Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/1664

Karar No

2023/6556

Karar Tarihi

17 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/211 E 2020/330 K

HÜKÜM/KARAR: Kabulüne /Esastan Reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 8. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/149 E 2019/386 K

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı davalı ... vekili tarafından tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Kayseri 6. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14625 sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, borçlunun adına kayıtlı Karabük ili, Beşbinevler Mah. Arkut yolu mevkii, 322 ada, 7 parsel, zemin kat 1 nolu bağımsız bölümün kaydında yer alan ipotek ile beraber diğer davalıya devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirket yanında çalıştığını, takibe konu senedin teminat olarak alındığını, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, davacının aciz vesikası şartını gerçekleştirmediğini, satış işleminin gerçek olduğunu, davalı ... Küçük Yılmaz’ın davaya konu evi satın alabilmek için kredi kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davalı ...’ın köylüsü olduğunu, kendisi kanser hastalığı nedeniyle maddi olarak çok sıkışık olduğunu ve acil paraya ihtiyacı olduğunu, taşınmazını satmak istediğini söylemesi üzerine 53.000,00 TL bedel ile taşınmazı satın aldığını, davacı vekilinin takipten haberdar olduğuna ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını, Hüseyin’in de kendisine takip ile ilgili bir şey söylemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 26.11.2019 tarihli ve 2018/149 esas ve 2019/386 karar sayılı kararıyla; " .... taşınmazın bedeli ile satış bedeli arasında misli ile fark olması, devrinin ödeme emrinden 2 gün sonra yapılmış olmasına göre davanın kabulü ile, dava konusu Karabük İli, Beşbinevler Mah. Arkut Yolu Mevkii, 322 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davalı borçlu ... tarafından diğer davalı ...'a 18/12/2017 tarih ve 12772 yevmiye nolu işlemi ile satışına dair tasarrufun iptaline ve davacı tarafa işbu taşınmaz üzerinde Kayseri 6. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14625 Esas sayılı dosyalarındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yapma yetkisi tanınmasına

" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin davacı şirket yanında 2016 yılının 5. ayı ile 2017 yılının 8. ayları arasında sigortasız olarak çalıştığını, bu çalışma süresi içinde kendisinden işverene herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen işverenlerin genel bir uygulaması olduğu için boş senet alınıp 15.09.2016 tanzim 15.12.2016 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli olarak işveren tarafından doldurulduğunu, bu haliyle geçerli bir borç ilişkisinin bulunmadığını, davaya konu tasarrufun gerçek bir satış işlemi olduğunu, müvekkili tarafından açılan menfi tespit davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili aleyhine İcra Mahkemesinde açılan ceza davasından beraat ettiğini, davaya konu edilen alacağın birden fazla temlik edildiğini bunun takibin mesnetsiz olduğunu gösterdiğini belirterek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 b 1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları ileri sürmüş ayrıca davacının alacağının gerçek bir alacak olmadığını da tekrarlamıştır.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri

  1. Değerlendirme

1 Tasarrufun iptali davası, borçlu tarafından alacaklısını zarara uğratmak kastıyla gerçekleştirilen tasarruftan zarar gören alacaklının, borçlunun mal varlığından çıkarmış olduğu, mal ve hakların veya bunların yerine geçen kıymetlerin, tekrar borçlunun mal varlığına geçmesini sağlamak ve bu yolla alacağını elde etmek amacıyla açtığı davadır.

Alacaklı tarafından açılan böyle bir dava ile cebri icra yolunun tamamlanması amaçlanır. Açılan dava kanıtlandığı takdirde tasarruf tamamen iptal edilmez. Sadece dava konusu mal borçlunun mal varlığından hiç çıkmamış addedilerek, alacaklı bu malı haczettirerek sattırıp, satış bedelinden alacağını elde etme olanağını bulur. Dolayısıyla, tasarrufun iptali sadece, bu davayı açan alacaklının, kendisini zarara uğratmak kastıyla hareket eden borçludan cebri icra yoluyla alacağını tahsiline olanak sağlayan bir yoldur.

Açıklanan amaç ve dava sonunda elde edilecek menfaat gözetildiğinde, tasarrufun iptali davasının dinlenebilmesi için; alacaklının borçluda gerçek bir alacağının olması, borcun tasarruftan önce doğması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması ve borçlu hakkında alınmış aciz belgesinin bulunması gereklidir.

Somut olayda, davacı ...'ın dosyayı Kayseri Nar Emlak Gayrımenkul 'den temlik aldığı, temlik öncesi asıl alacaklının Kayseri Nar Emlak Gayrımenkul olduğu, Kayseri Nar Emlak Gayrımenkul tarafından davalı borçlu ... aleyhine 15.09.2016 tanzim tarihli 15.12.2016 vade tarihli 120.000 TL bedelli senede dayalı olarak davalı borçlu aleyhine Kayseri 6. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14625 sayılı dosya ile takip yapıldığı ve takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.

Asıl alacaklı Kayseri Nar Emlak Gayrımenkul dosyadaki alacağını ...'a temlik etmiştir.

Davalı borçlu tarafından asıl borçlu Kayseri Nar Emlak Gayrımenkul'a herhangi bir borcunun olmadığı, icra dosyasının dayanağı olan senedin, davacı yanında çalışırken teminat olarak imzalatıldığı, bu uygulamanın birçok işyerinde yapıldığı, herhangi bir borç ilişkisine dayalı olmadığı, davacının alacağının gerçek olmadığı iddia etmiş, iş bu tasarrufun iptali davası sırasında da Kayseri 6. İş Mahkemesi'nin 2020/247 E sayılı dosyası ile davacı aleyhine menfi tespit davası açtığını beyan etmiştir.

Her ne kadar tasarrufun iptali davasından sonra açılan menfi tespit davasının sonucunu beklemeye gerek yok ise de anılan davanın istinaf incelemesi sonrasında karara bağlandığına dair dosyaya duruşma zaptı ibraz edildiği, iş bu duruşma zaptında da davalı ...'ın 120.000 TL borçlu olmadığının tespitine karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, menfi tespit davasında verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

2 Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. KARAR

1.Yukarıda değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

2.Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine,

Dosyanın HMK 373/1 hükmü gereğince kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.05.2023 tarihinde oybirlliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesiderecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:03:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim