Yargıtay 4. HD 2023/1710 E. 2023/7017 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1710
2023/7017
25 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/24 E., 2022/411 K.
HÜKÜM/ KARAR: Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.09.2007 tarihinde davacının motosikleti ile seyir halinde iken davalının kullandığı araçla davacıya çarpması sonucu gerçekleşen kaza sonucu davacının yaralandığını, maddi kayıplara uğradığını, motosikletinde meydana gelen hasarın bir kısmını davalının trafik sigortası karşılamış ise de, büyük bir kısmını kendisinin karşıladığını, davacının yeniden ciddi operasyonlar geçireceğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminat ve 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 08.12.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 330.213,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının iddia edildiği kadar gelirinin bulunmadığını, istenen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.12.2015 tarihli ve 2013/54 Esas, 2015/4044 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, 330.213,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 340.213,00 TL tazminatın 04.09.2007 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.02.2019 tarihli ve 2016/4268 Esas, 2019/2265 Karar sayılı kararı ile; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminata esas alınan davacının ücret bordrolarının mahkeme aracılığı ile değil davacı vekili tarafından harici olarak büyük bir kısmının ıslak imzasız ve kaşesiz, bir kısmının da sadece kaşeli olarak dosyaya ibraz edildiği, davalı tarafça bu duruma açıkça itiraz edildiği anlaşılmakla mahkemece davacının çalıştığı Bankalardan kaza tarihinden 11.11.2014 tarihli hesap tarihine kadarki ücret bordrolarının resmi yazışmayla istenerek gelecek yazı cevabındaki ücretler esas alınmak suretiyle temyiz edenin sıfatına göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek ( hükme esas alınan 11.11.2014 tarihli aktüer rapor tarihindeki asgari ücret, teknik veriler vs. esas alınarak ) hesaplama yapılması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuş; davalı vekilinin karar düzeltme isteği Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.12.2020 tarihli ve 2019/3450 Esas, 2020/8727 Karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 330.213,00 TL maddi, olayın özelliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve paranın kaza tarihindeki alım gücü dikkate alınarak taktiren 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 340.213,00 TL tazminatın 04.09.2007 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizi dilekçesinde; davalının kusurlu bulunmadığını, davacının kazadan yaklaşık 2 yıl sonra işe gittiğini iddia etmesi karşısında işvereni Akbank A.Ş'den özlük dosyası ve 6331 SY 15 b fıkrası gereğince işverene sunduğu sağlık raporunun celp edilmediğini, sağlık raporunda malul olmadığı yazıyorsa davacının davasının tümden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun bizzat muayen yapılmadan verildiğini, karara esas aktüer raporunu kabul etmediklerini, Daire bozma ilamında belirtilen eksiklerin tam manası ile giderilmeden dosyanın aktüer bilirkişiye gönderildiğini, karara esas alınan aktüer raporunda davacının maaş tutarlarının gerçeği yansıtmadığını, malul kalan birinin asgari ücretin 11 katı oranında maaş almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davalı idaresindeki araç ile davacının idaresindeki aracın karıştığı 04.09.2007 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:59:19