Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/12754
2023/7392
1 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Tüketici Mahkemesi
SAYISI: 2017/86 Esas 2020/283 Karar
KARAR: Davanın kabulü
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait, davalıya kasko sigortalı aracın yayaya çarpması şeklinde meydana gelen kazada hasarlandığını, yayanın ağır yaralanması nedeni ile yakınlarının kendisine zarar vermesinden korkan sürücünün olay yerini terk ettiğini, olay sonrasında sürücünün tehdit edildiğini, sürücünün kaza yerinden ayrılmasa zarar göreceğinin kesin olduğunu belirterek 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 29.08.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 69.000,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesinde; sürücünün olay yerini terk etmesi sebebi ile talebin teminat dışında kaldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/115 esasında açılan davada mahkemece; davanın sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tüketici davası olduğu ve 6502 sayılı Kanun'un 73, 1 ve 3 üncü maddeleri gereğince görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddi ile kararın kesinleşmesini takiben iki hafta içinde taarflardan birinin başvurusu halinde dosyanın görevli Kocaeli Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.12.2016 tarihli ve 2016/14090 Esas, 2016/11335 Karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilmiş, dosyanın gönderildiği Kocaeli 2. Tüketici Mahkemesinin yukarıda belirtilen 17.09.2020 tarihli ve 2017/86 Esas, 2020/283 Karar sayılı kararıyla; rizikonun teminat dışı kaldığını ispat külfetinin davalı ... şirketine ait olduğu, somut olayda rizikonun varlığı resmi kayıtlarla sabit olup davalının teminat dışı hali somut delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 69.000,00 TL'nin ıslah tarihi olan 29.08.2017 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ispat yükünün davacıda olduğunu, sürücünün olay yerini terk etmesi sebebi ile talebin teminat dışında kaldığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kasko sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1409 ve 1446 ncı maddeleri, Kasko Sigortası Genel Şartları.
-
Değerlendirme
-
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıya kaskolu araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve kaza yerinin terki nedeniyle hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davaya konu olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Kanun'un 1409 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve 6102 sayılı Kanun'un 1446 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Olay tarihinde geçerli olan KSGŞ'nın A.5.10. maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" denilmek suretiyle, maddede ifade olunan haller ile benzer haller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışı olmasına yol açacağı kabul edilmiştir.
Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya bakıldığında; kazanın 03.10.2015 tarihinde gerçekleştiği ve sürücünün tespit edilemediği kaza tespit tutanağından anlaşılmaktadır.
Yukarıda anılan kanun hükümleri ve sigorta genel şartları gereği, kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davalı sigortacıda bulunsa da; somut olayın özellikleri ve sürücünün herhangi bir zorunluluk olmadığı halde olay yerinden ayrıldığı dikkate alındığında ispat yükünün, davacı sigortalıya geçtiğinin kabulü zorunludur.
Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin gözönünde tutulması gerekir. Bu itibarla; somut olayın özellikleri gereği, davacıya ait araç sürücüsünün olay yerini haklı nedenle terk ettiği iddia ve zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat yükünün, davacı sigortalıya geçtiği dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; ispat yükünün yer değiştirdiği ve davacı sigortalının ispat yükü altında olduğu da dikkate alınarak, davacının delilleri toplandıktan sonra davalının hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
- Bozma ilamının neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
-
Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,
01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:55:49