Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/15117
2023/6794
22 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1249 Esas 2022/1556 Karar
HÜKÜM/KARAR: Pasif husumet yokluğundan usulden ret/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 7 Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/447 Esas 2022/120 Karar
Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin de kat maliki olduğu İstanbul ili Şişli ilçesi 777 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından riskli yapı olduğunun tespit edildiğini, riskli yapı tespitinin usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle müvekkili tarafından İstanbul 1. İdare Mahkemesinde iptal davası açıldığını ve mahkemenin 2014/541 Esas ve 2015/402 Karar sayılı kararı ile riskli yapı tespitine yönelik idari işlemin iptal edildiğini, davalı tarafından idare mahkemesindeki dava devam ederken Şişli Belediyesine başvuru yapılarak yıkım izni alındığını ve riskli yapı teşkil etmeyen binanın yıkıldığını, yıkım nedeniyle müvekkilinin evinden taşınmak zorunda kaldığını ve o günden beri kira bedeli ödediğini, ayrıca taşınma için nakliye masrafı yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin yaşının geçkin olduğunu, yaşanan süreç nedeniyle ağır üzüntü yaşadığını, taşınma esnasında müvekkiline ait yarım asırlık para koleksiyonun yarısının kaybolduğunu, değerli tablolarının zarar gördüğünü, bu nedenlerle müvekkilinin manevi zarara da uğradığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 50.000 TL kira bedeli, 4.000 TL nakliye bedeli ve 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin de riskli yapı tespiti yapılan binada kat maliki olduğunu, İstanbul 1. İdare Mahkemesinin 2014/541 Esas ve 2015/402 Karar sayılı dosyasında verilen iptal kararının Danıştay 14. Dairesince bozulduğunu, dolayısıyla binanın riskli yapı teşkil etmediği ve sağlam yapının yıkıldığı yönündeki iddianın doğruluğu olmadığını, müvekkilinin haksız bir eylemin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2019 tarihli ilk kararında; Şişli Belediyesi ile davalıya yöneltilen davada heri ki dava yönünden yargı yolu bakımından dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli kaldırma kararı üzerine davalı Belediye yönünden dosyanın tefrikine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan yıkım işleminin idari bir işlem olduğu, dolayısıyla haksız fiil hükümlerine göre davalı ...'in herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İstanbul 1. İdare Mahkemesince riskli yapı tespitine ilişkin idari işlemin iptaline karar verildiğini ve verilen kararın onandığını, davalının dava devam ederken Şişli Belediyesinden yıkım izni almak suretiyle sağlam binayı yıktığını, yıkım nedeniyle müvekkilinin taşınmak zorunda kaldığını, bu süreçte maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkilin mağduriyetine sebep olan davalının yıkımı gerçekleştiren kişi olması nedeniyle bu eylemin doğurduğu maddi ve manevi zarardan sorumlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, davaya konu yıkım eyleminin idari nitelikte bir işlem olmasına, İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nin 2014/541 E. 2015/402 K. numaralı kararında idari nitelikteki işbu yıkım işleminin iptaline karar verilmesine rağmen binanın riskli yapı kapsamında olması nedeniyle İdare Mahkeme kararının Danıştay 14. Dairesi tarafından bozulmuş olmasına, olayda davacının kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilebilecek, kanunun aradığı niteliklere uygun haksız bir fiilin mevcut olmamasına, İlk Derece Mahkemesi kararında mahkemenin vakıa ve hukuki
değerlendirmesi bakımından, yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının bağımsız bölüm maliki olduğu İstanbul ili Şişli ilçesi 777 ada 8 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı ve 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespiti yapılan binanın, idare mahkemesince verilecek karar kesinleşmeden, davalı tarafından alınan yıkım izni üzerine yine davalı tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen yıkım işlemi nedeniyle davacının uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:02:07