Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/14613
2023/6595
17 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2018/2716 Esas 2020/1880 Karar
HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi/ Bölge Adliye Mahkemesince
İstinaf Başvurusunun Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2016/650 Esas, 2018/181 Karar
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı ...'nun temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 03.04.2016 tarihinde davacıların desteği ...'nun idaresinde bulunan traktör ile tarlada çalışırken meydana gelen tek taraflı kazada vefat ettiğini, davalının aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, müteveffanın eşi ve çocukları olan davacıların destekten yoksun kaldıklarını belirterek davacı eş için 5.000,00 TL, çocuklar için ayrı ayrı 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında dava değerini eş Sabahat için 290.000,00 TL, Hatice için 14.926,00 TL, Fatih için 4.144,00 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; poliçe ile sorumluluklarının poliçe genel ve özel şartları çerçevesinde sigortalının kusuru oranında ve teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davalının davacıların desteği ... idaresinde bulunan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, olayın meydana geldiği yerin karayolu olmadığını, tarla olduğundan sigorta şirketinin sorumluluğunu bulunmadığını, trafik sigortası genel şartları gereğince talebin teminat dışı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece toplanan delillere göre; kazada ölen ... aracın sürücüsü olduğundan yeni genel şartlara göre üçüncü kişi olarak kabulünün mümkün olmadığı, Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle somut olayda %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan muris sürücünün tam kusuruna isabet eden destek tazminatı talebi sigorta teminatı kapsamında olmadığı, poliçenin teminat başlangıcı tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu'nda da sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmayıp teminat içi hallerin gösterilmiş olmasına göre açıklanan gerekçelerle tamamen kendi kusuru ile meydana gelen kaza sonucu ölen ve üçüncü kişi olarak da kabulü mümkün bulunmayan müteveffa sürücü ...in eşi ve çocuğu davacıların, poliçe düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının yukarıda açıklanan hükümleri ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin benzer bir olayda verdiği emsal oluşturacak nitelikteki 31.10.2017 tarihli, 2017/1541 Esas 9897 sayılı ayrıntılı gerekçe içeren kararı uyarınca davalı ... şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece Yargıtay içtihatlarına aykırı bir şekilde karar verildiğini, tek taraflı kazalarda müteveffanın mirasçılarına tazminat verilmesi gerektiğinin kabul edildiğini, bunun davacıların kazanılmış hakkı olduğunu, Hukuk Genel Kurulu'nun 15.06.2011 gün ve 2011/17 142 E, 2011/411 K sayılı ilamında ve yine ayrıca 12.01.2015 tarih 2013/13180 Esas 2015/36 Karar sayılı ilamında mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün mirasçılarının açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davasında da, Kanunun 92 nci maddesinde, araç sürücüsünün desteğinden yoksun kalanların isteyebileceği tazminatların kapsam dışı olduğuna dair bir düzenlemeye yer verilmediği ve sürücünün desteğinden yoksun kalanların üçüncü kişi olduğu kabul edilerek zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tazminat talep edebileceklerinin kabul edildiğini, mahkemece reddedilecek davada aktüer raporu alınarak çok yüksek bir vekalet ücreti ödemelerine neden olunduğunu, yasa değişikliği cihetiyle reddedilecek davada aktüerya bilirkişi incelemesinin yapılması ve davacıların aleyhine çok yüksek fahiş miktarda davacıları mağdur edecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, vekalet ücretinin maktu verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Genel Şartların "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı A.6. maddesi (d) bendinde; "destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri" teminat kapsamı dışında bırakıldığı, bu nedenle kendi ölümüne neden olan sürücünün (desteğin) tam kusuruna isabet eden destek tazminatı talebinin ... poliçe teminatı kapsamında olmadığı, açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre, davacının davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunmadığının belirtildiği, bu nedenlerle dosya kapsamı ve Yargıtay uygulamasına göre davacıların destek tazminatı isteminin teminat kapsamında olmadığı belirtilerek, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Hukuk Genel Kurulu'nun 15.06.2011 gün ve 2011/17 142 E, 2011/411 K sayılı ilamında ve yine ayrıca 12.01.2015 tarih 2013/13180 Esas 2015/36 Karar sayılı ilamında mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün mirasçılarının açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davasında, kanunun kapsam dışılığı düzenleyen 92 nci maddesinde, araç sürücüsünün desteğinden yoksun kalanların isteyebileceği tazminatların kapsam dışı olduğuna dair bir düzenlemeye yer verilmediğini ve sürücünün desteğinden yoksun kalanların üçüncü kişi olduğu kabul edilerek zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tazminat talep edebileceklerinin kabul edildiğini, davacılar aleyhine belirlenen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; 03.04.2016 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.1 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 91 ve 97 nci maddeleri,
-
Değerlendirme
-
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacılar vekili tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacı eş için 5.000,00 TL, çocuklar için ayrı ayrı 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında dava değerini ıslah dilekçesi ile eş için 290.000,00 TL, Hatice için 14.926,00 TL, Fatih için 4.144,00 TL olarak belirlemiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş olmakla davacılar Hatice ve Fatih aleyhine reddedilen miktarların ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacılardan ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
- Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar Hatice ve Fatih vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
-
Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ...'na yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:03:32