Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/6054

Karar No

2023/8879

Karar Tarihi

11 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/430 E., 2022/951 K.

HÜKÜM/KARAR: Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının 2. kez bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bu defa bozmaya direnilerek davanın reddine karar verilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının 3. kez bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın kredi borçlusu dava dışı ... Kumaşçılık Tekstil San.Tic. A.Ş.’nin kullandığı kredilerin müşterek borçlu müteselsil kefili olan davalı ... hakkında İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2008/11771 ... dosyasından alacaklı olduğunu, yapılan icra takibinde haczi kabil malının bulunamadığını, ancak maliki olduğu İstanbul, Adalar, Kınalı ada Mah. 17 pafta, 66 ada, 3 parsel, 4 nolu bölüm olarak kayıtlı taşınmazını 05.04.2007 tarihinde 103.000,00 TL bedelle davalılardan ...’a, bu davalının da 24.10.2007 tarihinde 105.000,00 TL bedelle diğer davalı ...’a temlik ettiğini, davalılar arasındaki tasarruf işleminin alacaklıları zarara uğratma kastı ile yapıldığını, tasarrufun İİK.nun 278/III 1 maddesi gereğince de iptali tabi olduğunu belirterek davalılar arasındaki satış tasarrufunun müvekkili banka yönünden iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde belirtilen kredinin 29.06.2006 tarihinde kullanıldığını ve 29.12.2006 tarihinde kapatıldığını, daha sonraki borçlanmalar nedeniyle önceki tasarrufların iptali için aranan zaman aşımı sürelerinin dolduğunu, taşınmazın yaklaşık olarak gerçek değeri üzerinden satıldığını ve borçlu şirketin finansmanında kullanıldığını, müvekkili ile davalı ...’ın tanışıyor olmalarının dava ile ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin davalı ...’ı önceden tanımadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

  2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin bu taşınmazı rayiç değeri üzerinden satın aldığını, bedelini davalı ...’in T.Garanti Bankası A.Ş. ... şubesi nezdinde bulunan hesabına 200.000,00 TL olarak ödediğini, müvekkilinin bu taşınmazı aldıktan sonra çok önceden beri doktor muayenehanesi olarak kullandığı ve kirada oturduğu taşınmazın mal sahibi tarafından satılığa çıkarılması üzerine muayenehanesini satın alabilmesi için para ihtiyacı olduğundan dava konusu taşınmazı satışa çıkardığını, muayenehanenin bulunduğu daireyi 30.07.2007 tarihinde satın alarak borçlandığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazın satışından elde ettiği para ile borcunu ödediğini, bu nedenle muvazaanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

  3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi olduğunu, müvekkili ile borçlu davalı arasında tanışıklık dahi bulunmadığını, borçlunun mal kaçırma niyetinden haberdar olmadığını, taşınmazı 164.000,00 USD bedele satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 15.06.2009 tarihli ve 2008/315 Esas, 2009/400 Karar ... kararı ile; davalılar arasında yapılan satışlarda bedel farkının bulunmadığı ve iptal koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.02.2010 tarihli ve 2010/27 Esas, 2010/1364 Karar ... ilamı ile;

"...Davalı borçlu ... ... ile 3. kişi ... arasında gerçekleşen satışta, davalı 3. kişinin borçluya yaptığı havaleler de dikkate alındığında İİK’nın 278/2 anlamında bedel farkının olmadığı anlaşılmaktadır.

Davalı 3. kişi ... dava konusu taşınmazı 05/04/2007 tarihinde vekili olarak hareket eden ... ... aracılığı ile satın almış ve 24.10.2007 tarihinde de aynı vekil vasıtasıyla diğer davalı ...’ye satmıştır. Vekil olarak hareket eden ... ... tarafından 24.10.2007 tarihli resmi senette adres olarak ... 01 02 Blok D:4 Bahçeşehir İstanbul adresi bildirilmiştir. Bu adres davalı 3. kişi ...’ın borçlu ... ...’e 200.000 YTL gönderdiği hesaptaki adresi ile aynıdır.

Davalı borçlunun verdiği 13.05.2008 tarihli vekaletnameden de anlaşılacağı üzere borçlunun ağabeyi ve vekili avukat ... ...’dir. Borçlu vekili olarak adı geçen avukata çıkarılan tebligat 26.06.2009 tarihinde birlikte daimi çalışanı olarak ... ...’e yapılmıştır. Aynı şekilde bu avukata tebliğe çıkarılan gerekçeli karar, 28.08.2009 tarihinde daimi çalıştığını beyan eden ... ...’e tebliğ edilmiştir. Yine davacının temyiz dilekçesi de 29.09.2009 tarihinde birlikte çalıştığı şerhi ile ... ...’e tebliğ edilmiştir. Hem 3. kişi ...’ın vekili olarak dava konusu taşınmazı alan ve satan kişi hem de borçlunun ağabeyinin daimi çalışanı olan kişinin adı geçen ... ... olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir ( Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15 380 Esas ve 1987/872 Karar ... ilamı) Bu nedenle davalı borçlu ve 3. kişi ... arasında bir tanıdıklık bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve 3. kişinin borçlunun durumunu bilen ya da bilebilecek kişilerden olup olmadığı belirlenmelidir.

