Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6416

Karar No

2023/7733

Karar Tarihi

8 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2015/316 E., 2022/34 K.

HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların davacı kurumun personel kısım müdürü, idari müdür yardımcısı ve fabrika müdürü olduğunu, müvekkili olduğu kurumun Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) ödemek zorunda olduğu sosyal yardım zammını zamanında ödemediklerinden davacı kurumu zarara uğrattıklarını bu nedenle Trabzon Sigorta İl Müdürlüğü'ne ödenmek zorunda kalan 13.611,22 TL tutarındaki bedelden 9.691,43 TL tutarındaki gecikme zammının, ödeme tarihi olan 28.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, davalıların herhangi bir ihmallerinin olmadığını, 1998 yılından kalan bir borç için 2007 yılına kadar borcun varlığı hususunda herhangi bir yazı gönderilmediğini, 2007 yılında 1998 yılından kalan bir borcun varlığının iddia edildiğini, kurumlarının herhangi bir itirazda bulunmadan söz konusu parayı sebepsiz yere ödediğini, davacı tarafa herhangi bir borcun olmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEMENİN İLK KARARI

Mahkemenin 16.03.2010 tarih ve 2008/428 Esas 2010/46 sayılı kararı ile; davanın kabulüne, 9.691,43 TL'nin ödeme tarihi olan 28.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuş; Dairemizin 04.04.2012 tarih ve 2010/14016 Esas 2012/5653 sayılı kararı ile; "...Dava, kurum zararına neden olan davalılardan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu uyarınca kurum zararının davalıların görevde bulunduğu dönemde sosyal yardım zamlarını eksik ödemelerinden kaynaklandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisinde bulunan 21.12.2009 tarihli hukukçu bilirkişi raporu, herhangi bir hesap işlemine dayalı olmaksızın düzenlenmiş olup tarafların iddia ve savunmalarını karşılamamaktadır ve karar vermeye de yeterli değildir. Şu durumda, SGK mevzuatı ve davacı kurum işleyişi konusunda uzman ve yine hesap uzmanı bilirkişilerden oluşacak bir heyetten kurum kayıtları ile gerekirse SGK kayıtları da incelenerek zarar ve kapsamı ile davalıların kusurlarının bulunup bulunmadığı hususunda yeniden rapor alınmalı ve varılacak sonuca göre karar verilmesi..." gerekir gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

  2. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; Yargıtay bozma ilamı uyarınca belirtilen bilirkişilerden teşekkül eden bilirkişi heyetince usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen 06.05.2013 tarihli rapor uyarınca, dava dışı SGK'ya ödenmesinde gecikilen prim ve sosyal yardım zamlarının gerek eksik ödenmesindeki, gerekse ödendiği tarihte zamanaşımına uğramış olmasına rağmen itiraz edilmeksizin aksine ödenmesi için emir verilmesindeki kusurun Genel Müdürlükte olduğu, bu durumda davacı idarenin uğradığı zararın meydana gelmesinde davalılara atfı kabil kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

3 Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuş; Dairemizin 18.02.2015 tarih ve 2014/16059 Esas 2015/1616 Karar sayılı kararı ile; "...Dosya kapsamından davalıların dava dışı SGK'ya ödenmesi gereken sosyal hizmet zamlarını eksik hesapladıkları ve davacı kurumun zararına neden oldukları anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalıların hiç bir kusurlarının bulunmadığı kabul edilebilir değildir. Şu durumda, davacı vekilinin beyanı da dikkate alınarak zamanaşımına uğramayan 2002 2004 yılları arasında eksik ödenen sosyal yardım zamları nedeniyle dava dışı SGK'nın bu dönem için tahsil ettiği fazla ödeme hesaplanarak hüküm altına alınması gerekir. Yine, mahkeme kararının gerekçesinde belirtilen davacı idare ve yönetiminin kusurlu davranışları, dava dışı SGK'nın kayıtlarının düzenli tutulmaması da dikkate alınarak tazminat miktarından BK'nın 43. (TBK'nın 51) maddesi uyarınca uygun bir miktarda hakkaniyet indirimi yapılmalıdır. Mahkemece, davalıların kusurlarının bulunmadığı gerekçesi ile istemin tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.." şeklindeki gerekçe ile hükmün davacı yararına bozulmasına, davalı ...'ın vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; somut olayda meydana gelen hatalı ödeme ve zararda, SGK kayıtlarının tutulmasında ve gerekli sosyal yardım zamlarının hesaplanması ve kayıtların özenle tutulmasında davacı idare ve yönetiminin kusurlu davranışlarının da etken olduğu değerlendirilmekle takdiren %40 hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle davanın kısmen kabulüne; 1.934,64 TL zarar miktarına %40 hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle bulunan 1.160,78 TL'nin ödeme tarihi olan 28.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişilerin kusur oranlarını belirlerken hiçbir bilimsel veriye dayanmadıklarını, kendilerini mahkeme yerine koyarak hukuksal değerlendirme yaptıklarını, kurum zararını davalıların kastının olup olmamasına göre değerlendirdiklerini, davalıların kastı olmadığı gerekçesiyle %50 oranında bir indirim yapılması gerektiği yönünde görüş belirttikleri, bu durumun hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalıların gereken dikkat ve özeni gösteremedikleri yani kusurlarıyla kurumu zarara uğrattıklarını, mahkemenin davalıların sorumlu olduğu miktardan %40 oranında indirim yapmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalıların sorumlu olduğu miktar 1.934,64 TL değil, (kabul etmemekle beraber) 7.482,36 TL olduğunu belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre uyuşmazlık; kurum zararı nedeniyle alacak talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve devamı maddeleri.

  1. Değerlendirme

Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkarartemyizyargılamavı.kararıonanmasınamahkemeninsonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:53:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim