Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/15237

Karar No

2023/8214

Karar Tarihi

20 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1687 Esas 2022/937 Karar

HÜKÜM/KARAR: Davanın Kabulü İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

SAYISI: 2018/229 Esas 2022/87 Karar

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölümden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ve davacının eşi olan desteğin yolcu olarak bulunduğu davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 12.04.2017 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını, eşi ...'nün hayatını kaybettiğini, davalı ... tarafından davacıya kısmi tazminat ödemesi yapıldığını ancak bu ödemenin yeterli olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini 160.257,80 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı olarak artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından iş bu davadan evvel davalı şirkete başvuru yapılmış olup yapılan başvuru neticesinde 04.08.2017 tarihinde 106.775.00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, bu ödeme ile davacının zararının karşılandığını ve bakiye alacağının bulunmadığını, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olduğunu, bu nedenle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur bilirkişi raporu alınarak kusur oranlarının netleştirilmesi gerektiğini, desteğin gelirinin resmi evraklarla ispatlanması, aksi halde asgari ücretin gelir olarak kabul edilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davacının rücuya esas olmak üzere elde ettiği gelir varsa tespit edilerek hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müterafik kusur araştırılarak sonucuna göre indirim yapılması gerektiğini ve ıslah edilen kısım için faiz başlangıç tarihinin ıslah tarihi, ıslah edilmemiş kısım için faiz başlangıç tarihinin ise dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacının, murisinin ölümü nedeni ile ölenin yardımından yoksun kaldığının anlaşılması ve bu konuda 03.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplama usul ve yasaya uygun görülerek davalı ... şirketinin 310.000,00 TL üst limit ile sorumlu olması ve geçmişte davacıya yapılan ödemenin düşülmesi gerekliliği dikkate alınarak asıl davanın kabulüne karar vermek gerektiği, 03.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda yapılan TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant sistemine uygun hesaplamanın uygulamada kabul görmüş Yargıtay emsallerine uygun olduğu görülerek raporun hükme esas alınması gerektiği, gerekçesiyle davanın kabulü ile 160.757,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının 12.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; asıl dosya yönüyle davacının vefat eden eşinin destek payı bulunurken desteğin babasının hayatta olduğu hususuna dikkat edilmeden, desteğin hayatta olan babasına pay ayrılmadan hesap yapıldığını, yapılan bu hesaba itibar edilmesinin usulsüz olduğunu, birleşen dosya açısından davacının maluliyeti olmadığını, buna dair itirazlarının dikkate alınmadığını, maluliyet raporunun usule aykırı olup yetkili mercii tarafından düzenlenmediğini, kendi bünyelerinde temin edilen raporla davacının sunduğu maluliyet raporu arasında çelişki bulunup bu çelişkinin de giderilmediğini, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmadığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Davacı asilin kendi yaralanmasına ilişkin tazminat talebi bu dosyadan tefrik edilerek dairemizin 2022/2128 esasına kaydı yapılmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu taktirine, hatır taşıması yönüyle desteğin davalılara ait araçla onların Antalya ilindeki arılarına bakmak amacıyla taşınırken kazanın meydana geldiği, dolayısıyla desteğin taşıyanların menfaati için götürüldüğü, hadisede hatır taşımasının bulunmamasına, kazanın oluş biçimine, vasıtanın 3 4 takla atarak durmasına, desteğin emniyet kemerinin takılı olmadığının davalı tarafça ispat edilememesine göre mahkemece TBK'nın 52.maddesinde ifadesini bulunan müterafik kusur indirimi yapılmamasının usule aykırı olmamasına, hesap raporu yönüyle kaza tarihi ve AYM'nin 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı ilamıyla 2918 Sayılı KTK'nın 90 ve 92.maddelerindeki hükümlerini iptal etmesi sebebiyle hesabın yeni Genel Şartlar ekindeki formüle göre değil de müstekar yargı içtihatları uyarınca "prograsif rant" yöntemine göre yapılmasının usule uygun olmasına, güncel TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun baz alınmasında usulsüzlük olmamasına göre genel itibariyle hesap raporunun usule uygun bulunmasına, hesap raporunda her ne kadar destek ...'nün kazada öldüğü, 12/04/2017 tarihinde babası...'nün sağ olduğu ve 17/8/2021 tarihinde öldüğü, hesap raporunda desteğin babası için ay ayrılmadığı anlaşılmakta ise de, bir dönem yaşadığı anlaşılan dava açmayan ebeveyne de pay ayrılması gerektiğinden hesap raporuna göre desteğin 12/04/2017 ile 18/07/2021 tarihleri arasındaki geliri olan (kaza gününden 2018 yılına kadar 19.633,24 TL, 2018 yılı için 35.392,25 TL, 2019 yılı için 44.618,90 TL, 2020 yılı için 56.433,71 TL 2021 yılı için dava dışı babanın öldüğü 18/07/2021 tarihine kadar 37.728,85 TL olmak üzere ) toplam 193.807,98 TL'nin desteğe 2/6'sı, davacı eşine 2/6'sı ve babasına 2/6'sı verilmesi gerekir. Böylece bu dönemde davacı eşin destek alacağı 64.602,66 TL etmektedir. Yine rapora göre işlemiş dönem olan 18/07/2021 ile 01/01/2022 tarihleri arasında 30.870,89‬ TL ve 2022 yılı için 103.230,66 TL olmak üzere destek alaçağı toplam 134.101,55‬ TL etmektedir. Bunun yarısı davacı eşe verilmesi gerektiğinden bu dönem içinde davacı eşin alacağı 67.050,77 TL etmekle böylece işlemiş döneme ilişkin davacı eşin alması gereken tutar 131.653,43‬ TL olduğu, oysa ki hesap raporunda açık maddi hata yapılarak bilinen dönemden 2022 yılı geliri hesaplamaya katılmadığı, sonuç olarak hatalı biçimde baba payı katılmamış şekilde dahi davacı eşin payını 112.338,92 TL bulunduğu, oysa ki yukarıda yazıldığı üzere doğru hesaplamaya göre davacı eşe daha fazla pay ayrılması gerekir. Dolayısıyla babaya pay ayrılmaması nedeniyle hatalı olsa da nihayetinde maddi hata yapıldığı için (2022 yılı geliri dikkate alınmadığından) sonucu itibariyle hükme esas alınan işlemiş döneme ilişkin gelir doğru hesaba göre ve baba payı düşüldüğü halde daha fazla olduğundan sonucu itibariyle karar doğru olmakla bu yöne ilişen istinaf itirazının da reddinin gerekmesine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. " gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının vefat eden eşinin destek payı bulunurken desteğin babasının hayatta olduğu hususuna dikkat edilmeden, desteğin hayatta olan babasına pay ayrılmadan hesap yapıldığını, yapılan bu hesaba itibar edilmesinin usulsüz olduğunu, birleşen dosya açısından davacının maluliyeti olmadığını, buna dair itirazlarının dikkate alınmadığını, maluliyet raporunun usule aykırı olup yetkili mercii tarafından düzenlenmediğini, kendi bünyelerinde temin edilen raporla davacının sunduğu maluliyet raporu arasında çelişki bulunup bu çelişkinin de giderilmediğini, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmadığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hatır taşıması indirimi yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davacının ve eşi desteğin yolcu olarak bulunduğu davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın 12.04.2017 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacının eşi desteğin hayatını kaybetmesi nedeniyle davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 53 üncü maddeleri,, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

