Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1373
2023/8965
11 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/581 E., 2022/799 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacının sürücüsü olduğu aracın kırmızı ışıkta durduğu esnada, araçtan düşen kalasları düzenlemek amacıyla araçtan inen davacıya arkadan çarpmasıyla oluşan kazada, davacının iki aracın arasında kalıp ağır biçimde yaralandığını, vücudunda çok sayıda kemik kırığı oluşan ve hayati tehlike geçiren davacının tedavisinin hala devam ettiğini, işgöremez hale gelen davacının maddi ve manevi olarak zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve davalı ... sadece maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla, 1.500,00 TL geçici ve 1.500,00 TL daimi işgöremezlik tazminatı ile 40.000,00 TL. manevi tazminatın, kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 03.03.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini 16.230,37 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazada davalının kusuru olmadığını, önlem almaksızın trafikte duran ve yeşil ışık yandığı halde ilerlemeyen davacının kazaya sebep olduğunu, istenen tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı sürücüye aracın hatır için verildiğini, kazada davacının asli kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.04.2014 tarihli ve 2011/310 Esas, 2014/ 124 Karar sayılı kararıyla; davacının maddi tazminat isteminin kabulüne ve 16.230,17 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, davalı sigortacı yönünden tazminatın 3.000,00 TL'lik kısmına dava tarihinden ve bakiyesine ıslah tarihinden faiz işletilmesine, diğer davalılar bakımından faizin kaza tarihinden işletilmesine; davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL'nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte, sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.01.2017 tarihli 2014/14756 esas, 2017/371 karar sayılı ilamıyla; '' Dava konusu trafik kazasında, davacı ile davalı sürücünün kusur oranlarının tespiti bakımından, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan, 21.09.2012 tarihli raporda belirlenen kusur durumunun mahkemece benimsendiği, bu raporda belirtilen, davalının tam kusurlu olduğu esasına göre davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlendiği görülmektedir. Davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak düzenlenen kaza tespit tutanağında da, davacı için kusur tespiti yapılmamış, davalı sürücünün arkadan çarpma nedeniyle asli kusurlu olduğu yönünde tespit yapılmıştır. Mahkeme tarafından, kaza mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen, trafik kusur uzmanı bilirkişinin 25.05.2012 tarihli raporunda ise; hız limitlerine uymayan ve arkadan çarpma şeklindeki asli kusuru işleyen davalı sürücünün kazada % 75 oranında kusurlu olduğu, davacının ise aracına yük yükleme kurallarına uymaması ve uyarıcı işaretleme yapmadan yola dökülen yükü toplamaya çalışması nedeniyle % 25 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmektedir. Hükme esas alınan ATK Başkanlığı raporunda, davalının tam kusurlu ve davacının kusursuz olduğu kabulüne gerekçe olarak, davacının aracından yola dökülen kalasları toplamak için yol kaplaması üzerinde bulunuşunun "zorunlu neden" olduğu gösterilmiştir. Oysa bu kabul, yük yüklemeye ilişkin kuralları belirleyen mevzuat hükümleri (KTK'nun 65/h maddesi) karşısında yerinde değildir. Bu nedenle de, mahkemenin benimsediği kusur raporu, dosya kapsamına ve olayın oluş biçimine uygun görülmemektedir. Dosya kapsamında yer alan iki rapor da, birbiri ile çelişkilidir. Açıklanan bu nedenler karşısında mahkemece, öncelikli olarak, dosya kapsamında bulunmayan ceza dosyasının getirtilmesi, sonrasında ise, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurum ve kuruluşlardan seçilecek bilirkişi heyetinden, tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle, kaza tespit tutanağı ile mahkemenin aldığı iki ayrı rapordaki kusur belirlemeleri arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozmanın kapsam ve şekline göre temyize gelen davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 18.01.2018 tarihli ve 2017/301 Esas, 2018/29 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyularak davanın kısmen kabulü ile 16.230,17 TL maddi tazminatın, davalı ... yönünden dava ve diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.02.2020 tarihli 2018/2529 esas, 2020/1986 karar sayılı ilamıyla; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yapılan yargılamada toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; araç maliki olan davalı ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 vd. maddeleri gereği, işleten sıfatıyla zarardan sorumlu olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmemesine; davacının maluliyet oranının, kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine uygun biçimde belirlendiği uzman bilirkişi heyeti raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı gereği alınan ve benimsenen 07.11.2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; trafik ışıklarındaki bekleme esnasında, aracından düşen kalasları toplamak üzere aracından inen ve davalı aracının çarpmasına maruz kalan davacının eyleminin, trafik güvenliğini sağlama amacına matuf, yerinde bir eylem olduğu ve davacının kazada kusursuz olduğu; davalı sürücünün ise, yüksek hızı ve geçme kurallarına uymaması nedenli kazada tam kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmektedir. Anılan bu raporda, Dairemizin bozma ilamında belirtilen KTK'nun 65/h maddesindeki yük yükleme kuralları dikkate alınmadan kusur belirlemesi yapılmıştır. Davaya konu kazanın ve davacının zarara uğramasının temelinde, davacının KTK'nun 65/h maddesine uygun biçimde yükleme yapmadığı aracındaki kalasların yola dökülmesi ve davacının bunları toplamak üzere araçtan inmesi bulunmaktadır. Davacının yükleme kurallarına uymuş olması halinde, aracındaki kalasların araçtan düşmeyeceği ve davacının da yaralanmasıyla sonuçlanan çarpmaya maruz kalmayacağı gözetilmelidir. Davacının aracından düşen kalasları toplaması, trafik güvenliği bakımından yerinde bir hareket olsa bile, aslolan böylesi bir duruma zemin hazırlayacak hareketten kaçınma olmalıdır. Açıklanan vakıalar karşısında; yük yükleme kurallarına uymayıp, kendisi ve trafik güvenliği için tehlike yaratacak biçimde hareket eden, araç trafiğine açık karayolu üzerinde (haklı sebeple dahi olsa) yaya olarak bulunan davacının bu eyleminin, zararın doğmasına sebep olan bir faktör olduğunun gözetilmesi; olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44 üncü maddesi gereği, davacının olaydaki davranış biçiminin müterafik kusur teşkil ettiğinin dikkate alınması; Dairemizin yerleşik uygulamalarıyla kabul edilen %20 oranındaki müterafik kusur indirimiyle tazminatların belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirmeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. Davacı taraf, dava konusu kaza sonucu yaralanmasından duyulan üzüntü nedeniyle, 40.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece, talebin kısmen kabulüne karar verilerek hükümde belirtilen miktarda manevi tazminata karar verilmiştir. Mahkemece; meydana gelen trafik kazası sonucu, davacının cismani zarara uğraması nedeniyle duyduğu acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, %6,1 oranında sürekli malul kalacak biçimde yaralanan davacının zararının ağırlığı hususları gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, davacı için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir miktar daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, "somut olay ile bağdaşmayan, bir miktar düşük manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiştir.'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuş; davanın maddi tazminatla sınırlı karar düzeltme dilekçesinin miktar itibariyle reddine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.07.2020 tarihli ve 2020/2279 Esas, 2020/4859 Karar sayılı ilamıyla karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 24.09.2020 tarihli ve 2020/375 Esas, 2020/402 Karar sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 12.984,00 TL. maddi tazminatın, davalı ... yönünden dava ve diğer davalılar yönünden kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline; 20.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
-
Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairenin 29.11.2021 tarihli ve 2021/3344 esas, 2021/9257 karar sayılı ilamıyla; davalı ... vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "Davaya konu edilen maddi tazminata ilişkin olarak verilen mahkemenin 18/01/2018 tarihli kararını, davalılar ... ve ... vekilleri temyiz etmiş ve bu karar, maddi tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle, adı geçen davalılar yararına bozulmuştur. Mahkemece, bozmadan sonra yapılan yargılamada, bu kararı temyiz etmeyen davalı ...Ş. yönünden de bozma kapsamına göre maddi tazminattan % 20 indirim yapılmasıyla belirlenen tazminat hüküm altına alınmış, mahkemenin önceki kararını temyiz etmeyen davalı ...Ş. de bozmadan yararlandırılmıştır. Davalı ...Ş'nin önceki kararı temyiz etmemesiyle, hükmün bu davalı yönünden kesinleştiği ve davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu açıktır. Bu durum karşısında mahkemece; önceki kararın davalı ...Ş. yönünden kesinleştiği gözetilerek, bozma kapsamında sadece davalılar ... ve ... yönünden inceleme yapılıp hüküm tesis edilmesi ve davalı ...Ş. yönünden önceki hükümdeki 16.230,17 TL'lik maddi tazminata ilişkin bölümün kesinleştiğinin belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir" gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacının maddi zararının tespiti hususunda aktüerya bilirkişisinden alınan raporun, kaza tarihi dikkate alındığında uygulanması gereken yönetmelik çerçevesinde düzenlendiği, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından itibar edildiği, tarafların gelir durumları, sıfatları, işgal ettikleri makam, tarafların meydana gelen kaza olayındaki kusur durumları, davacının müterafik kusur durumu, davacının maluliyet oranı ve tespit edilen maddi tazminat oranı dikkate alınarak manevi tazminatın belirlendiği gerekçesiyle, maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 12.984,00 TL nin davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 19.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işbu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ...Ş. yönünden önceki hükümdeki 16.230,17 TL'lik kısmın kesinleştiği anlaşıldığından bu davalı yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın düşük belirlendiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
-
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe:
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı 19.07.2011 tarihli trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu geçici 3. Maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK un 427 inci ve devamı maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ve 47 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan mahkeme kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ile davalıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine
11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:14