Davalı ...’nin ise Kınalıada gibi sınırlı sayıda konutun bulunduğu küçük bir yerde taşınmaz satın alırken borçlunun içinde bulunduğu durumu ve borçlunun alacaklısından mal kaçırma niyeti ile hareket ettiğini, bilip bilemeyeceği açıklığa kavuşturulmalıdır.

Yukarıda açıklanan hususların üzerinde durulmadan yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

  1. Mahkemenin 08.02.2012 tarihli ve 2011/211 Esas, 2012/30 Karar ... kararı ile; rayiç değer ile satış bedelleri arasında fahiş bir farkın mevcut olmadığı anlaşıldığından, İİK.nun 278/2. maddesinde öngörülen iptal koşullarının oluşmadığı, davalı ...'ın muayenehane olarak kullandığı yeri satın alabilmek için davaya konu taşınmazı diğer davalı ...'a satıp devrederek satış bedelini tahsil ettiği, davalı borçlu ... ile davalılar ... ve Vartuhi arasında satış ve devir öncesinde bir tanışıklık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

  2. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

3.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.09.2012 tarihli ve 2012/6751 Esas, 2012/9898 Karar ... ilamı ile;

"...Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, bozma sonrası yapılan incelemede davaya konu taşınmazın 3. kişi ...’a satışı sırasında bu davalının vekili olarak borçlunun kardeşinin yanında çalışan kişi aracılık etmiş yine bu davalının taşınmazı davalı ...’ye satışı sırasında da aracılık etmiştir. Bozmadan sonra getirtilen SGK kayıtları da bu hususu doğrulamıştır. Bu kişinin böyle bir satışta hem alırken hem de satarken 3. kişi adına vekil olarak etmesi hayatın olağan akışına uygun düşmediği gibi 3. kişi olan ...’ın, borçlunun doktoru olduğu yönündeki iddia da borçlunun cevap dilekçesinde kabul edilerek tanışıyor olmalarının, davanın nitelemesine etki etmeyeceği yönünde savunma yapılmıştır. Hal böyle olunca izah edilen olaylar birlikte değerlendirildiğinde davalı 3. kişi ...’ın borçlu ... ...’in alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğu (İİK. 280/I) nazara alınarak 4. kişi hakkındaki yapılacak inceleme neticesine göre 3. kişi hakkındaki davanın kabulü ya da bedele dönüştürülmesi yerine yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi yanlıştır.

Davalı ... hakkında yapılan inceleme ve araştırma da hüküm kurmaya yeterli değildir. Hükmüne uyulan bozma ilamında Vartuhi’nin, Kınalıada gibi sınırlı sayıda konutun bulunduğu küçük bir yerde, taşınmaz satın alırken borçlunun içinde bulunduğu durumu ve borçlunun alacaklısından mal kaçırma niyeti ile hareket ettiğini, bilip bilemeyeceğinin açıklığa kavuşturulması gereğine işaret edilmiş olmasına rağmen bu konuda da hiçbir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Davacı tanıklarından belirtilen hususlara yönelik beyanları sorulmadan, davalı ...’nin, Kınalıada’da başkaca taşınmazı olup olmadığı, yakınlarının yaşayıp yaşamadığı gibi taşınmaz ve borçlu hakkında bilgi sahibi olmasına etki edecek unsurlar üzerinde durulmadan bu davalı hakkında eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetli değildir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı

  1. Mahkemenin 22.05.2013 tarihli ve 2013/95 Esas, 2013/133 Karar ... kararı ile; rayiç değer ile satış bedelleri arasında fahiş bir farkın mevcut olmadığı anlaşıldığından, İİK.nun 278/2. maddesinde öngörülen iptal koşullarının oluşmadığı, davalı ...'ın muayenehane olarak kullandığı yeri satın alabilmek için davaya konu taşınmazı diğer davalı ...'a satıp devrederek satış bedelini tahsil ettiğinin toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığı ve davalı borçlu ... ile davalılar ... ve Vartuhi arasında satış ve devir öncesinde bir tanışıklık bulunmadığı gerekçesiyle Mahkemenin 08.02.2012 tarih , 2011/211 Esas , 2012/30 Karar ... önceki hükümde ısrar ile davanın reddine karar verilmiştir.

  2. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  3. Bu defa Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.10.2015 tarihli ve 2013/17 1735 Esas, 2015/2326 Karar ... ilamı ile;

"...Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 27.12.2017 tarihli ve 2016/777 Esas, 2017/1067 Karar ... kararı ile; İİK.nın 280/1. maddesi uyarınca Malvarlığı borçlarına yetmeyen davalının alacaklısı olan davacıya zarar vermek kastıyla taşınmazını satış gibi gösterdiği gerekçesiyle satış tarihi olan 04.04.2007 de 188.002 TL ye satılan taşınmazın aynı kanunun 283/2 maddesine göre davalılar ..., ... ... ve ... hakkında malın değeri miktarında ve takip edilen alacakla sınırlı olmak üzere tahsiline karar verilmiştir.

