Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5579
2023/7424
5 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/670 E., 2022/902 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan ilk temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yapılan ikinci temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının yine bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece yeniden bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu Afyon Döviz A.Ş hakkında 3. İcra Müdürlüğünün 2010/6632 sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, borçlunun alacaklısından mal kaçırmak ve haciz işlemini engellemek için işyerinden ayrılarak başkasına devrettiğini, davalı ...'ın Afyon Döviz A.Ş. ile irtibatının olduğunu, yapılan tasarruf işleminin borçludan mal kaçırmak için yapıldığının ortada olduğunu, İİK.'nın 280.maddesine göre "Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastı ile hareket ettiği kabul olunur" amir hükmü karşısında davalı ...'ın borçlunun alacaklılarını zarara uğratmak kastıyla bu işlemi gerçekleştirdiğini belirterek cebri icra yetkisi verilerek işlemin iptali ile asıl alacak ve toplam alacak üzerinden davalı ... üzerine kayıtlı bulunan işyerinin haczine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalılardan Afyon Döviz A.Ş isimli firmanın tüzel kişiliğinin devam ettiğini, yeni adresinin belli olduğunu, dolayısıyla işyeri ya da işletme devri gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilinin ise bu işyerini mülk sahibinden kiralayarak tamamen diğer davalıdan bağımsız olarak işlettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı .... A.Ş; davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.09.2014 tarihli ve 2013/70 Esas, 2014/536 Karar sayılı kararı ile; devraldığı işyerinde veznedar olarak çalışan, çalıştığı işyerinin mali durumunu ve borçluları hakkında bilgi sahibi olacağı aşikar olan davalı ...'ın diğer davalı .... nin devir yaparken bu devrin mahiyetini bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, cebri icra yetkisine izin verilerek asıl alacak ve icra dosyasının ferileri ile birlikte toplam alacak üzerinden davalı ...'ın üzerinde kayıtlı bulunan işyerinin haczine izin verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.03.2019 tarihli ve 2017/4227 Esas, 2019/3496 Karar sayılı ilamı ile;
"...
Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır.
Somut uyuşmazlıkta, yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı 24/09/2014 tarihli kısa kararında "davanın kabulüne" denildiği halde, gerekçeli kararda "Davanın kabulüne, Cebri icra yetkisine izin verilerek asıl alacak ve icra dosyasının ferileri ile birlikte toplam alacak üzerinden davalı ...'ın üzerinde kayıtlı bulunan işyerinin haczine izin verilmesine" şeklinde yazıldığı görülmektedir. Bu durum HMK'nın 294/3. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderildiği bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
- Mahkemenin 03.02.2021 tarihli ve 2019/372 Esas, 2021/59 Karar sayılı kararı ile; icra takibine
konu edilen alacağın davacıya ödenmesi üzerine tasarrufun iptali davasına devam olunmasını gerektiren bir uyuşmazlık kalmadığı, davalıların borçlarını ödemesi üzerine davanın konusuz kaldığı, davanın açılmasına davalıların sebebiyet verdikleri gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
- Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... A.Ş. vekili
temyiz isteminde bulunmuştur.
- Dairemizin 07.03.2022 tarihli ve 2021/20434 Esas, 2022/4093 Karar sayılı ilamı ile;
"...
HMK'nun 331/1. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder" düzenlemesi benimsenmiştir. Bu yasal düzenlemeye göre, davanın açılmasına davalıların sebep olup olmadığına, davacı tarafın dava açıldığı tarih itibariyle haklı olup olmadığına göre, yargılama giderlerinin hüküm altına alınması gerekmektedir.
O halde mahkemece; yargılamaya devam edilerek, öncelikle İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince dava koşullarının var olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılması, olmadığının tespiti halinde davanın ön koşul yokluğundan reddi ile yargılama gideri davacı aleyhine hükmedilerek, temyiz eden davalı .... A.Ş. lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi, dava koşullarının varlığı halinde ise dava konusu borcun yargılama sırasında ödenmiş olması nedeni ile konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, HMK’nun 331. maddesine göre tarafların haklılık durumları konusunda bir değerlendirme yapılarak, sonucuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile karar yeniden bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
C. Mahkemece Yeniden Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra dosyasında tanzim edilen haciz tutanaklarının aciz belgesi mahiyetinde olmadığı ve davalı borçlu hakkındaki aciz belgesinin tasarrufun iptali istemi ile yürütülen yargılamada özel dava şartı niteliğini haiz olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 14.01.2013 tarihinde düzenlenen haciz tutanağında haczedilen malların davacı alacaklının alacağını karşılamaması ve başka haczi kabil malının da bulunmaması nedeniyle haciz tutanağının aciz vesikası niteliğinde olduğunu, haciz işlemi sırasında davalı 3.kişi ...'ın işyerinde olup, adreste borçluya ait belgelerin bulunduğunu, daha önceden de 3.kişi ...'ın davalı borçlunun çalışanı olduğu tespit edildiğinden davalı 3.kişi ...'ın borçlunun mal kaçırma kastını bilecek durumda olduğunu, davalı ....'nin işyeri adresini terk ederek orayı işçisi olan ...'a bırakarak muvazaalı işlemde bulunduğunu, bu nedenle davalıların davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, davacı lehine vekalet ücreti takdiri gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, aynı kanunun 114 üncü, 115 inci ve 331 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
- Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davalı borçlu şirket hakkında yapılan icra takibine ilişkin dosyaya teminat mektubu sunulup, bu teminat mektubunun itirazın iptali davasında karar verildikten sonra paraya çevrilip davacının alacağının ödenmesi nedeniyle borçlunun aciz halinin gerçekleşmediği anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:55:08