Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/10243

Karar No

2023/8114

Karar Tarihi

1 Ocak 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/440 E., 2020/366 K.

DAVA TARİHİ: 17.11.2015

HÜKÜM/KARAR: Başvurunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 6. Tüketici Mahkemesi

SAYISI: 2015/2560 E., 2017/528 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı nezdinde kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın 17.08.2015 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde hasar gördüğünü belirterek, şimdilik 67.000,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile de talebini 113.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı aracın dava dışı ... ... ...'ın hakimiyetinde olduğunu, hasar ve yararın bu kişiye ait olduğunu, sigortalı aracın kayıtlarda görünen maliki ile aracın gerçek menfaat sahibin farklı olduğunu, sırf kaydı mülkiyeti kendinde olan araç ile ilgili davacının maddi bir menfaati bulunmadığından kasko poliçesinin hükümsüz olduğunu, araç satış işleminin muvazaa nedeniyle batıl olduğunu, mülkiyeti kendisine geçmemiş olan davacının söz konusu aracı sigorta ettirmesinin geçerli olmadığını, ifadelerdeki çelişkiler üzerine araştırma yapıldığını, araç sürücüsü olduğu iddia edilen kişinin aracın gerçek maliki ile önceden tanıştıklarını beyan etmesine karşı kazadan geriye doğru tarihlenen süreçte hiçbir telefon irtibatının olmadığını, ayrıca araç sürücüsü olduğu iddia edilen kişinin kaza sonrasında araca tesadüfen gelen bir çekicinin olay yerinden aldığını beyan etmesine karşın kazadan 2 saat kadar önce aracın sonradan götürüldüğü servisi telefonla aradığının tespit edildiğini, kaza yapmasına 2 saat süre varken araç sürücüsünün oto tamir ve çekici servisini aramasının kaza ile ilgili beyanlarının samimi olmadığının açık göstergesi olduğunu, kazanın ertesi günü aracın gerçek malikinin sabah saatlerinde aracın sonradan çekildiği servise telefon ettiğini, tüm bu aramalar ve arama saatleri ile kaza saatinin karşılaştırılması sonucunda kaza hikayesinin gerçek dışı ve mantıksız olduğunu, iyi niyetle ve doğru ihbarda bulunulmadığını, büyük olasılıkla aracın gerçek sahibinin sigortalı araçla alkollü olarak kaza yaptığını, araç sürücüsünün servisin katkısı ile bulunarak mizansen hazırlandıktan sonra trafik zabıtasına haber verilerek tutanak tanzim ettirildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kasko poliçesi özel şartlar 10.maddesi gereği, müvekkili şirketin parça tedariği yapabileceğini, eksper raporunda iskonto olarak gösterilen tutarın parça tedariği yapılması sonucunda orjinal parçalardan tasarruf edilen miktarı gösterdiğini, taraflar arasında kasko poliçesi nedeniyle sözleşme hükümlerinin uygulanmasının ve parça tedarik imkanının uygulanmasında bir aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya ait aracın dava dışı sürücünün sevk ve idaresinde iken ... taraflı trafik kazası sonucunda hasarlandığı, davalı sigorta şirketine sigorta poliçesi kapsamında kaza tarihini kapsar şekilde sigortalandığı, sigortalı araçta 113.000,00 TL hasar bulunduğunun tespit edildiği, mizansen düzenlendiği şeklinde telefon görüşme kayıtlarının sonuca etkili bir husus olmadığı, kaza anında aracı kullanan sürücünün alkollü olduğu iddiasının kanıtlanamadığı, kasko poliçesi kapsamında davacıya ait araç hasar bedelinin kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 113.000,00 TL'nin 67.000,00 TL'sine 02.11.2015 tarihinden itibaren, 46.000,00 TL'sine ıslah tarihi olan 08.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde;kazadan sonra sürücü değişikliği yapıldığı iddiasının bir muvazaa iddiası olup muvazaaya taraf olmayan 3.kişinin her türlü delille bu hususu ispat edebileceğini, aracın gerçek sahibi ve araç sürücüsü olduğu iddia edilen kişi arasında yapılan aramalar ve arama saatleri ile kaza saatinin karşılaştırılması sonucunda kaza hikayesinin gerçek dışı ve mantıksız olduğunu, iyi niyetle ve doğru ihbarda bulunulmadığını, araç sürücüsü ile zilyedi arasındaki muvazaalı işlemin taraf olmayan sigorta şirketi tarafından her türlü delille ispatlanabileceğini, telefon dökümlerinin muvazaayı açıkça ortaya koyduğunu, bu nedenle ispat yükünün yer değiştirdiğini, daha önceden