Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/11643
2023/8696
6 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/379 2022/261
HÜKÜM/KARAR: Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı ... vekili ile asıl ve birleşen dosyada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl davada; davalıların maliki ve sürücüsü olduğu trafik sigortasız traktörün sebep olduğu kazada yaralanan Faruk Sözal için ödenen 26.256,60 TL maddi tazminatın rücuen tahsili için yapılan takibe davalıların itiraz ettiklerini belirterek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Birleşen davada; asıl davaya konu kazada yaralanan ... Sözal için ödenen 60.922,66 TL maddi tazminatın tahsili için yapılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili, davalının işleten sıfatı bulunmadığını, kazaya karışan traktörün 2000 yılında satış vekaletnamesi ile araç alım satımı yapan dava dışı kişiye bırakıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEMENİN İLK KARARI
Mahkemece ilk kararda ; davanın kısmen kabulü ile araç tescil maliki olarak görünen davalı ...'ın, aracını satmak üzere 2000 yılında dava dışı ...'ya vekalet verdiği, davalı ...'ın araç üzerinde fiili tasarrufunun bulunmadığı, davalı ...'ın aracı işlettiğini davacının ispat edemediği, bu bakımdan davalı ...'ın işleten sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın davalı ... yönünden reddine; asıl davada ... yönünden davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacak üzerinden 10.458,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosyada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş; Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 22.01.2015 tarih, 2013/13433 2015/858 sayılı ilamı ile; "...Mahkemece, davalı ...'ın işleten sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle adı geçen davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkeme hükmüne dayanak teşkil eden, satış yetkisi veren vekaletname uyarınca herhangi bir satış işlemi yapılmadığı ve halen trafik tescil kaydında davalı ...'ın adının geçtiği; hem 2918 sayılı KTK'nın 20/d bendinde belirtilen yöntemle resmi bir satış işleminin yapılmamış olması, hem de maddi ölçüte göre araç tescil malikinin işleten olduğu karinesini değiştirecek, üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte delillerin davalı ... tarafından ortaya konulması gerekirken bu yönde herhangi bir delil ortaya konulamamış olması dikkate alınarak, bu davalı yönünden de işin esası incelenip bir karar verilmesi gerekirken, yalnızca tanık beyanına göre yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
-
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; asıl davanın kabulü ile davalıların takibe itirazlarının iptaline, takibin 26.147,00 TL asıl alacak, 109,60 TL işlemiş faiz, 248,05 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve masrafı yönünden (asıl alacağa takip tarihinden işleyecek faizi ile birlikte) tahsili şeklinde takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline; birleşen davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının kısmen iptaline, takipte belirtilen 8.000,00 TL asıl alacak, 856,57 TL işlemiş faiz, 587,70 TL yargılama gideri, 1.200,00 TL vekalet ücreti yönünden (asıl alacağa takip tarihinden işleyecek faizi ile birlikte) tahsili şeklinde takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
3 Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı ... vekili ile asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş; Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 08.03.2021 tarihli 2020/5666 2021/2342 sayılı ilamı ile "...Mahkemece; davaya konu kazayı yapan trafik sigortasız aracın maliki/ işleteninin kazadan yaklaşık 7 yıl önce (08.08.2002 tarihinde) değiştiği ve davalı ...'ın araç maliki/ işleteni sıfatı bulunmadığının, kesinleşmiş mahkeme kararı ile saptandığı da dikkate alınıp, ...'nın bu davalıya rücu hakkının bulunmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre ise; davacının rücu hakkının bulunup bulunmadığı ve rücu edebileceği miktarın belirlenmesi, yargılamayı ve bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirdiğinden (alacak likit olmadığından) icra inkar tazminatına karar verilmesi de doğru değildir..." şeklinde belirterek hükmün temyiz eden asıl ve birleşen davada davalı ... lehine bozulmasına, asıl ve birleşen dava davacısının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu borcun ödenmiş olduğu yönünde davacı vekilinin beyanı dikkate alınarak asıl ve birleşen davaların konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı ... vekili ile asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın müvekkili yönünden esastan reddedilmesi gerektiğini, lehine nispi vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.
Asıl ve birleşen dosyada davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraf gösterirken kusurlarının bulunmadığını, aleyhe vekalet ücreti yargılama gideri hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre uyuşmazlık; trafik sigortasız aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta yolcu olarak bulunan kişilere ödenen tazminatın rücuen tahsili talepli itirazın iptali talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 41 inci ve devamı maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesi.
- Değerlendirme
1 Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/b maddesinde rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Güvence Hesabı oluşturulacağı, yasanın geçici 2 nci maddesine dayanılarak çıkarılan Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 16/c maddesinde zarardan sorumlu olan kişilere, hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle rücu hakkının kullanılacağı düzenlenmiştir. Davacının davasını yönelttiği kişinin, talep edilen hakkın istenebileceği kişi olmadığı durumda ise mahkemece esas hakkında bir inceleme yapılmadan davanın o davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda ;mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl ve birleşen davada davalı ...'ın aracın işleteni olmadığının tespit edilmiş olmasına göre mahkemece, asıl ve birleşen davada davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır
3 Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazı yönünden yapılan incelemede;
Davacı vekilinin 23.05.2022 havale tarihli dilekçesinde; ''Sayın mahkemenizin yukarıda esas numarası yazılı dosyası ile davalılar ... ve ... hakkında açmış olduğumuz itirazın iptali davası konusu borç, davalı ...' ın müvekkilim şirket ile yapmış olduğu anlaşma gereğince indirimli olarak haricen tahsil edilmiş olduğundan, davanın konusu kalmamıştır. Dava ile ilgili vekalet ücreti ve yargı gideri talebimiz bulunmamaktadır. Konusuz kalan dava ile bu dava ile birleşen Kırıkhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/257 esas sayılı davaları yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini ile arz ederiz.'' şeklindeki talebi doğrultusunda mahkemece, asıl ve birleşen davaların konusuz kaldığından basihle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HMK'nın 331 inci maddesine göre davanın konusuz kalması halinde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderine takdir ve hükmetmelidir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, yargılama giderlerinin tayini bakımından davalıların eylemleri ile haklarında dava açılmasına sebebiyet verip vermedikleri de değerlendirilerek karar verilmesi iken bu giderlerin davacı üzerinde bırakılacak şekilde hüküm kurulması isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir
VI. KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde Asıl ve Birleşen dosya davacısı ve Asıl ve Birleşen dosya davalısına iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:41:58