Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/14281
2023/8401
22 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/401 E., 2022/172 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete ait davalı ... şirketi nezdinde sigortalı bulunan fabrikanın idare binasında 08.09.2009 tarihinde meydana gelen yer kayması sonucu eksper raporu ile belirlenen 100.170,74 TL hasar meydana geldiğini, süresinde ihbar yapılmaması nedeni ile hasarın arttığı gerekçe gösterilerek zararın %35'ine tekabül eden 35.000,00 TL tamirat maliyetinin ödenmesine karar verildiğini ve bu meblağın ihtirazi kayıtla 31.05.2010 tarihinde tahsil edildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere hasarın bakiyesi 65.170,00 TL'nin kısmi ödeme tarihi 31.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17.01.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 199.149,89 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; poliçenin yenilenmesinden çok önce ciddi inşa hataları, yıpranma, zeminin toprak yapısı gibi nedenlerle binada artarak meydana gelen hasarlar konusunda herhangi bir önlem alınmadığı gibi iyileştirme de yapılmadığı için binanın kullanılmayacak ölçüde yapısının bozulduğu ve hasarın ağırlaştığı son dönemde hasarın bu kadar ağırlaşmasında asıl faktörün tedbir alınmaması ve ilk uzun süreli bir geçmişi bulunan ve önlem alınmadığı için giderek artan hasarın süresinde ihbar edilmemesi ve gerekli hasarların giderilmemesi hususu olduğunun tespit edildiğini, tedbirlerin de alınmayarak tamirlerin yaptırılmamasına rağmen sözleşme geçersiz olduğu halde ilk hasarın ödendiğini, davacının kendi kusur ve ihmali yüzünden artan zararının ödenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.12.2014 tarihli ve 2010/351 Esas, 2014/1247 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 199.149,89 TL alacağın 31.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 29.01.218 tarih ve 2015/4476 Esas, 2018/334 Karar sayılı ilamıyla; "...Davacı söz konusu hasarların poliçe teminatı kapsamı içinde olduğunu belirtmiş, davalı taraf ise savunmasında söz konusu hasarların mutad bina oturmasından kaynaklandığını, hasarların poliçe teminatı kapsamında olmadığını savunmuştur. Poliçe genel ve özel şartlar ile bir bütündür, bu husus genel şartlarda açıkça belirtilmiştir. Yangın Sigortası Genel Şartlarının konuya ilişkin Teminat Dışında Kalan Haller başlıklı ilgili 2. maddesinde yer kayması riskinden bağımsız olarak, binanın mutad olarak oturmasından ileri gelen hasarlar teminat dışı sayılmıştır. Her ne kadar dosya kapsamında bilirkişi raporları alınmış ise de, söz konusu raporlar uyuşmazlığın kapsam ve niteliğine göre hükme esas almaya yeterli değildir. O halde iddia ve savunmaların karşılanması ve denetime olanak sağlayan Jeoloji Mühendisi, Jeofizik Mühendisi, İnşaat Mühendisi ve Sigorta Hukukçusu bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulu marifetiyle gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak davalının savunma ve itirazlarının, ayrıca dosya kapsamında aldırılan tüm raporların değerlendirildiği, hasarın mutad oturmadan mı, yer kaymasından mı kaynaklandığının belirlenmesi konusunda hüküm kurmaya ve denetime olanak sağlayacak şekilde ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması ve sigortalının zararın artmasında ihmal bulunup bulunmadığıda değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dava konu taşınmazda meydana gelen olayın yer kayması riskinden bağımsız olarak, binanın mutad olarak oturmasından ileri geldiği, hasarın teminat dışında kalan hallerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... şirketi tarafından hasarın teminat kapsamında kaldığı kabul edilerek zararın %35'lik kısmının ödendiğini, zararın tamamının ödenmesi için davanın açıldığını, hükme esas alınan bilirkişi heyetinde hukukçu bilirkişi olmadığından hasarın teminat kapsamında olup olmadığına ilişkin bir değerlendirilme yapılamadığını, itiraz sonucunda hukukçu bilirkişiden alınan raporda hasarın teminat dahilinde ve davacının kusuru olmadığının belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından İşyeri Paket Sigortası Poliçesi ile teminat altına alınan işyerinin yer kayması neticesinde binada meydana gelen hasar nedeniyle sigorta bedeli istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1446, 1448 ve 1453 üncü maddeleri, Yangın Sigortası Genel Şartları
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:46:08