Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/648
2023/6795
22 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/803 Değişik İş 2021/802 Karar
SAYISI: 2021/İHK 33803
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul/İtirazın Reddi
SAYISI: K 2021/126482
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) ile teminat altına alınan motosikletin 23.08.2013 tarihinde yaya olan müvekkiline çarptığını ve müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, davalıya yapılan başvuru üzerine bir miktar ödeme yapılmış ise de ödemenin
zararı karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 48.000 TL sürekli iş
göremezlik tazminatı, 1.500 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 50.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 184.510,01 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusunda uzman bilirkişiden alınan kusur raporunda sigortalı araç sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda davacının %14 oranında sürekli maluliyeti olduğunun, iyileşme süresinin 180 gün olduğunun ve 90 gün bakıcıya ihtiyacı olduğunun bildirildiği, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda davalı tarafından yapılan ödemenin mahsup edilmediği, davacı tarafından verilen ıslah dilekçesinde bu husus gözetilmiş ise de hesaplama sırasında maddi hata yapıldığı, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri yönünden taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 181.489,45 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.500 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.413,20 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 184.402,65 TL maddi tazminatın 25.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının sürekli maluliyet oranının hatalı belirlendiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinden sorumluluğu bulunmadığını, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan maluliyet raporunun yetkili sağlık kuruluşu tarafından davacının bizzat muayenesi yapılmak suretiyle olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri gözetilerek ve kaza ile illiyet bağı kurulmak suretiyle düzenlendiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi kapsamında olmayan geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden davalının sorumlu olduğu, Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde davacının zararının belirlendiği, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinde isabetsizlik olmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik başvuru belgeleri tamamlanmadan dava sürecine girilmesi nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusurunun değerlendirilmediğini, hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının sürekli maluliyet oranının hatalı belirlendiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinden sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu ileri sürerek ... kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından ... poliçesi ile teminat altına alınan motosikletin davacı yayaya çarpması sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacı tarafından zararın belirlenmesi için yeterli belgeler ile başvuru yapılmış olmasına, olayın oluşu itibarıyla davacının müterafik kusuru bulunmamasına, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmamasına, davalının bakıcı giderinden sorumlu olmasına, kararda temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiş olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Davalı ..., dava tarihinden önce dava konusu kaza nedeniyle davacıya ödeme yapıldığını, bakiye zarar bulunmadığını ileri sürmüştür.
O hâlde; öncelikle ödeme tarihi itibarıyla yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Bunun için ödeme tarihindeki veriler (ödeme tarihindeki asgari ücret vs.) dikkate alınarak tazminatın belirlenmesi, bulunan tutardan koşulları varsa 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 87 nci maddesi gereğince hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle gerekli indirimler yapıldıktan sonra ortaya çıkan miktar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak ödemenin yeterli olup olmadığının araştırılması; ödeme yeterli ise davacının bakiye zararı kalmadığından davanın reddine
karar verilmesi, ödeme yetersiz ise karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminatın
hesaplanması (davacı tarafından kararın temyiz edilmediği ve davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek), zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince hesap raporunun düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmak suretiyle hesaplanan tutardan en son olarak davalı tarafından yapılan ödeme mahsup edilerek bakiye zarar yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.
- Davalı ... tarafından başvurusu üzerine davacıya, 25.02.2021 tarihinde 68.510,55 TL ödeme yapılmış olup bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
Davalı ... tarafından yapılan ödemenin davadan önce olması durumunda ödemenin güncellenmiş değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği açıktır. Zira, davadan önce parayı alan ve bu dönem zarfında parayı kullanan davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesinin önlenebilmesi için, davadan önce yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan güncellenerek düşülmesi gerekir.
Somut olayda; hükme esas alınan hesap raporunda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin tenzil edilmediği, davacı vekili tarafından hesap raporunda belirlenen tazminattan ödemenin tenzil edildiği ve bu şekilde kalan miktar gözetilerek davanın ıslah edildiği anlaşılmaktadır. Ancak ödeme dava tarihinden önce olduğundan güncellenerek tenzil edilmesi gerekirken davacı vekili ıslah dilekçesinde ödemeyi güncellemeden tenzil etmiştir.
Zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince ödeme günü ile tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi de hesaplanarak ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan tazminat kalemlerinden indirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
- Kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının, gelir getirici bir işte çalışmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancı bulunmadığı anlaşılmakla geçici iş göremezlik zararı da doğmamıştır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan ve gelir getirici bir işte çalıştığı tespit edilemeyen davacı hakkında geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince geçici iş göremezlik talebinin reddi yerine kabulü isabetli olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
- Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği
hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı yararına fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Değerlendirme bölümünün (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sürekli veya geçici güç kaybı, kazanç kavramından ayrı, güç kaybı kuramı içerisinde değerlendirilmesi gereken bir zarar türüdür. Geçici güç kaybına uğrayan kişi, çalışmayan ve kazanç elde etmeyen birisi olsa dahi, geçici iş göremezlik süresince günlük yaşamını sürdürürken, daha fazla güç (efor) sarf edeceği için, geçici güç kaybı tazminatı isteme hakkına sahiptir. Somut olayda zarar gören davacının olay tarihinde 18 yaşından küçük olup, gelir getiren bir işte çalıştığı da ispat edilemediğinden tedavi müddeti boyunca geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı bu nedenle talebin reddi gerektiğine ilişkin verilen bozma kararının 4 numaralı paragrafına katılamıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:02:07