Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9914
2023/6593
17 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2018/2520 E., 2020/1010 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kabulü Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/902 Esas 2018/1281 Karar
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili sigorta şirketine 23.08.2013 2014 tarihleri arasında ... ile sigortalı olan davalıya ait aracın, 29.09.2013 tarihinde ...'in sevk ve idaresinde iken tek taraflı trafik kazası gerçekleştiğini ve ...'in vefat ettiğini, desteğinden yoksun kalan eşi ve çocuklarının davacı ... şirketine karşı destekten yoksun kalma tazminatı talepli dava açtıklarını, Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1750 Esas sayılı dava dosyası üzerinden görülen davada, destekten yoksun kalanlar yararına 124.340,57 TL'ye hükmedildiğini, anılan dava dosyası kapsamında destekten yoksun kalanlara 26.02.2016 tarihinde yargılama giderleri ile birlikte 143.176,00 TL ödendiğini, ...'in gerekli ehliyetnameye sahip olmadan aracı kullandığını ve buna göre genel şartlardaki rücu koşullarının oluştuğunu, davalı işleten aleyhine girişilen takibin itiraz üzerine durduğunu beyanla, Gaziantep 13. İcra Müdürlüğü'nün 2016/200480 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, kazada ölen ...'in tam kusurlu olduğunu ve sürücü belgesinin bulunmaması hususundaki sorumluluğun davalıya yüklenemeyeceğini, tazminat miktarının belirlenmesi için yargılama yapılması gerektiğinden icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, Gaziantep 13. İcra Müdürlüğü'nün 2016/200480 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davanın sonucu beklenmeden karara varıldığını, davalı şirketin yaptığı ödemeden davalının sorumlu tutulamayacağını, Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davanın müvekkiline ihbar edilmemesi nedeniyle bu dava sonucunun müvekkilini bağlamayacağını, müvekkilinin işletenlik sıfatının bulunmadığını, ölen ...'in kaza yapan aracı satın aldığını ve maliki olduğunu, harici satış sözleşmesinin dikkate alınmadığını, işletenin ... olduğunu, bu nedenlerle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usuli işlemlerin kanuna uygun şekilde yapılarak, aşamalarda ileri sürülen iddia ve cevapların denetimi sağlayacak biçimde eksiksiz sergilenip, hükme esas alınan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle ehliyetsiz sürücü tarafından kullanılan ve tek taraflı kaza yapan... plakalı aracın 19.09.2013 tarihinde davalı tarafından noter senediyle satın alındığı, aracın zorunlu trafik sigortasının 23.08.2013 tarihinde yapıldığı, 20.08.2013 tarihinde haricen satıldığı iddia olunan araca davalının 23.08.2013 tarihinde kendi adına trafik poliçesi tanzim ettirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunun anlaşılmasına göre davalı tarafça yapılan istinaf itirazları yerinde görülmeyerek incelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... şirketinin dava dışı ...'in mirasçılarına kesinleşmeyen bir mahkeme kararına dayanarak ödeme yaptığını, Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1750 Esas sayılı dosyasında davanın sonucu davalyı etkilemesine rağmen ihbarda bulunulmadığını, ekte sunulan tahsilat makbuzundan da anlaşıldığı üzere trafik poliçesinin bedelinin ... isimli kişi tarafından ödendiğini, poliçenin davacı tarafından yaptırılmadığını, aracın vefat eden ...’e satıldığını ve bu aracın vefat eden ...’in fiili hakimiyetinde olduğunu, ...’in araç alım satımı ile uğraştığından kaza yapılan araçtan da ekonomik yarar sağlayan kişi olduğunu ve aracın masraf ve rizikolarına katlandığı dikkate alındığında vefat eden ...’in işleten olduğunda hiçbir şüphe bulunmadığını, mahkemeye harici satış sözleşmesi sunulmasına rağmen mahkemece hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, gerek sigorta şirketi gerekse de vefat eden ...'in mirasçılarının üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceğini, sigorta şirketi, sigorta sözleşmesinin tarafı olması nedeniyle vefat eden ...'in mirasçılarının borç ve alacaklarına halef olmaları nedeniyle davada üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın 29.09.2013 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu destek ...'in hayatını kaybetmesi nedeniyle davada hak sahiplerine ödenen destekten yoksun kalma tazminatının sürücünün ehliyetsiz araç kullanmasından dolayı davalı/ işletenden rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali ve icra miktar tazminatı talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114 ve 115 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, B. 4. B maddesi, 6502 sayılı Kanun'un 3/1, 73/1 ve 83/2 nci maddeleri.
- Değerlendirme
1.28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde belirtilmiştir. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
Yine Kanun'un 83 üncü maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Buna göre, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin (1) bendi uyarınca davalının tüketici sayıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu, aynı Kanun'un 73 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince tüketici işleminden kaynaklı davalara Tüketici Mahkemelerince bakılacağı, 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasında da diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi 6502 sayılı Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı bulunan davalıya ait aracın karıştığı kaza sebebi ile dava dışı 3. kişiye ödenen tazminatın, sigortalı aracın sürücüsünün ehliyetsiz olması sebebi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları uyarınca davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesi talep edilmektedir. Dava, sözü edilen Kanun'un yürürlüğünden sonra açılmıştır. Yukarıda açıklanan Kanun maddeleri ve düzenlemeler ışığında, davacı ... ile davalı sigortalı arasında akdedilen sigorta sözleşmesi bir tüketici işlemidir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık tüketici işlemi olup, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalmaktadır. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup 6100 sayılı Kanun'un 114 ve 115 inci maddesi gereği dava şartlarındandır. Bu nedenle de yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. O halde taraflar arasındaki uyuşmazlık tüketici işlemi olan sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından 6502 sayılı Kanun'un 3/1, 73/1 ve 83/2 madde hükümleri gözetildiğinde somut olayda davanın görülmesinde Tüketici Mahkemeleri görevlidir. Bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, incelemesine girilerek kararın verilmesinin doğru olmadığı, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
V.KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
-
Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye
Mahkemesine gönderilmesine,17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:03:32