Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/735
2023/6544
16 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1390 E., 2021/170 K.
HÜKÜM/KARAR: Kabul Yeniden hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) 19 uncu maddesine dayalı muvazaalı işlemin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalılar ve dahili davalı yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın dahili davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince dahili davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesisine, davanın dahili davalı yönünden reddine, davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; zeytin yetiştiriciliği ile uğraşan davacıdan davalı ...'ın 2016 yılında 27.045 kg zeytini 18.09.2016 tarihinde 161.774,90 TL karşılığında satın aldığını, bu satış karşılığında davalı ... tarafından 01.10.2016 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli, ve 20.12.2016 tarihli 111.774,00 TL bedelli iki adet çekin davacıya teslim edildiğini, ancak çeklerin süresinde muhatap bankaya ibraz edilmesine rağmen bedellerinin ödenmediğini, dava dışı banka tarafından çeklere karşılıksız şerhi verildiğini, davacının kambiyo senetlerine dayalı alacağı nedeniyle davalı ... aleyhine 28.02.2017 tarihinde ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/222 Esas sayılı icra dosyası ile takip başlattığını, davalının borcunu ödememek için ... İli, ... İlçesi, ... Mah., 627 ada 159 parsel, 10 nolu bağımsız bölüm ile aynı yer 121 ada 32 parsel,1 nolu bağımsız bölümü 03.10.2016 tarihinde eşi davalı ...'a, ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Mevkii, 1230, 1231, 1232, 1233 parseller ile aynı yer 1252 parsel, tarla vasıflı taşınmazları 28.09.2016 oğlu ...'ın eşi (gelini) davalı ...'a satış suretiyle temlik ettiğini, daha sonra 17.10.2017 tarihinde yani eldeki dava açıldıktan kısa bir süre sonra davalı ... tarafından 121 ada 32 parsel, 1 nolu bağımsız bölümün 1/2 hissesinin dahili davalı ...'e 17.10.2017 tarihli satış akit tablosu ile satıldığını, takip borçlusu davalı ...'ın aynı çatı altında birlikte yaşadığı eşi ...'ın takip borçlusunun mallarını satış suretiyle devretmesi için haklı bir nedenin olmadığını, davalı ... tarafından dahili davalıya yapılan satışın da mal kaçırma amacını taşıması nedeniyle geçerli olmadığını, temlik işlemlerinin alacaklılardan mal kaçırmak amacı taşıdığını ve muvazaalı olduğunu beyanla, ... İli, ... İlçesi, ... Mah., 627 ada 159 parsel, 10 nolu bağımsız bölüm, 121 ada 32 parsel,1 nolu bağımsız bölüm, ... İlçesi, ... Mah., ... Mevkii, 1230, 1231, 1232, 1233 parseller ile 1252 parsel hakkında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19 uncu ve İcra İflas Kanunu'nun 283/1 madde hükmüne kıyasen ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/222 Esas sayılı icra takibinin konusu olan alacak ve fer'ileri ile sınırlı olarak cebri icraya devam edilmesine ve haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu icra dosyasında borçlu ...'a 03.03.2017 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği, 09.03.2017 tarihinde ödeme emrinin kesinleştiği, eldeki davanın ise 27.09.2017 tarihinde açıldığı, 17.10.2017 tarihinde dahili davalıya satış yapıldığı, dahili davalıya yapılan satışın eldeki davanın açılmasından kısa bir süre sonra gerçekleştiği, yine davalı ... ve ...'ye yapılan devir tarihlerinin yakın olduğu, taraflar arasındaki aynı çatı altında yaşama durumu ile akrabalık da gözetildiğinde her iki davalıya yapılan devirlerin de mal kaçırmak kastı ile yapıldığının açık olduğu, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından davalı ...'ın ekonomik durumunun herkesçe bilindiği ve başkalarını da mağdur ettiğinin ifade edildiği, devredilen taşınmazların satış tarihindeki değerleri ile taşınmaz akit tablosundaki değerleri arasında fahiş farklar olduğu, dahili davalının ..., ... ve ...'ın fiili durumunu bilebilecek olması sebebiyle kötü niyetli ve mal kaçırma kastıyla hareket ettiğinin kabulü gerektiği, dahili davalının alıcı olarak ipoteği kapatıp kalan bakiyeyi ödemek suretiyle taşınmazı satın almak durumu varken bunu yapmayıp ipotekli şekilde taşınmazı devralmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenle dahili davalıya yapılan satışın gerek bir satış sayılamayacağı, davacının 1252 parsele ilişkin davasından vazgeçmesi sebebiyle, bu parsele ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalılardan ..., ..., ..., dahili davalı ...'e karşı açılan davanın kabulüne, takibe konu alacağın (... İcra Müdürlüğü'nün 2017/222 Esas sayılı takip dosyası için) asıl ve ferileri yönünden borçlunun tasarruflarının (... İli, ... İlçesi, ... Mah., 1230 parsel, 1231 parsel, 1232 parsel, 1233 parsel ve ... İli, ... İlçesi, ... Mah., 627 ada 159 parselde 10 nolu bağımsız bölümün 03.10.2016 tarih 14321 yevmiye ile satılan 1/2 hissesi hakkında ve ... Mah., 121 ada 32 parsel A blok zemin kat 1 nolu bağımsız bölümün 17.10.2017 tarih 14308 yevmiye ile tamamı satılan taşınmazın 1/2 hissesi hakkında) iptaline ve İcra İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelere gereğince anılan takip dosyasındaki alacak miktarları ve ferileri ile sınırlı olmak üzere, davacıya tasarrufa konu taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisinin tanınmasına, ... İlçesi, ... Mah., 1252 parselde kayıtlı taşınmaz için davacı tarafından dava geri alındığından bu parselle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Dahili davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; ... ilçesinin büyük bir ilçe olduğunu, bir çok kişinin zeytin ticareti ile uğraştığını, dava konusu taşınmazlardan sadece birini (121 ada 32 parsel A Blok 1 nolu işyeri) müvekkilinin 17.10.2017 tarihinde 150.000,00 TL ödeyerek ve yaklaşık 200.000,00 TL ipotek borcu ile beraber satın aldığını, satın aldığı tarihte tapuda herhangi bir tedbirin olmadığını, müvekkilinin 150.000,00 TL ödemeyi banka kanalıyla yaptığını, dekontun açıklama kısmına satın alınan dükkanın parsel bilgilerinin girildiğini, ayrıca müvekkilinin ipotek taksitlerinden birini de ödediğini, bilirkişi raporlarında müvekkiline ait taşınmaz için belirlenen değer ile müvekkili satın aldığı değer arasında fahiş fark bulunmadığını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin kötüniyetini ispatla mükellef olduğunu, borçlu ... ve satıcı ... ile müvekkilinin hiç bir akrabalık bağının olmadığını, müvekkilinin ekonomik durumunun iyi olduğunu, müvekkilinin ...'tan satın aldığı taşınmazın ...'a kim tarafından devredildiğini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkiline böyle bir yükümlülük yüklemenin hakkaniyetle bağdaşmayacağını, taşınmazın satış işleminin resmi ödeme dekontuna dayandığını, muvazaa işleminin ispat edilemediğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki davanın açıldığı tarih ile dava dilekçesinin davalı ...'ye tebliğ edildiği tarih gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından dahili davalıya eldeki dava tarihinden 20 gün kadar sonra, dava dilekçesinin tebliğinden ise önce 17.10.2017 tarihinde temlik edildiğinin anlaşıldığı, davalılar hakkında açılan tasarrufun iptali davalarının ise temlik tarihinden sonra açıldığı, ... ilçesinin büyük bir ilçe olduğu, herkesin birbirini rahatlıkla tanıyabilme ihtimalinin düşük olduğu, dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalılar ile dahili davalı arasında akrabalık ilişkisi bulunmadığı, dahili davalının davalılar ..., ... ve ...'nin ekonomik durumunu, haklarındaki dava ve icra takipleri ile davalı ...'a yapılan temlikin alacaklılardan mal kaçırma amacını taşıdığını bildiği veya bilebilecek durumda olduğu hususunun ispat edilemediği, dahili davalının kendisine yapılan temlikte iyiniyetli olmadığı hususunun kabul edilemeyeceği, bu nedenle dahili davalının yapılan temlikte iyiniyetli olduğu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023 üncü maddesinde yer alan korumadan yararlanacağının kabulü gerektiği, dolayısıyla dahili davalı hakkında açılan davanın reddi gerektiği gerekçesiyle dahili davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17.07.2018 tarih 2017/474 Esas 2018/464 Karar
sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353 (1) b/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulü ile; dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mah., 627 ada 159 parselde 4/40 arsa paylı, mağaza vasıflı, Zemin Kat, 10 nolu bağımsız bölümün 1/2 hissesinin davalı ... tarafından diğer davalı ...'a, ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Mevkii, 1230,1231, 1232, 1233 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazların davalı ... tarafından diğer davalı ...'a satış suretiyle temlikine ilişkin tasarruf işleminin davacının ... İcra Dairesi'nin 2017/222 Esas sayılı icra takibine konu alacağı ve fer'ileri ile sınırlı olarak iptali ile davacıya bu taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisi verilmesine, dahili davalı ... aleyhine dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mah., 121 ada 32 parselde 800/11200 arsa paylı, Asma Katlı Dükkan vasıflı, A Blok zemin kat, 1 nolu bağımsız bölümün 1/2 hissesine yönelik olarak açılan davanın reddine, vazgeçme nedeniyle dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Mevkii, 1252 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesine yönelik talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dahili davalının iyiniyetli kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalı ...'ın diğer davanın dava dilekeçesi kendisine tebliğ edildikten beş gün sonra taşınmazı dahili davalıya devir ve temlik ettiğini, dahili davalının 150.000,00 TL olan satış bedelini gerçek anlamda davalı ...'a teslim edildiğini ispat edemediğini, ödemeye dair dekontun bulunmasının taşınmazın fiilen teslim edildiği anlamına gelmediğini, ipotekli bir şekilde taşınmazı devir almanın satışın gerçek anlamda satış amacı taşımadığının güçlü bir delili olduğunu, dahili davalı ile davalıların aynı apartmanda ikamet eden komşular olduğunu, taşınmazın halen davalılar tarafından zeytin deposu olarak kullanıldığını, ipotekli gayrimenkulün ipotek alacaklısı tarafından davalı ... ile dahili davalı ... aleyhine ipotekli taşınmazın cebri icra yolu ile satışına dair icra takibi yapıldığını, icra dosyasına dair hiçbir bilgi ve belgenin tarafımıza tebliğ edilmediğini, dava konusu olan ... İli, ... İlçesi, 121 ada, 32 parsel, 1 no'lu bağımsız bölüm sayılı gayrimenkulün artık dahili davalı ...'in adına dahi kayıtlı olmayabileceğini, bu sebeple dahili davalının ihale bedelinden sorumlu olacağını, bu durumun değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19 uncu maddesine dayalı olarak dava konusu taşınmazların davalı borçlu ... tarafından davacının icra takibine konu alacağını imkansız kılmak amacıyla diğer davalılarla fikir ve eylem birliği içinde hareket etmek suretiyle, muvazaalı olarak diğer davalılara temlik edildiği iddiasıyla, temliki tasarrufların iptali ile davacı alacaklıya cebri icra yetkisi verilmesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19 uncu maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeler Kanunu'nun 331 inci maddesi
3.Değerlendirme
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331 inci maddesinde "(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.
(2) Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.
(3) Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir." düzenlemesi mevcut olup bu düzenlemeye göre davanın konusuz kalması halinde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderini takdir etmelidir.
Somut olayda, ... 9. İcra Dairesi'nin 2018/2795 esas sayılı dosyasında davalı ...'e bir bedel kalıp kalmadığı hususunun bildirilmesi istenilmiş olup; 20.12.2022 tarihli cevabi yazıda, ilgili icra dosyasında 14.03.2019 tarihinde verilen satış sonrası tensip kararında ihale bedelinin ipotek alacaklısının ipotek alacağını dahi karşılamadığından ihale bedelinin tamamının ipotek alacaklısı dava dışı Garanti Bankası A.Ş.'ye ödenmesine karar verildiği, dahili davalı ...'e iade edilecek bir bedel kalmadığı ve ilgili icra dosyasının 25.10.2021 tarihinde takipsizlik nedeniyle kapatıldığı belirtmiştir.
Şu halde, ipotekli taşınmazın paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibi sonucunda ihale bedelinden dahili davalıya herhangi bir bedelin kalmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince dahili davalı ... yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve davacının davayı açmakta haklı olduğu dikkate alınarak, taşınmazın devri işleminde tarafların yerleşim yeri adreslerine göre komşu olmaları, devir işleminin davalı ... Bilgiç'e yapılan dava dilekçesi tebliğinden kısa bir süre sonra yapılmış olması, taşınmazın ipotekli haliyle temlik alınması, dahili davalının da ticaretle uğraşması gibi nedenler değerlendirildiğinde dahili davalı ...'in iyiniyetli kabul edilemeyeceği, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumluluğuna gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:04:15