, ve davacılara yakınlığı göz önüne alındığında davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
2 Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazada İdarenin aracının kusurunun bulunmadığını, hükmedilen tazminatların yüksek olduğunu bu sebeple kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 26.08.2017 tarihinde davalı idareye ait aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölenlerin desteğinden yoksun kalan yakınlarının ve yolcu ...'in manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesi.
- Değerlendirme
1 .Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin davacılar ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:37:31