Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/10213

Karar No

2023/7877

Karar Tarihi

13 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1624 E., 2020/191 K.

HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 13. Tüketici Mahkemesi

SAYISI: 2018/17 E., 2019/162 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde ; müvekkilinin murisi adına, davalı şirket nezdinde 26.08.2016 başlangıç tarihli Prim İadeli Hayat Sigorta Poliçesi ve Ödüllü Birikim Hayat Sigorta Poliçesi bulunduğunu, her iki poliçede müvekkilinin lehtar olarak belirlendiğini, sigortalının 06.10.2017 tarihinde hayatını kaybettiğini, murisin ölümünün davalı yana bildirildiğini ve poliçe teminat kapsamında tazminatların ödenmesinin istendiğini, sigortalının önceden mevcut olan hastalıklarını beyan etmemesi nedeniyle doğru beyanda bulunma yükümlülüğünün ihlal edildiğinden bahisle talebin reddedildiğini, davalının murisin sağlık durumu hakkında bilgi istemediğini, poliçelerde sigortalının yaşının yanlış beyan edilmesinin müeyyidesinin belirlendiğini, sigortalının yaşı dışında yanlış veya eksik beyana ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, poliçelerin özel şartlarında sağlık durumu açısından sınırlayıcı düzenlemelerin yer almadığını, davalının vefat teminatının reddine ilişkin bilgilendirme yapılmadığını, ödüllü birikim hayat sigorta poliçesinden şimdilik 7.000,00 TL ve prim iadeli hayat sigorta poliçesinden şimdilik 2.000,00 USD'nin davalıdan tahsilini, 04.09.2019 havale tarihli ıslah dilekçesi ile ROL316080505 nolu poliçeye ilişkin taleplerini 12.580,24 TL'ye, ROP 1216080056 nolu poliçeye ilişkin taleplerini toplam 30.566,00 USD'ye çıkararak ıslah etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket nezdinde murise ait iki adet hayat sigorta poliçesi bulunduğunu, poliçelerin sahibinin kalp krizi sonucu hayatını kaybettiğini, davacıların tazminat talebinde bulunduklarını, kalp rahatsızlığının poliçelerin başlangıç tarihlerinden öncesine dayandığını, müvekkili şirkete karşı beyan ve bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle talebin reddine karar verildiğini, poliçenin devamı süresince tarafların beyan ve bilgilendirme yükümlülüğüne uygun hareket etmesi gerektiğini, müvekkil şirketin bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, değerlendirme süresince müşterilerin formları doldururken doğru ve gerçek beyanda bulunmalarının beklendiğini, başvuru formunda şirketin sorumluluk altına girmeyeceğinin belirtildiğini, murisin geçmişte mevcut olan ve beyan edilmeyen rahatsızlıkları ile murisin ölüm nedeni arasında direkt illiyet bağı olduğunu, murisin genel şartların 2.2. maddesini ihlal ederek hareket ettiğini ve iyiniyetli davranmadığını, murisin yükümlülüklerini yerine getirmediğini bu nedenle davacılara vefat tazminatı ödenmesi talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile ;".... Müteveffanın poliçe tarihi öncesinde, 19.12.2016 tarihli Özel Liv Hastanesi kayıtlarından kroner anjiyografi yapıldığı, öncesinde hipertansiyon ve tiroid tedavisi gördüğü vefatının da kalp krizi sebebiyle gerçekleştiği, poliçe tanziminde sigortalının eksik beyanda bulunduğu, hastalıklarını beyan etmediğinin tespit edildiği, ancak sigortalının vefatının nedeni ile beyan edilmeyen hastalıkları arasında illiyet bağı bulunmadığı, müteveffa sigortalı Gültekin Atacan ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen hayat sigorta poliçesinde lehtarın %100 hak sahipliği ile ... olarak belirlendiği ve bu nedenle lehtar sıfatıyla davacı ...'ın talepte bulunabileceği anlaşıldığından, mahkememizce kabul edilen maddi olgulara ve kanıtlara dayanan, objektif ve bilimsel nitelikte bulunan, hüküm kurmaya elverişli olan bilirkişi raporu hükme esas alınmakla davanın kabulüne dair davacı lehine hükmolunan vekalet ücretinde USD'nin karar tarihindeki efektif satış kuruna karşılık gelen TL değeri olan 130.044,09 TL ve 12.580,24 TL toplamı dikkate alınarak..." gerekçesi ile davanın kabulüne, 12.580,24 TL'nin 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ve 30.566,00 USD'nin (amerikan doları) 21.12.2017 tarihinden itibaren devlet bankalarının USD üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi işletilerek ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası USD ( amerikan doları) efektif satış kuru üzerinden davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebebleri

