Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/15010
2023/8676
6 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/839 Esas – 2022/484 Karar
HÜKÜM/KARAR: Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin davada davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından 07.11.2007 tarihinde yapılan harfiyat çalışması sırasında toprak kayması meydana geldiğini ve davacı müvekkiline ait isale hattına zarar verildiğini, dava konusu hasarın tutanak altına alındığını, onarım tespit tutanağı düzenlenerek hasarın davacı kurum tarafından giderildiğini ve hasar bedelinin 13.057,03 TL olarak belirlendiğini belirterek 13.057,03 TL hasar bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.11.2015 tarihli, 2010/442 esas ve 2015/734 karar ... ilamı ile; 07.09.2015 tarihli bilirkişi raporu benimsenerek istemin kısmen kabulü ile, 8.704,68 TL davacı alacağının hasar tarihi olan 07.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 11.04.2018 tarihli, 2016/8249 esas ve 2018/2896 karar ... ilamı ile; ''...1)...Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminata malzeme bedeli ve işletme zararının yanı sıra işçilik giderinin de dahil edildiği, mahkemece bu şekilde bulunan miktara hükmedildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, haksız fiil sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olduğundan, zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını isteyebilir. Davacı bir anonim şirkettir. Şirket faaliyetinin devamlılığının sağlanması için sürekli olarak istihdam ettiği işçileri bulunmaktadır. Davacının kendi işçileri ve araçlarına ilişkin giderleri, şirketin faaliyetinin devamlılığı için yapmak zorunda olduğu genel idare giderleri kapsamındadır. Dosya içeriğinden, alacak olarak istenilen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçi ve vasıta giderlerine, bir başka deyişle genel idare giderlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda, davacı şirket tarafından dava konusu hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutulup, araç temin edilerek harcama yapıldığının kabulü ile işçilik ve araç giderlerine ilişkin zararlarına da hükmedilmesi doğru olmamış, kararın gösterilen nedenle bozulması gerekmiştir. 2 Dosya kapsamından; davalı şirketin, dava konusu taşınmaz üzerinde Kıraç Belediye Başkanlığı'ndan alınan 10.05.2007 tarihli yapı ruhsatı uyarınca inşaat çalışmasının bulunduğu, aynı taşınmaz üzerinde davacı İSKİ Genel Müdürlüğü lehine 21.09.2007 tarihinde tapuya şerh verilmiş olan irtifak ... tesisinin bulunduğu, davalı şirketin, yapı ruhsatının alındığı tarih itibariyle irtifak ... henüz tesis edilmemiş olduğundan dava konusu olayda kusurunun bulunmadığını savunduğu, mahkemece taraflar arasında kusur ve zarar miktarının belirlenmesine ilişkin olarak alınan 14.01.2014 tarihli ilk bilirkişi raporunda, davalı şirketin, davacı İSKİ Genel Müdürlüğü'ne proje alanında isale hattının bulunup bulunmadığı konusunda herhangi bir yazılı başvurusuna rastlanmadığı gerekçesiyle meydana gelen hasardan sorumlu olduğunun belirtildiği, 02.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda ise, taşınmaz üzerinde İSKİ Genel Müdürlüğü'nün proje onayı sırasında irtifak ... tesisi ile ilgili olarak gerekli açıklamayı yapması gerekirken taşınmazdan geçen boru ile ilgili olarak herhangi bir açıklama yapmamasının önemli bir eksiklik olduğu ve bu nedenle davacı İSKİ Genel Müdürlüğü'nün olayda % 50 oranında kusurlu olduğu, davalı şirketin ise, taşınmazın tapu kayıtlarında davacı lehine konulmuş irtifak ... olduğunu görerek gerekli önlemleri almadan kazı işlemine başlamış olması nedeniyle % 50 oranında kusurlu bulunduğu görüşünün bildirildiği, mahkemece her iki rapor arasındaki mübayenetin giderilmesi amacıyla alınan 07.09.2015 havale tarihli ek bilirkişi raporunda, davacı İSKİ Genel Müdürlüğü'ne % 50 kusur izafe eden 02.05.2014 tarihli bilirkişi raporundaki değerlendirmenin yerinde olmadığı, davalı şirketin davacı İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmış bir projeyi