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

3.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.11.2020 tarihli ve 2018/3364 Esas, 2020/6706 Karar ... ilamı ile;

"..Dairemiz bozma ilamında; davalı 4. kişi Vartuhi’nin, Kınalıada gibi sınırlı sayıda konutun bulunduğu küçük bir yerde, taşınmaz satın alırken borçlunun içinde bulunduğu durumu ve borçlunun alacaklısından mal kaçırma niyeti ile hareket ettiğini, bilip bilemeyeceğinin açıklığa kavuşturulması, davacı tanıklarından belirtilen hususlara yönelik beyanlarının sorulması, davalı ...’nin, Kınalıada’da başkaca taşınmazı olup olmadığı, yakınlarının burada yaşayıp yaşamadığı gibi taşınmaz ve borçlu hakkında bilgi sahibi olmasına etki edecek unsurlar üzerinde durulması gereğine değinilmiş ve mahkemece; davalı ...’ın Kınalıada gibi sınırlı sayıda konutun bulunduğu küçük bir yerde, taşınmaz satın alırken borçlunun içinde bulunduğu durumu ve borçlunun alacaklısından mal kaçırma niyeti ile hareket ettiği, ilk davalının vekili olarak borçlunun kardeşinin yanında çalışan kişi aracılık etmiş yine bu davalının taşınmazı davalı ...’ye satışı sırasında da aracılık ettiği, bu kişinin böyle bir satışta hem alırken hem de satarken 3. kişi adına vekil olarak etmesi hayatın olağan akışına uygun düşmediği, duruşmada dinlenen tanıkların çok genel anlamda ifade vermiş olup bu ifadelerden davalı ...’ın mal kaçırma kastı ile hareket ettiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Yargılama sırasında dinlenen tanık ...; 27 yıldır Kınalı Ada’da yaşadığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu apartmanda kat maliki olduğunu, davalı ...’ı daireye taşındıktan sonra tanıdığını, ...’ın adalı olmadığını, adalı olsaydı kesinlikle önceden tanıyor olması gerektiğini, kendisi ve davalı ...’nin Ermeni olduğunu, evi alış sebebinin yazlığa ve cemaate yakın olma isteği olduğunu beyan etmiş olup, buna göre 4. kişi konumunda bulunan davalı ...’ın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davanın davalı ... açısından reddi ile davalı 3. kişi ...’ın taşınmazı elinden çıkardığı 24.10.2007 tarihindeki gerçek değeri üzerinden tazminatın davacının alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere davalı ...’dan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

" gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dördüncü kişi konumunda bulunan davalı ...'ın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı ... yönünden davanın reddine, İİK 280. madde uyarınca malvarlığı borçlularına yetmeyen davalı ...'in alacaklısı olan davacıya zarar vermek kastı ile taşınmazı satış gibi gösterdiği gerekçesiyle davanın davalılar ... ve ... yönünden kabulüne, dava konusu İstanbul ili, Adalar ilçesi Kınalıada Mahallesi 17 pafta 66 ada 3 parsel 4 nolu bağımsız bölüm olarak kayıtlı taşınmazın elden çıkarılmış olması nedeniyle İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2008/11771 esas ... dosyasında takibe konu alacağın asıl ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere taşınmazın elden çıkarıldığı 24.10.2007 tarihteki gerçek değeri olan 191.946,00 TL.nin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ikinci satış tarihi olan 24.10.2007 tarihindeki değerinin de taşınmazın gerçek değerinin çok altında olduğunu, bu koşullar altında diğer davalılarla birlikte ...'ın mal kaçırma kastı taşıdığını, davalı ...’ın Kınalıada gibi sınırlı sayıda konutun bulunduğu küçük bir yerde, taşınmaz satın alırken borçlunun içinde bulunduğu durumu bilebilecek durumda olduğunu, taşınmazın olduğu muhitte borçlunun tanındığını, ayrıca taşınmazın devri sırasında diğer davalının vekili olarak borçlunun kardeşinin yanında çalışan kişi ... ...'in aracılık ettiğini, ... ...'in aynı taşınmazın devrinde hem alırken hem de satarken 3. kişi adına vekil olarak hareket etmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

  2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin 01.01.2001 tarihinden beri muayenehane olarak kullandığı dairede kiracı olarak bulunduğu sırada bu taşınmazın satılığa çıkarılması üzerine bu taşınmazı alabilmek için, dava konusu taşınmazı derhal satılığa çıkardığını, henüz dava konusu yer satılmadan kendi muayenehanesini 30.07.2007 tarihinde borçlanarak satın aldığını, tapu kayıtlarında her iki gayrimenkulün alım ve satım tarihlerinin yakın zamanlı olduğunun açık olarak göründüğünü, davalı ...’ın diğer davalı ...’in ekonomik durumunu bilme ihtimali olmadığını, satışın gerçek bedel karşılığı yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 ... İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapyargılamatemyizmahkemekararıvı.onanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim