Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/10199
2023/6899
23 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1079 E., 2020/90 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın kabulü
Davalının istinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/245 E., 2019/38 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının Çınar ... Perşembe adresindeki bağımsız konut olarak kullandığı binasını 19.11.2015 19.11.2016 tarihleri arasında yer kayması, sel ve su baskını dahil her türlü riske karşı sigortalattığını, 04 08.07.2016 tarihlerinde, bölgede büyük bir sel felaketi ve büyük heyelanlar meydana geldiğini, müvekkili ve ailesi dahil bölgedeki insanların büyük bir hayati tehlike atlattığını, bu nedenle Jeolojik Etüt Raporunda müvekkilin evinin de bulunduğu bölgenin artık oturulamayacak derecede riskli olduğunun afet riski taşımayan başka bir bölgeye naklinin uygun olduğunun belirtildiğini müvekkili ve komşularının risk taşıyan evlerini terk ederek ev kiralamak zorunda kaldıklarını, süresi içinde sigorta şirketine başvurulduğunu ancak poliçede yer kayması, sel ve su baskını dahil her türlü riske karşı teminat olmasına rağmen, olayın sigorta kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle talebin reddedildiğini, bu nedenlerden dolayı davacı müvekkili sigorta şirketinin ret tarihinden itibaren fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimidilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, 22.02.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 109.220,90 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bölgede geçmişten beri sıklıkla irili ufaklı heyelan ve seylap hadiseleri yaşandığını, mahalle sakinlerinin ve muhtarın müracaatı üzerine bu hususların resmi kurum olan Ordu Valililği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından rapora bağlandığını, kronolojik olarak düzenlenen jeolojik etüt raporlarından özetle binanın dahilinde bulunduğu bölgede 2009 yılından itibaren Valilik İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından kontrollü izleme yapıldığını, heyelan durumuna göre değerlendirmeler yapıldığını, sigortalanan konutun 2009 yılından başlamak üzere yapılan jeolojik etüt çalışmalarında yer kayması alanı içerisinde olduğu ve yer kaymalarına maruz kaldığının resmi raporlarla saptanmış olduğunu; Yangın Sigortası Genel Şartları Yer Kayması Klozu Teminat Dışında Kalan Haller Madde 3: "Sigorta başlamasından önce sigortalı kıymette yer kaymasının resmi makamlarca tespit edilmesi" hükmü gereğince teminat dışı kaldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu hasarın yer kaymasından meydana geldiği ve davacının konutunun da bulunduğu bölgenin 22.09.2017 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile yer kayması nedeniyle afete maruz bölge ilan edildiği, bu tarihten önce tanzim edilen jeolojik etüt raporları ve tespitlerde ise dava konusu alan afete maruz bölge ilan edilmemekle birlikte afete maruz bölge kararının alınmasına dair bir takım görüş ve önerilerin sunulduğu, tacir olan davalının yer kayması nedeniyle afete maruz bölge ilan edilmesi muhtemel bir yerde yer kayması klozunu da kabul ederek sigorta poliçesi düzenleyip, daha sonra yer kayması riskinin gerçekleşmesi ve hasarın oluşması sonrasında aynı bölge hakkında daha önce düzenlenen jeolojik etüt raporlarını gerekçe göstererek, hasarı ödemekten kaçınmasının iyi niyetli bir davranış olmadığı, sigorta sözleşmesinin kurulduğu tarihte basiretli bir tacir olan sigortacının sigortaladığı konutu kontrol etmesi ve bu konutun bulunduğu alana ilişkin yapılan resmi tespitleri incelemesi gerektiği kabul edilerek poliçede yer alan klozlar ile birlikte sözleşmenin geçerli olarak kurulduğu, söz konusu poliçede yer kayması klozunun bulunduğu ve 22.09.2017 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ve zeminde yapılan inceleme neticesinde riskin gerçekleştiği görüldüğünden davalının ödemesi gereken tazminatın, hükme esas almak için yeterli ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuyla tespit edildiği" gerekçesiyle, davanın kabulü ile 109.220,90 TL'nin 19.04.