dosyaya sunmadığı, Kıraç Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenmiş 10.05.2007 tarihli inşaat ruhsatının mevcut olduğu, eğer ki 10.05.2007 tarihli inşaat ruhsatı, İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmış bir projeye dayalı olarak düzenlenmiş ise İSKİ Genel Müdürlüğü'nün onayının bu tarihten önce olması gerektiği, ancak bu tarihte hasarın meydana geldiği parsel üzerinde irtifak tesisinin mevcut olmadığı, bu nedenle davacı İSKİ Genel Müdürlüğü'nün proje onayında o tarihte mevcut olmayan irtifak tesisini belirtmediği gerekçesiyle % 50 kusurunun benimsenmesinin yerinde olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı şirket tarafından Kıraç Belediye Başkanlığı'ndan alınan 10.05.2007 tarihli yapı ruhsatı ile inşaata başlanmasının mümkün olup olmadığı, ruhsatın alınması aşamasında İlçe ya da Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda ruhsatın ve projenin onay aşamasının bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların kusur durumuna ilişkin olarak alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi
gerekir. Mahkemece, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile sonucu verilen kararın bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Esenyurt Belediye Başkanlığı'na ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na müzekkere yazıldığı, alınan bilirkişi raporunda hasar bedelinin 4.336,88 TL olarak hesaplandığı ve davalının hasarın meydana gelmesinde tam kusurlunun olduğu belirlendiği, her ne kadar davalı tarafından hasarın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı iddia edilmiş ise de hasarın meydana geldiği 07.11.2007 tarihinden yaklaşık 1,5 ay önce taşınmaz üzerine davacı İSKİ lehine 21.09.2007 tarihinde tapuya irtifak ... şerh düşüldüğü gözetildiğinde davalının irtifak terkin işlemini gerçekleştirmeden hafriyat işlemine başlamasında kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle davalının aksi yöndeki savunmasına itibar edilmediği, dosyada mübrez bozmadan sonra alınan kök ve ek raporların denetime elverişli olduğu ve bozma ilamı doğrultusunda hazırlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.336,88 TL'nin hasar tarihi olan 07.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazlar değerlendirilmeden hüküm tesis edildiğini, bilirkişi raporunda araç bedeli ve işçilik bedellerinin hesaplamaya dahil edilmemesinin yerinde olmadığını, İSKİ Tarifeler Yönetmeliği Tesislere Zarar Verilmesi başlıklı 49.maddesi; “Su ve Kanalizasyon tesislerine, bilerek veya bilmeyerek çeşitli sebeplerle zarar verenler hakkında devlet malına karşı suç işleyenlere ilişkin hükümler uygulanmakla beraber, zararın giderilmesi için yapılan harcamalar %50 fazlasıyla kendilerinden tahsil edilir.” hükmünü ihtiva etmekte olup, müvekkil idarece de ilgili yönetmelik hükmü gereği işlem yapıldığını, bu nedenle bilirkişi raporunda dava konusu alacağın % 50 fazlası ile tahsil edilmesinin doğru olmadığı yönündeki tespitinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin dava konusu zararın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu yönündeki kabulün hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin inşaat ruhsatını aldığı tarihte isale hattının parselde mevcut olmasına rağmen tapuda herhangi bir irtifak ... tesisi bulunmadığını, dolayısıyla kamulaştırmasız el atma yoluyla müvekkile ait parselden isale hattı geçirilmesine rağmen tapuya irtifak hakkını yıllar sonra tesis eden davalı İSKİ Genel Müdürlüğü'nün tam kusurlu olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirket tarafından yapılan harfiyat çalışması sırasında meydana gelen kayma sonucunda isale hattına zarar verilmesi nedeniyle uğranılan maddi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 30 uncu maddesi delaletiyle mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 427 vd maddeleri, 818 ... Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi (6098 ... Türk Borçlar Kanun'un 49 uncu maddesi).
- Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:41:58