tanıştıklarını ve aracı teslim edecek denli yakın ilişki içerisinde olduklarını davacı sigortalının ispatlaması gerektiğini, sigortalı aracın aslında dava dışı kişinin hakimiyetinde olduğunun davacı sigortalının yazılı beyanından anlaşıldığını, kasko genel şartları C.5 maddesi gereğince menfaat sahibin değişmesi halinde rizikonun teminat dışı kalacağını, sigortalının poliçe yürürlükte iken doğru ihbar borcunun da ihlali niteliğinde olduğunu, davacının sigortalı aracı tüm hak ve yetkileri ile birlikte 3.kişiye devrettiğini ihbardan kaçındığını ve bu hususu gizlediğini, poliçenin kullanım şekli istisnası başlıklı özel hükmünde sigortalı aracın uzun süreli olanlar dahil kiraya verilmesi halinde hasarın %80 kısmının sigortalı üzerinde kalacağının öngörüldüğünü, sigortalı aracın ... sıfatı ile uzun süreli devredildiğinden %80 muafiyet uygulamasının yapılması gerektiğini, kasko poliçesi özel şartlar 10.maddesi gereği, müvekkili şirketin parça tedariği yapabileceğini, taraflar arasında kasko poliçesi nedeniyle haksız fiil hükümlerinin değil sözleşme hükümlerinin uygulanmasının ve parça tedarik imkanının uygulanmasında bir aykırılık bulunmadığını, poliçede yer alan parça tedarik özel şartı yok sayılarak hükmedilen alacak tutarının sözleşme ilkelerini ihlal ettiğini, ayrıca piyasada mutat olan hemen herkese liste fiyatları üzerinden tatbik edilen indirimin tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, bu hususta araştırma yapılmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı sigorta şirketi tarafından, sürücü değişikliği yapıldığı ve sürücünün alkollü kaza yaptığı, gerçeğe uygun ihbar yapılmadığı iddia edilmiş ise de; ispat yükü kendisinde olan davalı sigorta şirketi tarafından soyut olan bu iddiaları destekleyen somut deliller ibraz edilip iddianın ispat edilemediği, telefon dökümlerinin sürücü değişikliği yapıldığını somut olarak ispatlamadığı, sürücünün alkollü olduğu da ispatlanamadığı gibi sürücünün alkolsüz olduğuna dair raporun bulunduğu, davalı sigorta şirketi tarafından kazanın kaza tespit tutanağının aksine sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de iddia ettikleri şekilde gerçekleştiği ve bu oluş şeklinin teminat dışında kalan hallerden olduğunun somut delillerle ispat edilemediği, davacı tarafından sigortalı aracın dava dışı kişiye resmi şekilde bir devrinin yapılmadığı, menfaat sahibinin değişmesinin ve devrinin söz konusu olmadığı, dava konusu aracın davacı sigortalı adına kayıtlı olduğu, davacı sigortalının mülkiyet hakkına dayalı menfaat sahipliği bulunduğu, TTK 1408. maddesi uyarınca kasko poliçesinin geçerli olduğu,sigortalı aracın uzun süreli kiraya verilmemesi nedeniyle muafiyet uygulanamayacağı, davalı nezdinde düzenlenen ekspertiz raporunda parça bedelinden % 28 oranında iskonto yapılarak ve işçilik bedelleri dahil edilmeden hasar tespit edildiği, davalı ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanması, davacı sigortalıyı bağlamayacağı, ayrıca taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesinin 10.maddesinde sigortacı tarafından orjinal parça tedariği temin edilebileceğine dair hüküm bulunmakta indirim yapılacağına dair bir hüküm bulunmadığı, davaya konu kaza sebebiyle davacı aracında meydana gelen gerçek zarar miktarını tespit eden bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ... sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmak suretiyle İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın ... taraflı kaza sonucu meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Kasko Sigortası Genel ve Özel Şartları

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı sigorta şirketinin kazanın kötüniyet ile yapıldığını, hasarın teminat kapsamında olmadığını, olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil, iddia ettikleri şekilde gerçekleştiğini ve bu oluş şeklinin teminat dışında kalan hallerden olduğuna dair somut delil sunmamasına, poliçede bulunan kullanım şekli istisnasının eldeki uyuşmazlığa uygulanmasının mümkün olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ... sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.....2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:47:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim