Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2826
2023/7807
12 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/567 E., 2022/834 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalılar ..., ... ve ...vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.07.2011 tarihinde müvekkilinin Maltepe Pazarı otopark alanından geçtiği sırada davalı ...'ın yönetimindeki davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış olan çekicinin ittiği beton bloğun müvekkilinin ayağına düştüğünü, yaralanan müvekkilinin malul kaldığını, davalı ...'ın çekicinin sürücüsü, davalı ...’ın çekicinin maliki, davalı ... Belediyesi’nin çekicinin işleteni, davalılar ... ve ...’nın davalı Belediyenin personelleri olduğunu, meydana gelen zararı tüm davalıların müştereken ve müteselsilen tazmin etmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00 TL ticari kayıptan kaynaklanan tazminat, 500,00 TL tedavi gideri, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere 7.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 40.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ... dışında kalan davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini toplam 74.618,90TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davaya konu olayda kusurlu olmadıklarını, zarardan sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
... cevap dilekçesinde; davaya konu olayda kusurunun bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yargı yolu bakımından idari yargının görevli olduğunu, müvekkilinin sorumluluğu bakımından illiyet bağının kurulması gerektiğini, sorumluluklarının bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kusur oranında, poliçe limiti ile sınırlı olarak, gerçek zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu aracın maliki olduğunu, aracı uzun süreli olarak dava dışı şirkete kiraladığını, kira bedelinin davalı ... Belediyesince ödendiğini, uzun süreli kiralama nedeniyle işleten sıfatının bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.05.2017 tarihli ve 2014/847 Esas, 2017/350 Karar sayılı kararıyla; alınan bilirkişi raporlarına göre meydana gelen kazada davalı sürücünün ve diğer sorumluların % 75 oranında kusurlu olduğu, kaza sonucu davacının % 19,2 oranında malul kaldığının belirlendiği, aktüer bilirkişi raporuna göre davacının geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı ile tedavi gideri kapsamındaki bakıcı gideri zararının belirlendiği, belirlenen bu zararlardan davalıların sorumlu olduğu, davacının ticari kazanç kaybı nedeni ile uğradığı zararını ispat edemediği, davacının adına kayıtlı bir işyerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının ticari geleceğinin sarsılması ve ticari kazanç kaybı zararı yönündeki talebinin reddine, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararları nedeni ile 74.618,90 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinden dava, diğer davalılardan ise kaza tarihinden itibaren, yine 15.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2017/3068 Esas, 2019/2033 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve özellikle davalı ... Belediyesi’nin dosya kapsamında yer alan ve davalı kurumca yaptırılmış olan soruşturma raporu ve araç kiralama ihale belgelerinden de anlaşıldığı üzere kazayı yapan aracın uzun süreli olarak davalı belediyeye kiralanmış olması nedeni ile fiili işletenin davalı olmasına, alınan kusur raporunun somut olayın özelliklerine uygun olup, raporun bu konuda uzman makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenmiş olmasına, ticari kazanç kaybı yönündeki istemin yansıma zarar türü olup doğrudan zarar olmaması ve toplanan deliller dikkate alındığında ispat edilememiş olmasına, çalışma gücünün belirlenmesinin Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından yapılmış olması ve belirlemede her hangi bir hesaplama hatasının bulunmamasına, hükmedilen manevi tazminat tutarının hak ve nesafet ölçütlerinde kalmasına göre davacı vekili, davalı ... Belediyesi ve davalı ...Ş. vekilinin tüm istinaf itirazlarının yerinde görülmediği..." gerekçesiyle davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 17.06.2021 tarihli 2021/9617 Esas 2021/3277 Karar sayılı kararı ile "Somut olayda İlk Derece Mahkemesince yargılamanın sonuçlandırıldığı 11.05.2017 tarihli kısa kararda, 1 "davacının ticari geleceğin sarsılması ve ticari kazanç kaybı şeklindeki tazminat isteminin reddine," 2 "davacının geçici iş gücü kaybı ve daimi iş gücü kaybı nedeniyle cismani zarar şeklindeki maddi tazminat davasının 67.617,90 TL tazminatın davalılar Ankara Büyükşehir Belediyesi, ..., ..., ... Doğandan, ...'dan olay tarihi olan 06.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, davalı davalı ...