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; sigorta konusu konutun bulunduğu bölgenin 2009 yılından itibaren Jeolojik Etüt Programına alındığını, kronolojik olarak özetlenen jeolojik etüt raporlarından da açıkça anlaşıldığı üzere binanın da dahilinde bulunduğu bölgede 2009 yılından itibaren Valilik İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından kontrollü izleme yapıldığı, heyelan durumuna göre değerlendirmeler yapıldığını, sigortalanan konutun 2009 yılından başlamak üzere yapılan jeolojik etüt çalışmalarında yer kayması alanı içerisinde olduğu resmi raporlarla saptandığını, Yangın Sigortası Genel Şartları Yer Kayması Klozu Teminat Dışında Kalan Haller Madde 3: "Sigortanın başlamasından önce sigortalı kıymette yer kaymasının resmi makamlarca tespit edilmesi" hükmü gereğince olayın teminat dışı kaldığının açık olduğunu, poliçenin 19.11.2015 başlangıç 19.11.2016 bitiş tarihli olduğunu, davacıya ait konutun maruz kaldığı yer kayması nedeniyle nakil kararı tarihinin 08.03.2017 olduğunu, poliçenin sona ermesinden yaklaşık 4 ay sonra poliçenin kapsamadığı dönemde meydana gelen hasarın talep edilemeyeceğini, istinat duvarı yapılsa idi hasarın oluşmayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilip tartışıldığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, özellikle davalı ... şirketinin, poliçenin imzalandığı tarihte, yer kayması nedeni ile afete maruz bölge kararı alınması yönünde öneriler bulunan bir yerde, yer kayması klozunun yer aldığı poliçeyi imzaladıktan sonra riskin gerçekleşmesi üzerine, aynı bölge hakkında daha önce düzenlenen jeolojik risk raporlarına dayanarak tazminat ödenmekten kaçınmasının iyi niyet kuralına uygun olmadığı, mahkemenin, tacir olan davalının sözleşmeyi imzalamadan önce, sigortalanan evi ve bulunduğu bölgeyi incelemesi gerektiği yönündeki değerlendirmesinin doğru olduğu" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından "Evim Paket" sigorta poliçesi ile teminat altına alınan konutun heyelan nedeniyle hasar görmesi sonucunda ortaya çıkan zararın tazmini istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, Türk Ticaret Kanunu'nun 1453 üncü maddesi, Yangın Sigortası Genel Şartları.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava konusu olay sel su baskını nedeniyle oluşan heyelandan kaynaklı tazminat davası olup, taşınmaza ilişkin poliçe özel şartlarının "Muafiyet ve Koasürans Uygulamaları" başlığında "Sel ve Su baskınına ilişkin hasarda toplam sigorta bedelinin % 2'si ödenecek tazminattan tenzil edilir, bu şekilde hesaplanacak tutar 1.500,00 TL'yi geçemez" düzenlemesi yer almakta olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu husus gözetilmemiş, mahkemece muafiyet hükmü dikkate alınmadan karar verilmiştir.
Yine, eldeki sigorta poliçesine dayalı maddi tazminat davası gerçek zararın giderilmesi amacına yönelik olup hükmedilen tazminat zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir, zarar görenin uğradığı gerçek zarar tespit edilmelidir.
Bu kapsamda, hükme esas alınan inşaat bilirkişi raporunda, konutun ilçe merkezine olan mesafesi, inşaat yapımında kullanılacak malzemenin nakliye bedeli ve mesafeye bağlı olarak işçilik bedelinin fazla olacağı ve mantolama imalatının da bitmiş vaziyette olması gerekçesiyle hesaplanan zarara % 20 objektif değer artışı uygulanarak tazminat belirlenmiş ve mahkemece buna göre karar verilmiştir. Ancak yapılan değerlendirme az yukarıda açıklanan sebeple hatalı olmuştur.
O halde Mahkemece, 91.017,42 TL olarak tespit edilen zarardan, sigorta bedelinin % 2'si oranında muafiyet (1.500,00 TL'yi geçmemek üzere) indirimi yapılmak suretiyle ve objektif değer artışı uygulanmadan tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu husular gözetilmeden yazılı olduğu şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1 Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2 Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:01:28