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; 07.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda müteveffanın poliçe tarihi öncesinde beyan etmediği hastalıklarının olduğunun tespit edildiğini ancak sigortalının vefat nedeni ile beyan edilmeyen rahatsızlıkları arasında illiyet bağının bulunmadığına ilişkin tespitine dayanarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunun eksik inceleme ve araştırma sonucunda oluşturulduğunu, Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporda ise mevcut hastalıkların ölüm olayında etkisi ve katkısı bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığını, Yerel Mahkeme'nin Adli Tıp Kurumu raporunu dikkate almadığını, murisin ölüm nedeninin ana patolojisinin "Hipertansiyon ve Kardiyojenik Şok" olduğunun anlaşıldığını, 2011 yılında hipertansiyon ve kan yağı yüksekliği tanılarının konulduğunu ve rahatsızlığa ilişkin ilaç kullanımlarının yıllar içinde de devam ettiğini, murisin istinaf başvurusuna konu olan her iki poliçenin de 26.08.2016 tarihinde başladığını, Hipertansiyon ve kan yağları yüksekliği rahatsızlıkları ile murisin ölüm nedeni arasında illiyet bağının mevcut olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;" davacı murisinin, sigortacı için önemli sayılabilecek bir hususu bildirme yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve kanundaki kasten gizleme ifadesinin bildiği hususu beyan etmeme durumunu ifade ettiği, uzman bilirkişi heyeti tarafından, doğrudan illiyet bağı kurulmasa da, gizlenen önceki rahatsızlıkların beyan yükümlülüğüne aykırılık oluşturduğu, proporsiyon hesabı ile tazminatın belirlenmesi gerektiği kanaatine varılarak duruşma açılmak suretiyle ek bilirkişi raporu alınmış, 30.12.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; sigorta poliçesi düzenlenmeden önce sigortalıda varolan hipertansiyon ve tiroit hastalıkları nedeniyle poliçe primlerinin %25 daha fazla olacağı belirtilmiş olup İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü "gerekçesiyle davalı vekilinin sair itirazlarının reddine, davalı vekilinin diğer istinaf talebinin kabulü ile Ankara 13. Tüketici Mahkemesi'nin 09.04.2019 gün, 2018/17E., 2019/162 K. Sayılı kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, buna göre, davanın kısmen kabulü ile 9.435,18 TL'nin 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 22.924,50 USD(Amerikan dolarının) 21.12.2017 tarihinden itibaren Devlet Bankaları'nın USD(Amerikan dolarının) üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz yürütülmek üzere, ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası USD (Amerikan doları ) efektif satış kuru üzerinden davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VII. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1 Davacı vekili temyiz dilekçesinde; murisin bildirmediği iddia edilen hastalıklar ile ölüm olayı arasında illiyet bağı olmadığını, tazminat tutarından indirim yapılamayacağını, fahiş oranda indirim yapıldığını, Adli Tıp Kurumu 1. Adli İhtisas Kurulu raporunda murisin rahatsızlığı ile ölüm arasında illiyet bağının tespit edilemediğini, davalı şirketin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, murisinin, kastından ve kusurundan söz edilemeyeceğini kararın bozulmasını talep etmiştir.

2 Davalı vekili temyiz dilekçesinde; murisin beyan etmediği hastalıkları ile ölümü arasında illiyet olduğunu, bu hastalıklarını bildirmiş olsaydı sözleşmenin yapılmayacağını İstinaf Mahkemesince alınan raporu kabul etmediklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; Hayat Sigortası Poliçesinden kaynaklı vefat tazminatı talebine ilşkindir.

  1. İlgili Hukuk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1423, 1435, 1439. maddeleri

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Bölge Adliye Mahkemesince yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunun kararda benimsenmesinin yerinde olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacı ... davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesi!ne gönderilmesine,

13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:50:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim