Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/21306
2023/789
23 Ocak 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1309 Esas 2021/1284 Karar
HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi / İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2016/296 Esas 2019/186 Karar
Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul İli, Kartal İlçesi, ... Mahallesi, ... Parkının güneyinde, 10566 Ada 1 2 3 4 parsel sayılı taşınmazlarda yapılan inşaat çalışmaları nedeniyle park içerisindeki V tipi ... suyu kanalında çatlamalar ve park içerisinde önemli hasarlar oluştuğunun tespit edildiğini, parsellerde inşaat temellerinin önlem alınmadan kazıldığını ve istinat duvarları yapılmadan inşaat çalışmalarına başlanılması nedeniyle park ve spor alanındaki yeşil alanlara, ağaçlara ve mevcut yürüyüş parkuruna zarar verildiğini, yer yer çatlamalar ve çökmeler nedeniyle ...'nın zararı oluştuğunu belirterek 245.367,95 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde iddia edilen hasarın yapılan inşaattan kaynaklandığının belli ve kesin olmadığını, dava dilekçesinde yapılan inşaat nedeni ile park içindeki V tipi ... suyu kanalında çatlamalar oluştuğu ve bu çatlamaların da ilgili firma tarafından onarıldığının belirtildiği, dolayısı ile inşaattan kaynaklanan hasarın onarılmak sureti ile giderildiğini, talep edilen hasar bedeli parkta yapılan peyzaj, inşaat ve tesisat bedeli olduğunu, "Peyzaj, inşaat ve tesisat" ta hasar oluştuğunu ve hasarın inşaattan kaynaklandığının belirli ve kesin olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... keşif sonrası düzenlenen ve gerekçeli olan 10.01.2018 ve 20.02.2019 havale tarihli bilirkişi raporlarında belirtildiği gibi, davacının taşınmazla çöp dolgu alanında bulunan 7 metre imar yolunun yeşil alana bakan tarafında akma kabiliyeti yüksek olan çöplerin akışını engelleyen istinat duvarı yapmadan spor sahaları, kafeterya ve parkur yapmasının hatalı olduğu, ayrıca taşınmazın inşaat ruhsatının çöp yığının akacağını bilerek tedbir almadan vermelerinin hatalı olduğu, bu sebeple davalıdan talep edilecek tazminatın bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporlarının hatalı olduğu, 29.12.2017 tarihli raporda yapılan hesaplamada basketbol sahasının 133,00 m2 kabul edilerek hesaplama yapıldığını, oysa basketbol sahasının 781 m2 olduğunu, bilirkişilerce müvekkil tarafından tutulan tutanakta yer alan ölçümler değerlendirilmeden genel bir değerlendirme yapıldığı, ek raporda da eksikliklerin ve itirazların giderilmediğini, dava konusu taşınmazla çöp dolgu alanında arasında bulunan alanda çöplerin akışını engelleyen istinat duvarı yapılmadan spor sahası ve parkın yapılmasının hatalı olduğu ve inşaat ruhsatının çöp yığının akacağının bilerek verildiğini ifade ettiklerini, bu değerlendirmenin son derece yanlış olduğunu, sözü edilen çöp dolgu alanının uzun yıllar önce ıslah edildiğini ve dava konusu edilen hasarın davalının kusurundan kaynaklandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının olayı aydınlatmaktan uzak olduğunu ve kararın hukuken hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında zarar gören davacıya ait alanın önceden çöp dolgu alanı olduğu, bilahare üzeri toprakla kapatılıp park ve bahçe haline getirildiği, bitişik parselde yer alan davalıya ait inşaata belediye tarafından kazı için ruhsat verildiği, davacıya ait üzeri örtülmüş çöp dolgu alanı ile davalıya ait inşaat alanı arasında yol bulunduğu, park ile yol arasında 6 m kot farkı ve yol ile davacılara ait inşaat sahası arasında 5 m kot farkı bulunduğu, davacılara ait inşaat seviyesinden yola kadar olan kısımda şev stabilitesine yönelik önlem alınmasına rağmen yol ile park seviyesi arasında kalan şevin açıkta olduğu, şevin tamamının toprak ile karışmış yoğun çöp malzemesi olması nedeniyle stabilitesini koruma özelliği olmadığının davacı kurum iç yazışmalarından anlaşıldığı, tüm bu çerçevede davaya konu hasarın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğu, alınan bilirkişi raporlarında da davalıya kusur atfedilmediği, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesinde kanuna aykırı bir yön bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları, meydana gelen zararın davacının kusurundan kaynaklanması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:43:17