Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4965

Karar No

2023/7428

Karar Tarihi

5 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/290 E., 2022/1003 K.

HÜKÜM/KARAR: Davanın Kabulü

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...’ten kredi sözleşmesi gereğince alacaklı olduğunu, borcun ödenmemesi sebebi ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlunun adına kayıtlı gayrımenkulün davalı ...’ye ondan da dava dışı ...’a devredildiğinin öğrenildiğini beyan ederek, dava konusu gayrımenkulün davalı ...'nin elden çıkarttığı tarihteki bedelini müvekkili banka alacak ve ferilerini geçmemek üzere talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya ilişkin yasal koşulların oluşmadığını, davanın süre yönünden reddini, yapılan satışın gerçek bir satış olduğunu, taşınmazın protokol ile güvenilir kişi olarak kendisine diğer davalı tarafından devredildiğini, dava dışı 3. Kişi olan ...'ın da hesabına parayı yatırması sonucu yatan bedeli diğer davalı ...'in hesabına havale ederek taşınmazı 3. Kişi olan ...'a devrettiğini, açılan davanın kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 31.12.2014 tarihli ve 2014/52 Esas, 2014/626 Karar sayılı kararı ile; aciz niteliğinde olduğu iddiasıyla sunulan haciz tutanakları incelendiğinde; borçlunun taşınmış olduğu adreslerde borçlu ve borçluya ait mal bulunmadığının tespiti ile yetinildiği, sunulan haciz tutanaklarının aciz vesikası mahiyetinde olmadığı, taşınmazın tapuda satış değerinin gerçek değerinden az gösterilmesinin muvazaa için kesin bir delil oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 25.10.2021 tarihli ve 2021/14227 Esas, 2021/7413 Karar sayılı ilamı ile;

"...

Dosya içerisindeki belgelerden ihtiyati hacze dayalı olarak 23.11.2012 tarihinde başlatılan Bakırköy

12.İcra Müdürlüğü’nün 2012/18966 sayılı takip dosyasında ödeme emrinin 27.11.2012 tarihinde davalı borçlunun mernis adresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, böylece ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü ve davalı borçlunun mernis adresinde tutulan 26.11.2012 tarihli ihtiyati haciz tutanaklarında, borçlunun haczi kabil malının bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece borçlu davalı hakkında kesinleşmiş bir takip bulunduğundan ve söz konusu haciz tutanaklarının İİK 105 kapsamında aciz vesikası niteliğinde olduğu anlaşıldığından davanın esasına girilerek davada İİK'nun 277 279 ve 280 koşullarının tartışılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazı devralan davalı ...'nin kendisini güvenilir kişi olarak iddia ettiği gözetildiğinde, davalı/borçlu Mehmet'in içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bildiği veya bilmesi gerektiği, satış senedinde taşınmazın bedelinin 20.000,00 TL olarak belirlendiği ancak bilirkişiler tarafından bu tarihteki taşınmaz bedelinin 101.940,50 TL TL olarak saptandığı dolayısıyla ivazlar arasında büyük bir fark (misli fark) bulunduğu, borçlandırıcı işlemden kısa bir süre sonra davalının kendisine ait son taşınmazı aralarında tanışıklık bulunan diğer davalıya devrettiği, davalı ...'nin iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; Bursa ili, Kestel İlçesi, Serme Mahallesi, 563 Parselde davalı borçlu ... tarafından davalı 3. Kişi ...'ya 4092 yevmiye sayılı 08/10/2012 tarihli resmi senet ile yapılan satışa ilişkin tasarrufun davacı yönünden iptaline, dava konusu taşınmazın satılmış olması nedeni ile İİK'nın 283/2 maddesi uyarınca Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün 2012/18966 esas sayılı takip dosyasındaki alacak, ferilerini geçmemek ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 103.649,00 TL alacağın davalı 3. Kişi ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dosyaya aciz niteliğinde olduğu iddiasıyla sunulan haciz tutanaklarında, yalnızca borçlunun taşınmış olduğu adreslerde borçluya ait mal bulunmadığı tespiti ile yetinilmiş olup; söz konusu haciz tutanaklarının aciz vesikası mahiyetinde olmadığını, davalı ...'nın satış bedelini ödediğine dair dekontları dosyaya sunduğunu, muvazaalı bir tasarruf işlemi bulunmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili ile diğer davalı arasında tasarrufun iptalini gerektirecek bir akrabalık ya da başka bir ilişki bulunmadığını, müvekkilinin diğer davalı ...'i; aynı zamanda askerlik arkadaşı olan ortak arkadaşları ... vasıtasıyla tanıdığını, yine müvekkilinin köyü olan Serme köyünden ...'ın söz konusu taşınmazı satın almak istediğini, ancak likit parasının yeterli olmaması üzerine kredi çektiğini, kredi işlemlerinin zaman alması nedeniyle de alıcı ... ve diğer davalı ...'in güvenilir kişi olması nedeniyle müvekkilini aracı olarak belirlediklerini, taşınmazın emanet olarak emin kişi sıfatıyla teslim edildiğini, taşınmaz bedelinin 39.500,00 TL’lik kısmını peşin, 20.000,00 TL’lik kısmını sözleşmenin yapıldığı gün havale ile İsmail Araz hesabına gönderdiğini, diğer kısmı için banka kredisi kullanması hususunda sözleşme yapıldığını, kredi işlemlerinin tamamlanmasından sonra da asıl alıcı ...’a taşınmazı devrettiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, taşınmazın tapuda gösterilen satış değerinin 20.000,00 TL, bilirkişi raporuyla belirlenen gerçek değerinin ise 101.940,50 TL olduğu, böylece mislini aşan fark bulunduğu, İİK'nın 278/2. maddesi gereğince edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğu, davalı 3.kişi Nuhi taşınmazın satışı için 20.000,00 TL'nin dava dışı İsmail Araz hesabına ödediğini iddia etmişse de bu kişiyle herhangi bir ilişkinin kurulamadığı, kurulsa dahi bu bedelin tapuda gösterilen değere eklenmesiyle yine mislini aşan farkın oluşacağı anlaşılmakla; davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar ... ve ...'e yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararcevaptemyizyargılamavı.mahkemekararıonanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:55:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim