Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4716
2023/6806
22 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2137 E., 2022/2109 K.
DAVALILAR: 1 ... vekili ... ... 2 ... ... vekili ... ...
DAVA TARİHİ: 15.01.2015
HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı ... ... Elektrik Tic. ve San. Ltd. Şti. arasında yapılan kredi sözleşmesini, davalı ...'ın kefil olarak imzaladığını, kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi nedeni ile alacağın tahsili amacı ile borçlular aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2014/32784 sayılı dosyasında icra takibinde bulunduklarını, yapılan takipte alacağı karşılayacak miktarda, menkul, gayrimenkul mal ile başkaca hak ve alacak bulunamadığını, ancak davalı borçlunun, takipten 3 gün sonra mal varlığı üzerinde muvazaalı işlemler yaptığını, davalı borçlu ...'ın, ... ... Endüstri Sanayi ve Ticaret A.Ş ile 13.10.2011 ve 23.11.2011 tarihlerinde imzalamış olduğu Gayrimenkul Satış Vaadi sözleşmeleri ile projeden satın aldığı ve kendi adına tescile hak kazandığı ... İlçesi, ... Mahallesi, 787 ada, 55 parselde kayıtlı C Blok Giriş 28 numaralı taşınmazı 10.11.2014 tarihinde 1.170.000,00 TL bedel ile, aynı yer F Blok 17. Kat 203 numaralı taşınmazı aynı gün ve aynı tarihte 460.000,00 TL bedel ile ... 9.Noterliği'nin 10.11.2014 tarih ve 36699 ve 36700 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Sözleşmeleri ile davalı ...'e devrettiğini, bu taşınmazların davalı borçlu üzerine hiç geçmediğinden, ... bu devirlerin yine gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile noterde yapıldığını, söz konusu devir işlemlerinin tamamen muvazaalı ve alacaklılardan mal kaçırmaya ve alacaklıyı zarara uğratmaya yönelik olduğunu belirterek gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinden ... tüm hakların ve tasarruflara konu taşınmazların ... icra yolu ile ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2014/32784 Esas sayılı takip dosyasından olan alacağını karşılayacak miktarda ve bununla sınırlı olarak haciz ve ... satış yetkisinin müvekkili bankaya verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu edilen taşınmazlara ilişkin olarak satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, satış vaadi sözleşmesinde belirtilen toplam 1.630.000,00 TL bedel karşılığında, diğer davalı ...'e ait ... Katılım Bankası ... Şubesindeki hesaptan keşide edilen 2 adet çek verildiğini, çeklerin her ikisinin de müvekkili ... tarafından ciro edilerek üçüncü şahıslara verildiğini ve çeklerin son ciranta ... Elektrik Jeofizik ve Yayıncılık San. Tic. Ltd. Şti. tarafından bankanın Karaköy Şubesine ibraz edilerek her iki çekin tahsil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2017 tarihli ve 2015/19 Esas, 2017/465 Karar sayılı kararıyla; davalı borçlu üzerinde kayıtlı sayıca fazla (dava dilekçesi ve cevap dilekçesinde belirtilen miktarda) taşınmaz olduğu ve bu taşınmazların satış işlemlerinin halen devam ettiği bu taşınmazların, borcu karşılayıp karşılamayacağı bu aşamada kesin olarak belli olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2021 tarihli ve 2019/1077 Esas, 2021/292 Karar sayılı kararıyla; davalı üçüncü kişinin (...) dava konusu taşınmaz bedellerinin davalı borçluya ödendiği iddiasının ve yine davalı ... tarafından keşide edilen çeklerin dava konusu taşınmazların bedeli için davalı ... ...'a verildiği yönündeki iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf başvuruları hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1 b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın kabulü ile,davalı ... ile davalı ... arasında ... 9'uncu Noterliğinde 10.11.2014 tarihinde 36700 yevmiye numaralı işlemle, tapu sicilinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 787 ada 55 parsel numarasında C Blok 9. Kat, 1 Giriş, 28 numaralı bağımsız bölümün davalılardan ... tarafından diğer davalı ...'e satışının vaadine ilişkin "düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi"nin ve davalı ... ile davalı ... arasında ... 9'uncu Noterliğinde 10.11.2014 tarihinde 36699 yevmiye numaralı işlemle, tapu sicilinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 787 ada 55 parsel numarasında F Blok 17. Kat, 203 numaralı bağımsız bölümün davalılardan ... tarafından diğer davalı ...'e satışının vaadine ilişkin "düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi"nin ... 3'üncü İcra Müdürlüğünün 2014/32784 (E) sayılı dosyasındaki alacak ve ferilerini karşılayacak bedelle sınırlı olarak HMK'nin 280/1 maddesi uyarınca iptaline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 04.04.2022 tarihli ve 2021/18127 Esas, 2022/6765 Karar sayılı ilamı ile;
"...
Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince; satış vaadine konu taşınmaz bedellerinin ödendiği iddiasının dayanağı olan çeklerin 13.02.2015 ve 20.02.2015 tarihlerinde, satış vaadi sözleşmelerinden sonra keşide edildiği, bu çeklerin sözleşme tarihinde ... tarihli olarak keşide edildikleri davalılar tarafından ispat edilemediğinden ve davalı ... ile dava dışı ... ... Endüstri Sanayi Ticaret A.Ş arasındaki satış vaadi sözleşmesi uyarınca bu davalıya henüz devredilmemiş olan dava konusu satış vaadi sözleşmelerinin konusu olan taşınmazların bu durumunu bilen davalı üçüncü kişinin, davalı borçlunun mali durumunu ve alacaklılarına zarar verme kastını da bildiği/bilmesi gerektiği sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmişse de, varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazlardan 28 numaralı taşınmazın devir tarihindeki gerçek değeri; 1.400.000,00 TL, 203 numaralı taşınmazın ise gerçek değeri 503.000,00 TL’dir. Gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinde ise 28 numaralı taşınmazın 1.170.000,00 TL, 203 numaralı taşınmazın ise 460.000,00 TL karşılığında devredildiği anlaşılmakta olup, resmi olarak noter huzurunda düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinde taşınmazların karşılığının nakden ve tamamen ödendiği yazılı olup, bu miktarın başka bir belge ile ispatlanmasına gerek olmadığından, buna göre ivazlar arasında misli bir fark da oluşmadığından Bölge Adliye Mahkemesinin bu yöndeki gerekçesi yerinde değildir. Ayrıca davalı 3.kişi ...’ün İİK'nun 280.madde kapsamında borçlunun mali durumunu bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğu da ispatlanmamıştır. Salt taşınmazların davalı borçluya henüz devredilmemiş olması da davalı 3.kişinin borçlunun mali durumunu bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğunu ispat için yeterli olmayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; noter huzurunda düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinde taşınmazların karşılığının nakden ve tamamen ödendiği yazılı olup, bu miktarın başka bir belge ile ispatlanmasına gerek olmadığı, buna göre ivazlar arasında misli bir fark da oluşmadığından İİK'nin 278. maddesinin 3. fıkrasının 2. bendinin uygulanma koşullarının oluşmadığı; diğer yandan davalı üçüncü kişi ...’ün borçlunun mali durumunu bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğunun da ispatlanamadığı ve dolayısıyla İİK'nin 280. maddesi kapsamında iptal kararı verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; işlemin noter huzurunda yapılmış olmasının, satış bedelinin gerçekte ödenmiş olduğunu kabul için ... başına yeterli olmadığını, davalı tarafların cevap dilekçelerinde ve sonrasındaki tüm aşamalarda ödemenin nakden değil çek ile ve haricen yapıldığını belirtmiş olup, çeklerin ödenip ödenmediği, çeklerin hangi tarihte keşide edildiği ve sair hususlar değerlendirilmeden hüküm kurulmasının doğru olmayacağını, davalılardan ...'ün, ... İlçesinde bulunan ... Metal Mamulleri İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin eski ortağı olduğunu, o dönemde bu şirketin diğer ortaklarının ise ... ..., ... ..., ... ... olup, ... ailesi ile davalı ...'ın ahbaplıkları bulunduğunu, bu ahbaplık ilişkisi neticesinde davalı ...'ın, mallarını bu ailenin eski ... olan diğer davalı ...'ün üzerine geçirdiğini, ...'ün davalı borçlunun ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davalı 3. kişi ...'ün davalı borçlu ...'ın mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ... sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:02:07