Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/14542
2023/764
23 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/206 Esas, 2018/221 Karar
HÜKÜM/KARAR: Davalılar ... ve ... A.Ş yönünden maddi tazminat talebinin
reddine, manevi tazminata ve davalı ... A.Ş hakkındaki maddi
tazminata ilişkin evvelce verilen hüküm kesinleşmiş olmakla
yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalılar ... A.Ş ve ... A.Ş'ne yönelik maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminata ve davalı ... A.Ş hakkındaki maddi tazminata ilişkin evvelce verilen hüküm kesinleşmiş olmakla yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.11.2007 tarihinde Gölcük Mal Müdürü olarak görev yapan müvekkilinin Gölcük Vergi Dairesi Müdürlüğü hizmet binası yemekhanesine öğle yemeğini yemek için gittiğinde müvekkili ile birlikte 15 kişinin meydana gelen LPG patlamasında yaralandığını, müvekkilinin el, yüz ve baş bölgesinde yanıklar oluştuğunu, 3 kez ameliyat geçirdiğini, tam iyileşmemesine rağmen görevine başladığında görevini layıkıyla devam ettirmesinin imkânsız olduğunu gördüğünü, zira gerek yaşadığı olayın acısı ve gerekse olay nedeniyle vücudunun eskisi gibi olmaması sonucu emekli olmak zorunda kaldığını, emeklilik istem dilekçesinde de bu hususu açıkça dile getirdiğini, davalıların kusurları neticesinde meydana gelen patlama sonucu maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin erken emekli olması nedeniyle oluşan 20.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuş; 27.02.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 133.977,29 TL ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri; müvekkillerinin meydana gelen patlamada kusurlarının olmadığını savunarak, müvekkilleri yönünden ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2017 tarihli ve 2008/445 Esas, 2017/73 Karar sayılı kararıyla; hükme esas alınan 18.10.2012 havale tarihli bilirkişi raporu uyarınca olayın meydana gelmesinde davalılardan ... İnşaat Şirketinin %40, davalı ... A.Ş nin %20, davalı ...Ş nin %20, dava dışı Gölcük Vergi Dairesi Müdürlüğünün %20 oranında kusurlu oldukları, davacının LPG patlaması sonucu ellerinde ve diğer organlarında meydana gelen yara ve yanık izleri nedeniyle yasal çalışmaya devam edebileceği yaştan önce emekliliğini talep etmek zorunda kaldığı, emekli olmasaydı alması gereken aylık net ücretler ile emekli maaşları arasındaki fark kadar maddi tazminata hak kazandığı gerekçesiyle, hükme esas alınan 07.12.2016 tarihli hesap bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat isteminin kabulü ile 133.977,29 TL maddi tazminatın ve manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 12.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... A.Ş, ... A.Ş ve fer'i müdahil Aviva Sigorta A.Ş vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 05.04.2018 tarihli ve 2017/1741 Esas, 2018/391 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... A.Ş, ... A.Ş ve fer'i müdahil Aviva Sigorta A.Ş vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 24.09.2018 tarihli ve 2018/3409 Esas, 2018/5604 Karar sayılı ilâmı ile temyize gelenlerin diğer temyiz itirazları reddedilerek; "... Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/17 esas, 2011/712 karar sayılı dosyasında davaya konu aynı patlama nedeniyle yapılan yargılamada, davalılardan ... AŞ'nin kusursuz olduğu sonucuna varılarak bu davalı hakkında davanın reddine dair verilen hükmün Dairemizce onanarak kesinleştiği anlaşılmakla; mahkemece bu tespite ve güçlü delil niteliği kazanan karara aykırı şekilde ve gerekçeyle davalı ... AŞ'nin kusurlu kabul edilerek aleyhinde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Öte yandan Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 09.03.2016 tarihli raporda, davacının arızasının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olması nedeniyle sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin 12.11.2007 tarihinden itibaren 2 aya kadar uzayabileceği, yüzde sabit iz niteliğinde lezyon tarif ve tespit edilmediğinin bildirildiği görülmüştür. Dosyanın incelenmesinde; davacının, zorunlu olarak emekliye ayrılmadığı, isteğe bağlı emekliye ayrılma isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının erken emekli olması nedenine dayalı iddia ettiği maddi zararı ile davalıların fiili arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde, mahkemece bu husus gözetilmeden bu bölüme ilişkin talebin nedensellik bağı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemizin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; "...Meydana gelen patlama ile davacının erken emekli olması arasında illiyet bağının bulunmaması nedeniyle davacının maddi tazminata ilişkin talebi yönünde verilen kararın bozulduğu, davacının meydana gelen patlama nedeniyle zorunlu olarak emekliye ayrılmadığı, isteğe bağlı emekliye ayrılma isteminde bulunduğu, temyiz başvurusunda bulunan davalılardan ... A.Ş ve ... A.Ş ye karşı açılan maddi tazminat davasının reddine karar verildiği" gerekçesiyle davalılar ... A.Ş ve ... A.Ş ye yönelik maddi tazminat isteminin reddine, davalıların tümüne yöneltilen manevi tazminata ilişkin dava ile davalılardan sadece ... İnşaat Yapı Malzemeleri Tes. Tic. Ltd. Şti hakkındaki maddi tazminata ilişkin evvelce verilen karar usûlen kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; olay nedeniyle davacının emekli olma talebinde bulunduğunu, maddi tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminatın çok düşük takdir edildiğini, eylem niteliği itibariyle böyle bir zararı doğurmaya elverişli ise eylemle zarar arasında uygun illiyet bağının varlığının kabulü gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; LPG patlamasında yaralanan davacının erken emekli olması ve yaralanması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54 ve 56 ncı maddeleri.
- Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:43:17