Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/14636

Karar No

2023/8374

Karar Tarihi

22 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/444 E., 2022/108 K.

MAHKEMESİ: Zonguldak 2.Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2014/6 2014/41

HÜKÜM/KARAR: Asıl davanın kabulü/Birleşen davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı birleşen davada davalı .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili asıl işverenin alt işverenin işyerinde meydana gelen kazada ölen işçinin yakınlarına mahkeme kararı ile hükmedilen manevi tazminatı icra kanalı ile toplam 93.623,16 TL olarak ödediğini, bu tutarın müşterek müteselsil borçlu olduğu iddiası ile alt işveren davalı borçlu Yapı Tek İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş’den Zonguldak 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/2183 sayılı takip dosyası ile istediklerini, davalı borçlunun icra takibine haksız itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek davalının yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; alt işverenin “işveren mali mesuliyet sigortası” yaptırdığını, müvekkili asıl işverenin alt işverenin işyerinde meydana gelen kazada ölen işçinin yakınlarına mahkeme kararı ile hükmedilen manevi tazminatı icra kanalı ile toplam 93.623,16 TL olarak ödediğini, ödenen bu tutarın davalı ... şirketinden 20.08.2013 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; takipten önce borçla ilgili olarak davacının yazı veya ihtarname göndermediğini, müvekkili olan şirkete bilgi verilmesi gerektiğini, başlatılan icra takibinin haksız ve usule aykırı olduğunu, dava konusu icra takibindeki alacaklıya müvekkili şirketçe ödeme yapıldığını, TTK'ca varsa yapılan ödemelerin hakedişlerden kesildiğini, icra takibine hiçbir evrak bağlanmadığını ve bu nedenle icra takibinin iptalinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sigorta poliçesine göre sigortalı olmadığını, poliçeye göre sigortalının Yapı Tek A.Ş. olduğunu, ayrıca 7053660 nolu hasar dosyasından...varisleri vekili Avukat ...'e 50.546,00 TL ödemek sureti ile poliçeden kaynaklı yükümlülüğü yerine getirdiklerini, sigortalıya veya 3. kişilere karşı sorumluluklarının kalmadığını, ayrıca davanın yetkisiz mahkemede açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 20.02.2015 tarihli ve 2013/462 Esas, 2015/45 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulü ile Zonguldak 4. İcra Dairesi 2013/1183 sayılı dosyada vaki itirazın iptali ile takibin 93.623,16 TL üzerinden devamına, davalılar Yapı Tek A.Ş. ile ...’nin bu bedel üzerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen dosyada davacı vekili ile birleştirilen dosyada davalı ... şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 04.10.2018 tarihli ve 2015/15890 Esas, 2018/8624 Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece davacı tarafından açılan davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle birleştirilmesine karar verilmiş ve buna göre hüküm kurulmuş ise de, 1086 sayılı HUMK'nun 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK'nun karşılık 166. maddesi uyarınca, birleştirilen dava dosyaları bağımsızlıklarını koruyacağından her davada talepler ayrı ayrı değerlendirilerek hüküm kurulması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin her dava için ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği, asıl ve birleştirilen davalar hakkında tek hüküm kurulmuş olmasının doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararı ile asıl dava yönünden davanın kabulü ile Zonguldak 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/2183 E. sayılı dosyasında davalı borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, birleşen dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile

93.461,84 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 31.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen (bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı vekili ile birleşen davada davalı .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Mahkemece asıl davalı vekilinin temyizi eksik kalan harcı yatırılmadığı için 14.10.2022 tarihli ek karar ile temyiz talebi reddedilmiş; ek karar tebliğ edilmesine rağmen temyiz edilmemiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Birleşen davada davalı .... vekili temyiz dilekçesinde; yetki ve husumet itirazlarının kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, işveren sorumluluk sigorta poliçesi gereğince davalı şirketin TTK 1473 üncü maddesine göre sorumluluk sigortalarında zarar görene ödeme yapılacağını, TTK 1473/2'ye göre en fazla işçi lehine bir sigortadan bahsedilmiş olup kanun koyucunun bu kapsamın genişletilmesi yönünde bir iradesi olmadığını, davacının riziko nedeni ile zarar gören ve sigortalı olmadığını, sigortalının davalı Yapıtek olduğunu, davacının halef olmasının da mümkün olmadığını, özel şartlarda da sigortalıya temin edeceğinin söylendiğini, davalı şirketin borcunu ifayla söndürdüğünü, ölen işçi mirasçılarına 50.546,00 TL ödeme yaptığını, sorumluluğunun kalmadığını, aynı alacak bakımından farklı tarafları da olsa ayrı ayrı aynı alacağa hükmedilirken talep ve tahsilatta tekerrür olmamak kaydı ile karar verilmesi gerekirken aynı alacağın mükerrer olarak talep edilmesine imkan verecek şekilde hüküm kurulmuş olmasının da usule ve yasaya aykırı olduğunu, alacak davası kısmen kabul edilmiş ise de yargılama giderleri bakımından kısmi kabule uyularak karar verilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; asıl davada, asıl işverenin alt işverenin işyerinde meydana gelen kazada ölen işçinin yakınlarına mahkeme kararı ile ödediği manevi tazminat tutarını müşterek müteselsil borçlu olduğu iddiası ile alt işverenden rücuen tahsili talebine ilişkin açılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine; birleşen davada, ödenen manevi tazminat tutarının, alt işveren ile asıl işveren arasındaki sözleşme uyarınca alt işveren tarafından yapılan işveren mali mesuliyet sigortası nedeni ile işveren sigortasından tahsili talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473 üncü maddesi, İşveren Sorumluk Sigortası Genel Şartları, İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi, İşveren Mali Mesuliyet Poliçesi.

  1. Değerlendirme

Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Birleşen dosya davalısı .... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden birleşen dosya davalısı ....'ye yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararcevapyargılamatemyizvı.kararımahkemeonanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:46:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim