Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8328
2023/7088
29 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/496 2021/714
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 10.08.2005 tarihinde davacı ...'in, kızı ... ve eşi ... ile birlikte motorsikletle Fethiye'den Çalış istikametine doğru giderken Opet Petrol İstasyonu girişine yaklaştığında, Çalış'tan Fethiye istikametine doğru kamyoneti ile seyir halinde olan davalının, karşı yönden gelen trafiği yeterince kontrol etmeden Opet Petrol İstasyonuna dönüş yaptığını ve iki aracın çarpıştığını, çarpışma sonucunda davacıların ağır yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... için meslekte kazanma gücü kaybı için 70.000,00 TL, hastane ve tedavi giderleri için 5.000,00 TL maddi, 40.000 TL manevi tazminatın, davacı ... için yoksun kaldığı geliri için 10.000 TL, yoksun kaldığı eşinin desteği için 10.000 TL, hastane ve tedavi giderleri için 1000 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında davacı ...'in meslekte kazanma gücü nedeniyle talep ettiği maddi tazminatı ıslah yoluyla 381.895,00TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının kullanmakta olduğu kamyonet ile trafik kurallarına riayet ederek kontrollü bir şekilde benzinliğe girmek üzere iken davacılardan ...'in sevk ve idaresindeki motorsikletin, üzerinde diğer davacı ve küçük çocuğu da bulunduğu halde kontrolsüz bir şekilde davalının aracına çarparak olaya sebebiyet verdiğini, olayın meydana gelmesinde davalının hiç bir kusuru olmadığını, davacıların kask takmadığını, kazanın meydana gelmesine davacı sürücünün aşırı hızlı olmasının ve bu nedenle araç kontrolünü kaybetmesinin neden olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.05.2016 tarih ve 2006 / 502 Esas, 2016 / 159 Karar sayılı ilamıyla; "... 1 Davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 339.379,00 TL maddi tazminatın, davacı ... için 1.394,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talepler ile davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; davacı ... için takdir olunan 20.000,00 TL, davacı ... için takdir olunan 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 10.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine,..." karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 18.12.2018 tarih ve 2018/1407 Esas, 2018/8100 Karar sayılı ilamıyla davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "...Davaya konu olan olayda, davacıların olay anında başlarında koruyucu kask takmadıkları ve kullanılan aracın taşıma vasıtası olmadığı halde istiab haddini aşarak yolcu taşınması ve yaralanmaların kafa bölgesinde de olması gözetildiğinde, BK.'nun 44 üncü (TBK/52) maddesi kapsamında belirtilen hususların zararın artmasına neden olup olmadığı, tazminattan indirim yapılmasının gerekip gerekmediği hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, bu hususların karar yerinde değerlendirilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesinde hâkimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebileceği düzenlenmiştir. Davacılar vekili 08.02.2013 tarihli dilekçe ile maddi tazminat istemini ıslah ederek müddeabihi artırmış ve ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz isteminde bulunmuştur. Mahkemece, ıslah edilen kısmında dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, bu durum taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu..." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş; davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin Dairenin 23.12.2019 tarihli ve 2019/1455 Esas. 2019/6246 karar sayılı ilamı ile reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 02.07.2020 tarih ve 2020/28 Esas, 2020/67 Karar sayılı kararıyla; davacıların kask takmamış olması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi ve davacıların istiap haddini aşarak motosiklete binmiş olmaları, bu durumun motosikletin manevra kabiliyetini etkileyeceği ve zararın artmasına sebep olacağı bu sebeple de tazminattan bir kez daha %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle hesaplanan tazminattan %40 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne 70.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 17.07.2006 tarihinden itibaren, 147.202,56 maddi tazminatın ise ıslah tarihi olan 08.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 892,16 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 17.07.2006 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; davacı ... için takdir olunan 20.000,00 TL, davacı ... için takdir olunan 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 10.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
-
Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24.05.2021 tarih ve 2020/3685 Esas, 2021/1574 Karar sayılı ilamıyla davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "...Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ancak bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, hukukumuzda hakkaniyet, bazı şartların ve çözümlerin önceden saptanmasının doğuracağı düşünülen sakıncaları ortadan kaldırmak için hukuk kurallarının esnek veya eksik bırakıldığı hallerde etkisini gösteren ve belli somut olayların özelliklerine uygun karar verilmesini emreden kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Buna göre hakimin, tazminatı belirlerken durumun gereğini ve belirtilen maddede örnek olarak sayılan özel indirim sebeplerini göz önünde tutması gerekmektedir. Zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim, tazminat miktarını hafifletebilir. Ancak, yeni mağduriyetler de oluşturulmamalıdır. Dairemiz bozma ilamında da davacıların müterafik kusurunu oluşturan eylemler aynı bentte sıralanmış ve gerekiyorsa hepsi için tek bir hakkaniyet indirimi yapılması öngörülmüştür. Şu halde mahkemece sadece bir kez %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken iki kez ve yüksek oranda hakkaniyet indirimi yapılması usul ve yasaya uygun düşmemiştir." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ve davalı vekillerinin temyizi üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiği Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24.05.2021 tarihli 2020/3685 Esas, 2021/1574 Karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin temyiz taleplerinin reddine, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına bozulmasına karar verildiği ve dosyanın Mahkemenin 2021/496 Esas sırasına kaydedildiği, usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacılara verilecek olan maddi tazminata bozma ilamı doğrultusunda sadece bir kez %20 oranında indirim yapılmasına karar verildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile; 70.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 17.07.2006 tarihinden itibaren, 201.503,20 TL maddi tazminatın ise ıslah tarihi olan 08.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 1.115,20 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 17.07.2006 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; davacı ... için takdir olunan 20.000,00 TL, davacı ... için takdir olunan 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 10.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; reddedilen kısmın son esas üzerinden belirlenen maddi tazminat değeri üzerinden değil, ilk ıslahın yapıldığı tarihteki bilirkişi raporu esas alınarak hesaplandığını, davacının henüz alacağını tahsil edemeden karşı tarafa yüklü miktarda vekalet ücreti ödemek zorunda kalacağını, manevi tazminatın vicdani tatminden uzak olduğunu, kararın bu yönüyle usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın tamamen davacının kusuru ile meydana geldiğini ancak hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak davalıya kusur verildiğini, tespit edilen tazminatın çok yüksek olduğunu ve 2005 yılından itibaren faizi ile hesaplandığında tazminat çok yüksek bir rakama ulaşacağını ve bunu ödeme gücü bulunmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; 10.08.2005 tarihinde davalının işleteni/sürücüsü olduğu araçla, davacılardan Egemen'in sürücüsü, davacı ...'in yolcu olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıların yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, gelir kaybı, tedavi gideri ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52, 54, ve 56 ncı (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44,46,47) maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle bozmaya uyularak davacının koruyucu tertibat olarak kask takmaması ve istiap haddi üzerinde yolcu taşınması nedeniyle davacının da olayda müterafik kusuru bulunduğunun kabulü ile hakkaniyet açısından davacının müterafik kusurunu oluşturan iki ayrı eylemi yönünden %20 oranında tek bir müterafik kusur indirimi yapılmasının da dosya kapsamına uygun olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılar ve davalıya yükletilmesine ,
Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı lehine hesaplanan maddi tazminattan, Mahkeme tarafından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması nedeniyle, indirim sonrası belirlenen tazminat tutarı hüküm altına alınırken, davanın kısmen reddine karar verildiğinden, davalı lehine reddedilen miktar üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa, yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinin göz önüne alınması gerekirken davalı yararına müterafik kusur indiriminden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını düşündüğümüzden sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edemiyoruz
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:58:38