Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/10106
2023/8516
4 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2018/2353 Esas 2020/3627 Karar
HÜKÜM/KARAR: Kabul Yeniden Hüküm Kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/1198 Esas 2018/659 Karar
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesisine, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.01.2014 tarihinde davacı şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile davalı şirketin Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (ZTSS) ile sigortacısı olduğu yolcu otobüsünün şehirlerarası yolculuk yapmakta iken dava dışı sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazasına karıştığını, bu kazada araçta muavin olarak görev yapmakta olan ...'in vefat ettiğini, dava dışı ... ...'in mirasçıları ... ve ... ...'in İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/95 esas sayılı dosyasında davacı ... aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı talepli dava açtıklarını, yargılama sonucunda verilen karar gereği davacı tarafından mirasçılara ödeme yapıldığını belirterek, ödenen bedelin aracın taşımacılık sigortacısı olan davalıdan sıralı sorumluluk ilkesi gereği öncelikle tahsil edilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 361.673,03 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ... tazminata mahkum eden İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/95 esas 2016/590 karar sayılı mahkeme kararının temyiz edildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, kararın onanması halinde davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının kesin hüküm ile ... olacağını, kararın bozulması halinde ise yeniden yargılama yapılacağını, bu nedenle ilgili kararın bekletici mesele yapılması gerektiğini, ayrıca davacının talebinin Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları A.5.b maddesi uyarınca poliçe teminatı dışında olduğunu, davalının yolcuların zararlarını teminat altına aldığını, vefat edenin yolcu konumunda olmadığını, bu nedenle davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin faizden sorumluğunun ihbar tarihinden itibaren başlaması gerektiğini ve davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacı/sigortacının, kesinleşen karar uyarınca, dava dışı hak sahiplerine yaptığı ödemenin ... plakalı ticari aracın Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında bulunmadığı, Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik ile sürücü ve yardımcılarının da teminat kapsamına girdiği, belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında, sıralı sorumluluk ilkesi gereği meydana gelen dava konusu zararların öncelikle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenleyicisi davalı şirket tarafından poliçe limiti kapsamında karşılanması gerektiği, bu nedenle davacının icra takibi sonucu yaptığı ödemenin davalıdan tahsili için iş bu davayı açmasında haklı olduğu ve hukuki yararının bulunduğu" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 361.663,03 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı ... tazminata mahkum eden İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/95 esas 2016/590 karar sayılı mahkeme kararının temyiz edildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, kararın onanması halinde davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının kesin hüküm ile ... olacağını, kararın bozulması halinde ise yeniden yargılama yapılacağını, bu nedenle ilgili kararın bekletici mesele yapılması gerektiğini, ayrıca davacının talebinin Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları A.5.b maddesi uyarınca poliçe teminatı dışında olduğunu, davalının yolcuların zararlarını teminat altına aldığını, vefat edenin yolcu konumunda olmadığını, bu nedenle davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin faizden sorumluğunun ihbar tarihinden itibaren başlaması gerektiğini ve davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesine göre, 'Bu sigorta ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’ndan doğan sorumluluğunu, poliçede yazılı sigorta tutarlarına kadar temin eder." Bu yasal düzenleme karşısında, murisin sigortalı araçta yolcu olarak bulunmadığı, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasının da yolcu olmayan kişilerin uğradığı zararları teminat altına almadığı gözetilerek davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle kaldırılması ve davanın reddi yönünde yeniden hüküm kurulması gerektiği" gerekçesiyle davalının istinaf itirazının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik ile sürücü ve yardımcılarının da teminat kapsamına girdiğini, desteğin muavin olması karşısında yakınlarına davacı tarafından ödenen destek tazminatından rücuen davalının sorumlu tutulması gerektiğini, mevzuat değişikliğinin gerek kaza tarihinde, gerekse poliçe tarihinde yürürlükte ve geçerli olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 24.01.2014 tarihinde davacı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile, davalı ... tarafından Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası (ZTSS) Poliçesi ile teminat altına alınan yolcu otobüsünün karıştığı trafik kazası sonucu araçta muavin olarak bulunan ... ...'in hayatını kaybetmesi sonucu mirasçılarına davacı şirket tarafından ödenen destekten yoksun kalma tazminatının davalı şirketten rücuen tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 73 üncü maddesi, 2918 sayılı Kanun'un 85 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
,Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
- Değerlendirme
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile desteğin muavin olması nedeniyle yolcuların zararlarını teminat altına alan taşımacılık sigortası kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmamasına, bu nedenle davacı şirketin ödediği tazminat bakımından rücu şartlarının oluşmamış olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:44:05