Ş. yerine geçen Güvence hesabı yönünden de dava tarihi olan 09.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 3 "davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüyle, 15.000,00 TL manevi tazminatın Davalılar Ankara Büyükşehir Belediyesi, ..., ..., ... Doğandan, ...'dan olay tarihi olan 06.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; bu durum maddi hataya ilişkin sayılacağından HMK’nun 304/1. maddesi gereğince re’sen düzeltilebilecek hallerden olduğundan bahisle, gerekçeli kararda davacının ticari geleceğin sarsılması ve ticari kazanç kaybı şeklindeki tazminat isteminin reddine, davacının geçici iş gücü kaybı ve daimi iş gücü kaybı nedeniyle cismani zarar şeklindeki maddi tazminat davasının 74.618,90 TL tazminatın davalılar Ankara Büyükşehir Belediyesi, ..., ..., ..., ...'dan olay tarihi olan 06.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, davalı ...Ş. yönünden de dava tarihi olan 09.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüyle, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar Ankara Büyükşehir Belediyesi, ..., ..., ..., ...'dan olay tarihi olan 06.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle müşterek ve müteselsil olarak alınarak davacıya verilmesine, olarak düzeltilerek hüküm fıkrası yazılmış ise de, hükmün tavzihi ile tashihi şartları, 6100 sayılı HMK'nun 304. ve 305. maddelerinde düzenlenmiş olup; tashih için karar içeriğinden anlaşılan ancak basit hesap ya da yazım hatası nedeniyle hükümde oluşan bir hatanın bulunması; tavzih için ise, açık olmayan ya da birbiriyle çelişkili olan hüküm kısımlarının bulunması gerekmektedir. Bu itibarla, ne tavzih ne de tashih yoluyla, mahkemenin tefhim ettiği kısa kararında yer almayan yeni bir yükümlülüğün re’sen tahsis yoluyla taraflara yüklenmesi ya da bir hakkın taraflara sağlanması mümkün değildir. Tefhim edilen kısa karardaki miktarların yukarıda anılan gerekçeli kararda değiştirilmesine ilişkin olarak yapılacak bir usul işlemine cevaz veren yasal düzenleme bulunmadığı gibi İlk Derece Mahkemesince re'sen yapılan düzeltme işleminin, hükmün değiştirilmesi mahiyetinde olduğu ve davacının haklarını, davalıların yükümlülüklerini değiştirdiği dikkate alındığında; kısa karardaki tarafların ve yükümlülüklerinin, gerekçeli kararın re'sen tashihi suretiyle, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki yaratıldığı açıktır. Bu durum, HMK’nun 294/3. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderildiği bir hüküm kurulmak üzere, bölge adliye mahkemesinin davacı vekili, davalı ... Belediyesi vekili ve davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1 b.1. maddesi uyarınca esastan reddine dair kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, bozma neden ve şekline göre; davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Tüm dosya kapsamından deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış bilirkişi raporu ile 06/07/2011 tarihinde Maltepe Pazarı olarak bilinen yerde Ankara Büyükşehir Belediyesi İşletme ve İştiraklar Dairesi Başkanlığı Otoparklar Şube Müdürlüğü'nün yazısı doğrultusunda otoparka konulan mührün kaldırılması işi için Zabıta Müdürlüğü'nün görevlendirildiği, Zabıta Daire Başkanlığı Merkez Amirliğinde görev yapan ... 'nın bu konuda garaj amiri olarak görevli olan ...'ı görevlendirdiği, onun da ...'a ait ... tarafından kullanılan 06 EU 1028 plakalı çekiciyi görevlendirdiği, çekicinin ... tarafından dava dışı Kırmanlar Turizm Taş. Tic. Ve San. Ltd. Şti. 'ne kiralanmışsa da Ankara Büyükşehir Belediyesi emrinde kullanıldığı, yani işletenin Ankara Büyükşehir Belediyesi olduğu, ...'ın vinç ile otopark girişine konulmuş beton bloku oradan uzaklaştırmak istediği sırada, blokun devrilmesine ve arkasından geçen davacının ayağına düşmesine, davacının ayağında ezik, kırık ve amputasyona neden olacak şekilde yaralanmasına yol açtığı, olayın meydana geldiği yerin Maltepe Pazarı olarak bilinen açık pazarın otoparkı olarak kullanılan yer olduğu, yaya trafiğine ve araç trafiğine açık bir yer olduğu, bu nedenle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun uygulama imkanı bulacağı, olayda sorumlu durumda olan ..., ... ve ...'ın kusurlarının bulunduğu ve sorumlu oldukları, davalı ... Belediyesi’nin dosya kapsamında yer alan ve davalı kurumca yaptırılmış olan soruşturma raporu ve araç kiralama ihale belgelerinden de anlaşıldığı üzere kazayı yapan aracın uzun süreli olarak davalı belediyeye kiralanmış olması nedeni ile fiili işletenin davalı olmasına göre Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin araç işleten ve davalı ... şirketinin de ... nedeniyle kusursuz sorumluluklarının bulunduğu, davalı araç maliki ... uzun süreli kiraya veren olarak sorumluluğunun doğmadığı görülmüş ise de mahkemizce verilen ilk kararda onun da sorumluluğuna gidildiği ve istinaf yoluna başvurmadığı bu halde davacı yararına kazanılmış hakların gözetilmesi gerektiği kanaatiyle alınan kusur raporunun somut olayın özelliklerine uygun olup, raporun bu konuda uzman makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenmiş olmasına, ticari kazanç kaybı yönündeki istemin yansıma zarar türü olup doğrudan zarar olmaması ve toplanan deliller dikkate alındığında ispat edilememiş olmasına, çalışma gücünün belirlenmesinin Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından yapılmış olması ve belirlemede her hangi bir hesaplama hatasının bulunmamasına göre davacının terditli olarak talep ettiği kazanç kaybına ilişkin talepleri reddedilerek sonraki talebi değerlendirilmiş olup yaralanması nedeniyle, kusur oranına göre indirim yapıldıktan sonra, davacının maddi zararlarının toplam 74.618,90 TL olduğu belirlenmiş, bilirkişi raporuyla belirlenen bu miktar üzerinden geçici ve daimi iş gücü kaybı nedeniyle uğranılan zarar miktarı ve dava değeri ıslah dilekçesi adı altındaki dilekçe ile 67.617,90 TL artırılarak toplam 74.618,90 TL ye çıkarıldığı, bu miktar üzerinden maddi zarara ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu şekilde Yargıtay bozma ilamına uygun hüküm tesis edilmiştir. Mahkemece dosyaya kazandırılan davacıya ait SGK kayıtları, vergi kayıtları ve dosya kapsamı ile belirlenen ekonomik, mali ve sosyal durumu, dosya kapsamı ile ortaya çıkan davalıların ekonomik, mali ve sosyal durumları, olayın meydana geldiği yer, olayın meydana geliş şekli, davacının genel çalışma gücünden kayıp oranı ve yaralarının iyileşme süresi ile bir ay süre ile başkasının bakımı olmadan hayatını idam ettiremeyecek durumda olması, ayağındaki ezilme ve ampütasyon nedeni ile ömür boyu engellilik yaşayacağı dikkate alınarak manevi tazminat talebi kısmen kabul edilmiş, 15.000,00 TL manevi tazminatın, manevi zararlarını gidermek için yeterli olduğu..." gerekçesiyle davacının 6100 sayılı HMK’nun 111 inci maddesi uyarınca terditli talep ettiği ticari kaybına ilişkin ticaretine devam edememekten kaynaklı zararlarının tazmini talebinin reddine, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile, 74.618,90 TL maddi tazminatın (1.482,64 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 73.136,26 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 494,21 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 74.618,90 TL) davalı ... yönünden 09.01.2014 tarihinden, diğer davalılar yönünden 06.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar Ankara Büyükşehir Belediyesi, ..., ..., ..., ...’dan 06.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf taleplerini yeterli inceleme ve araştırma yapmadan ve gerekçelendirmeden reddetmesinin hatalı olduğunu, ticari kazanç kaybına ilişkin taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, kaza tarihinde davacının Maltepe pazarında bilgisayar satış tamir işleri yapmakta olduğunu, davacının o tarihlerde bir takım maddi sıkıntıları bulunduğundan işyerini komşusu olan dava dışı ... adına kayıt ettirmek zorunda kaldığını, kazadan sonra ise ... adına kaydın devam ettiğini, ancak görünürde kayıtların bu kişilere ait olmasına rağmen işyerinin davacı tarafından işletildiğini, işyerinin tüm vergileri ve kiralarının davacı tarafından ödendiğini, mevcut işyerine ait dükkan kiralarının davacı tarafından kazadan sonra ödenememesi sebebiyle davacının senet verdiğini, davacının söz konusu senetleri de ödeyemediğinden dolayı aleyhine Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2013/18129 E., Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2013/18661 E., Ankara 12.İcra Müdürlüğünün 2013/18662 E. ve Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2014/3952 E. Sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, maluliyet oranının hatalı olduğunu, 3 aylık geçici iş göremezlik süresi ve 1 aylık bakıcı süresinin eksik olduğunu, davacının tedavisinin 1 yıl sürdüğünü, davacının ayağındaki 4. ve 5. parmakların ampute edilmesi karşısında hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davalıların meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, davacının olay gününde Maltepe pazar yerinde seyyar pazarcılık yapmadığının tanık beyanları ile ispatlandığını, davacının yaralanmasından sonra davalıların davacıyla ilgilendiğini, davacının hastane masraflarının bulunmadığını, davacının manevi zararını ispatlayamadığını, davacının yaralanmasının kendi kusurundan kaynaklandığını, dava konusu yaralanmanın olayla arasında illiyet bağı bulunmadığını, diğer davalı ... Başkanlığına toplam %75 kusur oranı verildiğini, kazaya