  1. Değerlendirme

  2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, somut olayda desteğin taşınan olduğu, ancak taşımanın taşınanın değil taşıyanın menfaatine yapıldığı sabit olmakla hatır taşıması indirimi yapılmamasının isabetli olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama yönteminin içtihatlara uygun olmasına, geçici iş göremezlik tazminatı ile maluliyet raporuna ilişkin temyiz itirazlarının davacının yaralanmasından kaynaklı taleplerinin olduğu tefrik edilen dosya ile ilgili olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

  3. Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu/olacağı yardımın miktarı doğru şekilde belirlenmelidir.

Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır.

İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 07.01.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, destek tazminatı hesabı yapılırken desteğin kaza tarihinde sağ olan babası...'ye pay ayrılmadığı, desteğin tüm gelirini davacı eşi ile paylaşacağı varsayımı ile hesaplama yapıldığı görülmekle varılan sonuç usul ve yasaya uygun değildir.

Şu halde, kaza tarihinde hayatta olan desteğin babasına da (kaza tarihi ile 17.08.2021 tarihleri arasındaki dönem için) pay ayrılmak suretiyle Dairemiz uygulamasına uygun şekilde; aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, destek paylarının hatalı belirlendiği rapordaki hesaplamanın kabulü doğru görülmemiştir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

V.KARAR

  1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kabulücevapistinafortadantemyizkaldırılmasınareddidavanınkararımahkemesivkararbaşvurusununreddinederecebozulmasınaesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:48:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim