Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2431
2023/7149
29 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2022/70 D.İş, 2022/63 K.
SAYISI: İHK 2022/2116
HÜKÜM/KARAR: Başvurunun kısmen kabulüne Tarafların itirazlarının reddine
SAYISI: K 2021/181225
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince taraf vekillerinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
... kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.09.2019 tarihinde davacının kullandığı elektrikli bisiklet ile davalı tarafından trafik sigortalı araç ve başka bir aracın karıştığı üç taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine zararın tazmini için başvuru yapıldığını ancak taleplerine olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, oluşan zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 42.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, 1.000,00 TL adli tıp rapor ücretinin de yargılama giderleri arasında kabulüne karar verilmesini talep etmiş, 22.11.2021 tarihinde sürekli iş göremezlik talebini 63.014,66 TL’ ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından uygun ve geçerli sağlık kurulu raporu alınmadığını, başvurunun eksik evrak ile yapıldığını, usulden reddi gerektiğini, başvuranın tek taraflı başvurusu ile aldığı maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınması gerektiğini, maluliyet raporuna itiraz ettiklerini, gerekli iyileşme sürecinin beklenmeden rapor alındığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, kusur durumunu kabul etmediklerini, kusurun Adli Tıp Kurumu' ndan alınacak rapor ile açıklığa kavuşturulması gerektiğini, müterafik kusur bulunduğundan indirim yapılması gerektiğini, adli tıp raporu ücretinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, sigorta şirketinin temerrüde düşmediğinden faizden sorumlu tutulamayacağını, yasal faiz dışındaki taleplerin reddi gerektiğini, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini, savunarak talebin reddini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 50.411,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; koruyucu tertibat kullanılmadığı gerekçesiyle müterafik kusur indiriminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek karara itiraz etmiştir.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusur dağılımına ilişkin itirazlarının dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun geçersiz olduğunu, maluliyet oranına ilişkin haklı ve hukuki itirazlarının değerlendirme dışı bırakıldığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 yöntemine göre hesap yapılması gerekirken TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanmasının doğru olmadığını, müvekkili aleyhine adli tıp rapor ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, başvuran lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilebileceğini, ileri sürerek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ... kararının dosya içerisindeki bilgi ve belgeler kapsamında usul ve kanuna uygun, delil değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; koruyucu tertibat kullanılmadığı gerekçesiyle müterafik kusur indiriminin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusur dağılımına ilişkin itirazlarının dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun geçersiz olduğunu, maluliyet oranına ilişkin haklı ve hukuki itirazlarının değerlendirme dışı bırakıldığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 yöntemine göre hesap yapılması gerekirken TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanmasının doğru olmadığını, müvekkili aleyhine adli tıp rapor ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, başvuran lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilebileceğini, belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, elektrikli bisiklet kullanan davacıya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü maddesi, 718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanunun 48 inci maddesi, 369 uncu maddenin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi
-
Değerlendirme
-
Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)’un 48 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.
Öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir.
MÖHUK’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.
Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17 nci maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı Suriye uyruklu olup dosya kapsamından İtiraz Hakem Heyetince başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
5718 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir.
Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
- Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
-
Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:58:38