karışan tarafların kusur ve sorumluluklarının ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken, kusurlarının ayrılmamış olmasının hatalı olduğunu, tedavi giderleri ve kısa süreli bakıcı giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna devredildiğini, kısa süreli bakıcı giderinin tedavinin bir parçası olduğunu, bu zarardan sorumlu tutulmalarının doğru olmadığını, hukukçu bilirkişi tarafından hazırlanan raporda davacıya % 25 oranında kusur atfedilerek tazminattan indirim sağlanmışsa da davacının kusurunun %25'den fazla olduğunu, Mahkemenin 21.04.2022 tarihli duruşmasında davalı ... tarafından yapılan ödemeye ilişkin beyanda bulunması için davacı vekiline süre verildiğini, davacı vekilinin 07.06.2022 tarihli dilekçesinde davalı Belediyeden 10.09.2020 tarihinde 146.689,00 TL tahsilat yaptıklarını beyan ettiğini, söz konusu ödeme ile davacının maddi ve manevi tüm zararlarının giderildiğini, ancak, mahkemece ödemeye ilişkin incelemeye gidilmediğini, mahsup yapılmasına ilişkin herhangi bir hüküm kurulmadan 09.06.2022 tarihli duruşmada ödemenin mahsubu dikkate alınarak güncel ek rapor alınması şeklindeki ara karardan dönüldüğünü, bozma ilamından sonra mahkemece herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm tesis edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; meydana gelen zarardan davalı idarenin sorumluluğunun söz konusu olmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davalı idarenin kusuru olmadığını, Anayasa'nın 125 inci maddesinde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğunun belirtildiğini, idarenin hizmet kusuru nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için tek başına hizmet kusurunun varlığı yeterli olmayıp, bunun yanında idari eylem veya işlemle zarar arasında bir illiyet bağının kurulabilmesinin gerektiğini, zarar ile idari işlem veya eylem arasında bir bağın varlığı şart olup, ancak zarar doğuran işlem veya eylemin idareyle ilişkisinin bulunmasından sonra zararın tazmini yoluna gidilmesinin mümkün olduğunu, davaya konu zararda davalı idarenin herhangi bir hizmet kusuru veya ihmali olmadığını, kaza tarihinde ve yerinde davalı idarenin kusurlu bir çalışmasının mevcut olmadığını, kazanın gözle görülebilir ve öngörülebilir bir durumdan kaynaklanmadığını, illiyet bağının kesildiğini, kazanın diğer davalıların ve davacının kusurundan kaynaklandığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, maliki, işleteni, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olduğu aracın, davalı ... görevlilerinin yönetimindeki otopark girişinde davacı yayaya çarpması sonucu oluşan trafik kazasında yaralanıp malul kalan davacı yayanın ticari kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi ile 373 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54, 56 ve 61 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
- Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, dosya kapsamında alınan Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 22.08.2016 tarihli raporda davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 19,2 oranında olduğu, rapora göre davacının 1 ay süre ile bakıcıya ihtiyaç duyacağı, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğu, raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre usulünce hazırlandığı, hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişinin hazırladığı 10.03.2017 tarihli rapora göre davalı ... görevlileri ... ve ... ile çekicinin sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %75 oranında ve müteselsilen kusurlu olduklarının tespit edildiği, kusur dağılımının isabetli olduğu, davacının asgari ücret üzerinde gelir sahibi olduğunu somut bilgi ve belgelerle ispat edemediği, tazminatın asgari ücrete göre hesaplanmasının usul ve yasaya uygun olduğu, dosya kapsamında meydana gelen kazadan dolayı davacının ticari kazanç kaybına uğradığına ilişkin delil bulunmadığı, aktüer bilirkişi tarafından tazminatın usulünce hesaplandığı, tarafların kusur durumu, davacının maluliyet oranı ve olay tarihine göre takdir edilen manevi tazminat miktarının isabetli olduğu, davalı ...'nın kaza tarihinde davaya konu aracın işleteni olması karşısında meydana gelen zarardan diğer davalılarla birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, davacı vekilinin mahkemeye sunduğu 07.06.2022 tarihli dilekçesinde davalı ...'ndan 10.09.2020 tarihinde 146.689,00 TL ödeme aldığını beyan ettiği, bu hususun infaz sırasında nazara alınacağı anlaşılmakla; davacı vekili, davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili, davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar ..., ..., ... ...'na yükletilmesine,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:52:17