Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9939
2023/882
24 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/2207 E., 2020/1346 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddine/ Davacının Başvurusunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/83 E., 2019/345 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.06.2014 tarihinde davalının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile sebep olduğu kaza sonucu araçta yolcu olan ...'in vefat ettiğini, kaza tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin bulunmadığının tespit edilmesi üzerine varislerin Güvence Hesabına başvurduğunu, yönetmelikte düzenlenen usul ve esaslar doğrultusunda hak sahiplerine 27.11.2015 tarihinde 95.875,00 TL ödeme yapıldığını, daha sonra Silifke İcra Müdürlüğünün 2015/6579 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını ve borçlunun itirazı ile takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davacı tarafından ödenen miktarın davalıdan tahisili ile davacıya ödenmesine, davalının itirazının haksız olması nedeniyle % 20 oranında tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasının haksız olduğunu, icra takibine konu alacağın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının yapmış olduğu tazminat ödemesinin yersiz olduğunu, davalının ...'in ölümünde ilgisi ve kusuru bulunmadığını, ceza dosyasında deliller toplanmadan bilirkişi raporu aldırılması nedeniyle müvekkiline kusur izafe edildiğini beyan ederek davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı davacı hakkında takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminata konu ölümlü olaya ilişkin yapılan yargılama sonucunda Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/842 E. 2017/395 K. sayılı kararı ile davalı ... Göktan hakkında ölüme neden olma suçu açısından kast ya da taksirinin bulunmadığı gerekçesi ile verilen beraat kararının 19/10/2018 tarihinde istinaf kararı ile kesinleştiği, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağladığı, ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılmasının olanaklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir,
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ceza dosyasına ibraz edilen raporun kusur açısından kesin bir rapor olmadığını, rapor incelendiğinde ihtimalli rapor verildiğini ve ...'in de sorumluluğundan bahsedildiğinin açıkça anlaşıldığını, aynı dosyada daha önceden trafik bilirkişisi tarafından rapor düzenlendiğini ve olayın trafik kazası olduğu ve davalı borçlunun % 100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu raporun kazayı bizzat gören tanıkların ifadeleri neticesinde düzenlenmiş olup, ihtimale yer vermeyecek derecede açık ve kesin olduğunu, yasa hükmü ile hukuk Hakiminin ceza mahkemesi kararları karşısında bağımsız kılındığını, ceza mahkemesince haksız eylemin suç niteliği saptanmamışsa hukuk hakimine bunu kendiliğinden ve özgürce araştırma ve sonucuna göre karar verme yetkisi tanındığını, bu nedenle bu davada da bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurulmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza dosyası içindeki kusur raporunda davalı ...'in yönetimindeki römorkun saman yüklü traktör ile samanı boşaltacakları sırada, aracı durdurduktan sonra, traktörün çamurluğunda yolcu olarak bulunan destek ...'in bulunduğu yerden traktörün römorkuna uzandığı sırada dengesini kaybederek yere düşmesi sonucu olayın meydana geldiği şeklindeki tespiti maddi bir olgu olduğu ve nihayette ceza mahkemesinin verdiği beraat kararının kesinleştiği dikkate alındığında, bu hususun artık hukuk hakimini de bağladığı ve nihayet davalının kazanın gerçekleşmesinde atfı kabil kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... Yönetmeliği'nin 9. maddesi uyarınca üçüncü kişiye ödenen tazminatın rücuen tahsili talebidir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 Sayılı sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesi ve ... Yönetmeliğinin 9, 16 ve 17 inci maddeleri.
-
Değerlendirme:
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler ile davalının gerçekleşen trafik kazasında kusuru bulunmadığı, bu sebeple tazminat ödeme yükümlülüğü olmadığından davacının kendi yaptığı ödemeyi davalıdan rücuen talep edemeyeceğine göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:48