Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2240
2023/7102
29 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/1031 Değişik İş, 2021/1033 Karar
SAYISI: 2021/İHK 36474
HÜKÜM/KARAR: Davacının İtirazının Kabulü ile Karar Kaldırılarak
SAYISI: K 2021/133987
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile karar kaldırılarak başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.07.2018 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul aracın, yaya olan davacıya çarpması neticesi davacının yaralanarak %6.3 oranında malul kaldığını, araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalıya yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; itiraz aşamasında sunulan 25.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 46.834,07 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili karar içeriğine göre cevap dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, kaza ile illiyet bağının tespiti gerektiğini, kusur tespiti yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... yönetmeliğine aykırı raporların değerlendirilemeyeceği, davacının mevzuata aykırı bir raporla daha önce sigorta tahkime yaptığı başvurunun usulüne uygun rapor sunulmaması nedeniyle reddedildiği, davacının eldeki başvuruya sunduğu raporun hükme esas alınamayacağı, dava şartının eksik olduğu gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; raporun hükme esas alınması gerektiğini, tamamlanabilir dava şartı çerçevesinde eksikliğin giderilmesi mümkün iken başvurunun reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun kaza ile illiyet bağını içerdiği, fiziki muayenenin yapıldığı, maluliyetin sürekli olduğu, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, %3 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılmasına karar verildiği, davacıya çarpan araç sürücüsünün olay yerinden kaçtığı, davacı velisinin şikayetçi olduğu, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından evrakın daimi aramaya alındığı, alınan kusur raporunda faili meçhul araç sürücüsünün %75, davacının %25 oranında kusurlu bulunduğu, davacı yaya konumunda olup kusura ilişkin bilirkişi raporunun olaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının itirazının kabulü ile karar kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulü ile 46.834,07 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; aynı kazaya ilişkin davacının önceki tahkim başvurusunun usulden reddedildiği gözetilerek eldeki başvurunun kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, alınan kusur raporunda faili meçhul sürücüye %75 oranında kusur atfedilmesini kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağı bulunmadığını, soruşturma dosyasında alınan bir kusur raporunun da bulunmadığını, kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan plakası tespit olunamayan aracın varlığı ve kazaya bu aracın sebebiyet verdiğinin davacı yanca ispat edilmemesi nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, davacı çocuğun ifadesinin bulunmadığını, sadece annesinin ifadesinin bulunduğunu, olaya ilişkin kamera kaydı ve tanık bulunmadığını, davacıda meydana gelen arazın bisiklet sürerken düşmesi ve gözüne cam batması sonucu meydana geldiğini, yalnızca davacı iddialarına dayalı hüküm kurulamayacağını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, hesaplamada 1.65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini, müterafik kusurun değerlendirilmediğini, temerrüt tarihinin ve tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; 06.07.2018 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın dava dilekçesine göre davacı yaya çocuğa, kusur raporuna göre davacı bisiklet sürücüsüne çarpması sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı zarar sebebiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. İhtilaf, davacının yaralanmasının araç çarpması nedeniyle oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi.
- Değerlendirme
5684 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre, sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabilir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı çocuğun kaza tarihinde 10 yaşında olduğu, 06.07.2018 tarihinde Harran Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine bisikletten düşmesi sonucu yaralanma nedeniyle başvurulduğu, aynı üniversite tarafından düzenlenen genel adli raporun hasta öyküsü bölümünde hastanın babası tarafından bisikletten düşmek suretiyle gözünden yaralandığının bildirildiği ve sağ gözde travma ve yabancı cisim ile sağ gözde kesi tanısıyla hastaneye yatırıldığı, genel adli rapora ekli diyagramda sadece sağ göz korneada kesi ve yabancı cisim şeklinde işaretleme yapıldığı, davacının vücudunda başkaca bir yaralanmanın bulunmadığı, epikriz formunda bisikletten düşme sonucu gözde yabancı cisim olarak yaralanmanın belirtildiği, davacının yabancı cisim kesisi nedeniyle opere edildiği, davacının annesi olan İhsan Yetkingöz'ün iki gün sonra 08.07.2018 tarihinde polis merkezine başvurduğu ve alınan ifadesinde oğlunun olay yerinde yattığını ve gözünden kan aktığını gördüğünü, olayı görmediğini, oğlunun kendisine bir aracın çarpıp kaçtığını söylediğini, oğluna çarpan araç sürücüsünden şikayetçi olduğunu beyan ettiği, davacının annesinin başvurusu üzerine Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada müşteki annenin beyanlarına göre olay yeri basit krokisinin düzenlendiği, olay yerinde kazaya ilişkin herhangi bir iz ve emare bulunamadığı, 27.08.2018 tarihli araştırma ve görgü tespit tutanağına göre kamera ve tanık bulunamadığı, soruşturma evrakının daimi aramaya alındığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, yaya olan davacıya faili meçhul aracın çarpması neticesi müvekkilinin yaralandığını ifade etmiş, itiraz aşamasında alınan 20.11.2021 tarihli kusur raporunda ise davacının beyanıyla çelişkili şekilde, kazanın iki araçlı ve bisiklet sürücüsü olan çocuğa çarpma şeklinde meydana geldiği, kaza tespit tutanağı bulunmadığı, internet üzerinden yapılan harita görüntülerinde kaza mahalline ilişkin görüntülere ulaşılamadığı, kazanın oluş şekli ve çarpma noktasına ilişkin bilgi bulunmaması nedeniyle yeterli değerlendirme yapılamadığı ifade edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince ise davacının yaya konumunda olup alınan kusur raporunun olaya uygun olduğu, faili meçhul sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada mevcut belgelere göre davacının yaralandığı sabit olup yaralanmanın araç çarpması nedeniyle oluşup oluşmadığı açık ve net değildir. Sigorta kapsamında kalan rizikonun gerçekleştiğini ispat yükü davacıda olup gerçekleşen rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükü ise sigortacıdadır.
Tüm bu açıklamalar ışığında; 5684 sayılı Kanun'un yukarıda açıklanan 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince Güvence Hesabına başvurulabilmesi için plakası belirlenemeyen bir aracın kazaya neden olduğunun somut olarak kanıtlanması gerektiği, ancak eldeki dosyada davacının yaralanmasının trafik kazası sonucu oluştuğuna dair delil bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Şu hâlde; İtiraz Hakem Heyetince davacının gözündeki yaralanmaya meçhul aracın sebebiyet verdiğinin davacı tarafça ispat edilemediği ve davacının sadece gözündeki yabancı cismin sebebiyet verdiği kesi sonucu görme azlığına ilişkin maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağının da bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:58:38