Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1924
2023/9003
11 Eylül 2023
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1862 E., 2022/1939 K.
HÜKÜM/KARAR: Davalının istinaf başvurusunun reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mah. Sıf.)
SAYISI: 2016/842 Esas 2019/717Karar
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 18.11.2012 tarihinde plakasız motosiklet sürücüsü desteğin, karşı yönden gelen otomobil ile karşılıklı çarpışma neticesinde ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazadan hemen sonra Nazilli Devlet Hastanesi'ne kaldırılan desteğin hayatını kaybettiğini, kaza ile ilgili Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yapıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak olan yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 137.348,67 TL'ye çıkardığı anlaşılmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tazminat talebinde bulunacak zarar görenlerin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta şirketine yazılı başvuru yapması gerektiğini, başvuruda bulunulmaması nedeniyle dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddini talep ettiklerini, kazaya sebebiyet veren tescilsiz araç nedeniyle ...’na husumet yöneltilemeyeceğini, kazaya karışan taşıtın cinsinin ve bu tescilsiz aracın, trafik sigortası yaptırma zorunluluğu bulunan motorlu taşıtlardan olup olmadığının tespiti gerektiğini, kusur oranlarının tespitinin Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla yapılmasını, müteveffanın kask takmayarak gerekli güvenlik önlemlerini almaması halinde hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını, ...’nın sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle vefat hallerinde zorunlu mali mesuliyet sigortası teminat limiti ile sınırlı tutulması gerektiğini, davacı tarafın müvekkili kurumdan başvuru tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olup dava öncesinde yapılan başvuru bulunmaması nedeniyle müvekkili kurumun temerrüdünden söz edilemeyeceğini, ... aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz oranlarına hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 07.11.2013 tarihli raporunda ... sürücü Faik Türköz'ün kusurlu olduğunun belirtilmiş olduğu, ceza dosyası incelendiğinde; ... motosiklet sürücüsünün kaza sırasında alkollü olduğu ve koruyucu ekipman, kask kullanmadığı, kesin ölüm sebebinin trafik kazasına bağlı künt travmadan kaynaklanan kanama olduğunun anlaşıldığı, her ne koruyucu ekipman kullanmamak kazaya etkili olan bir kural ihlali değil ise de, TBK'nın 52. maddesine göre zararı arttıran bir neden olarak değerlendirilmesi gerektiğinden müteveffanın zararın artmasında etkili olduğu kabul edilerek, hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafık kusur indirimi yapıldığı, davacının talebi ve iddia ettiği zararın, ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayanmakta olup davacının ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan, doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusurunun davacıya yansıtılamayacağı, sürücü desteğin tam kusurlu olmasının, onun desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceği desteğin idaresindeki aracın ZMSS poliçesi bulunmadığı için davalı ...'nın zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile 137.348,67 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davada başvuru şartının yerine getirilmediğinden, davanın usulden reddi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafça davadan önce davalı ... Hesabına yazılı başvuruda bulunulmuş ve PTT kanalıyla tebligatın yapılmış olduğu, nitekim tebligatta yer alan adresin davalı ... Hesabının adresi olan ve davalı taraf vekaletnamesinde de yazılı adresi olduğu, tensipte ve davalıya çıkarılan dava dilekçesi tebligatındaki adresin de aynı adres olduğu, davacının dava açmadan önce üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru olmadığını ve desteğin kusurlu olması sebebiyle davacının tazminat talep edemeyeceğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; 18.11.2012 tarihinde ZMSS poliçesi bulunmayan tescilsiz motosikletin karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
- Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2023 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacıların murisinin kullandığı motosiklet ile dava dışı otomobil ile çarpışması sonucu motosiklet sürücüsünün öldüğü mirasçılarının motosikletin zorunlu mali sorumluluk sigortası olmadığı için Güvence Hesabından destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkeme yaptığı yargılama sonucu asliye ceza mahkemesince desteğin yüzde yüz kusurlu olduğu ve karşı araç sürücüsü sanığın kusursuz bulunduğu gerekçesi ile beraat kararı verdiği gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar vermiştir.
Davalı taraf ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmiş Bölge Adliye Mahkemesi ise istinaf talebini esastan reddetmiştir.
Zorunlu mali sorumluluk sigortası bir sorumluluk sigortası olarak Türk Ticaret Kanunu 1473 üncü maddesi gereği ancak sigortalı işletenin KTK 85/1 maddesinden kaynaklanan bir motorlu aracın işletilmesinden dolayı üçüncü kişinin uğradığı zarardan bir sorumluluğu varsa sigortacı bu sorumluluğu teminat limiti kadar ödemek zorundadır. Ancak doğan bir zarardan işletenin bir sorumluluğu yoksa bir başka ifade ile zarar görenler zararlarının karşılanmasını işletenden talep edemeyeceklerse sigortacıdan da talep etmeleri mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02.03.2021 Tarih, 2021/17 19 Esas, 2021/181 Karar aynı yöndedir.)
Somut olay değerlendirildiğinde; aracın sürücüsü olan desteğin yüzde yüz kendi kusuru ile trafik kazasında vefat etmesi nedeniyle davacıların nasıl kendi kusuru ile ölen destekten tazminat talep edemeyeceklerse sigorta şirketinden de bu tazminatı talep edemeyeceklerdir. Zira sigorta şirketinin üstleneceği bir işletenin sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddi kararının onanması yönünde verilen çoğunluk kararına katılmamaktayım.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:14