Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2457
2023/7513
5 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/716 D.İş
SAYISI: 2021/İHK 26585
HÜKÜM/KARAR: Başvurunun Kısmen Kabulü İtirazın Reddi
SAYISI: K 2021/90635
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.01.2018 tarihinde, plakası tespit edilemeyen aracın yaya halde bulunan davacıya çarpması nedeniyle davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik, 300,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 200,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 5.000,00 TL tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 02.07.2021 tarihli dilekçe ile talebini; 355.036,79 TL sürekli iş göremezlik, 3.627,28 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.335,97 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 360.000.00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmemiş olduğunu, eksik belge ile başvurulduğunu, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiğini, 26.04.2016 tarihli Genel Şartlar'da belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin teminat kapsamında bulunmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.
III. ... KARARI
...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...Davalının poliçe teminat limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olduğu on sekiz yaşından küçük davacının geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı" gerekçesiyle alınan bilirkişi raporu doğrultusunda başvurunun kısmen kabulü ile 355.036,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.335,97 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere 356.372,72 TL'nin 12.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Ve İtiraz Sebepleri
...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili; maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, mahallinde keşif yapılması gerektiğini, 26.04.2016 tarihli Genel Şartlar'da belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, bakıcı giderinin teminat kapsamında bulunmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini ileri sürerek ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Sonuç
...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu, geçici bakıcı giderinin teminat kapsamında bulunduğu, hesap raporu ve vekalet ücretinin doğru olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, mahallinde keşf yapılması gerektiğini, 26.04.2016 tarihli Genel Şartlar'da belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, bakıcı giderinin teminat kapsamında bulunmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, plakası tespit edilemeyen aracın yaya olan davacıya çarpması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1 ğ, 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği.
-
Değerlendirme
-
Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.
MÖHUK'un 48 inci maddesine göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nın 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının ğ bendi uyarınca reddedilir.
Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17 inci maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.
Davacı Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup Hakem Heyetince teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. MÖHUK'ta dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir.
Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir.
- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
-
Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:55:08