Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/9275
2023/6521
16 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1000 E., 2022/660 K.
HÜKÜM/KARAR: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2016/366 E., 2020/117 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi davalı ... ile ilgili kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Tarafların vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 16.05.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ..., ... ve ... şirketi hakkında yaptıkları takip sırasında borçlarını karşılayacak haczi kabil mallarının bulunmadığını, alacaklılardan mal kaçırma amacıyla dava konusu taşınmazlarını ve aracı diğer davalılara sattıklarını öne sürerek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... vekili cevap dilekçelerinde, iddianın aksine müvekkilinin borçlu ...'in kızını nişanlısı olmadığını, yatırım amaçlı olarak taşınmazı satın aldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
-
Davalı ...... ve ... şirketi cevap dilekçesinde, davanın görülebilmesi için gerekli aciz belgesinin sunulmadığını, 34 VT 888 plakalı aracın sattığı kişi olan ...'in iddia edildiği gibi ...'in kayınbiraderi olmadığı aksine araç satışında tanındığı; bu araç üzerinde de banka rehni bulunduğu ve satış ile kredi borcunun kapatıldığı, aracı alan kişinin ise polis memuru olduğu ve böyle muvazaalı bir işleme taraf olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu;.... plakalı aracın satışının ise müvekkilinin ablası olan ...'na olan borcuna karşılık olarak devredildiği bu şekilde satışların gerçek satış olduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı, "..borçlular Zamak Makina ...şirketi, ... ve ...'e karşı kambiyo senetlerine mahsus takip başlattığı ve takibin kesinleştiği borçlunun haczi kabil malvarlığının bulunmadığının haciz tutanağı ile tespit edildiği, yapılan araştırma sonucunda ... adına kayıtlı Darıca 10080 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 5 nolu bağımsız bölümün 62.000,00 TL'ye, ... adına kayıtlı 10750 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 10 nolu bağımsız bölümün 101.000,00 TL'ye 04/08/2016 tarihinde ...'a satıldığı; borçlu şirket adına kayıtlı ..... plakalı aracın 27.09.2016 tarihinde davalı ...'na,..... plakalı aracın 11.08.2016 tarihinde davalı ...'e satışının yapıldığı; söz konusu satış ve devirlerin mal kaçırmak gayesi ile muvazaalı olarak yapıldığından bahisle tasarrufların iptalinin talep edildiği, davalı ...'nun borçlu davalı şirketten 5.000,00 TL'ye satın aldığı .....plakalı aracın satış tarihi itibarıyla değerinin 15.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, davalı ...'nun davalı ...'in kardeşi olduğu, davalı ...'in borçlu davalı şirketten 50.000,00 TL'ye satın aldığı .....plakalı aracın satış tarihi itibarıyla değerinin 65.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, davalı ...'in davalı ...'in bacanağı olduğu, Yasanın 278/III 1.maddesine göre karı ve koca, usul ve füru, neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar bağışlama hükmünde olup ve iyiniyet ve bedel farkı gözetilmeden iptale tabi olduğu, 280/1 ve 2. maddelerinde malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar verme kasdıyla yaptığı bütün işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının sair tarafça bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceği, 3.şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısmı ise borçlunun durumunu ve amacını bildiği kabul edileceği, buna göre davalılar ...'nın borcun doğumundan sonra yapmış oldukları tasarrufların iptali gerekeceğinden bu davalılar yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı ..., davalı borçlu ...'den Darıca mah. 10080 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan 5 nolu bağımsız bölümü 04.08.2016 tarihinde 62.000,00 TL bedelle satın aldığı, davalı ...'den Darıca mah. 10770 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan 10 nolu bağımsız bölümü 04.08.2016 tarihinde 101.000,00 TL bedelle satın aldığı, 5 nolu bağımsız bölümün devir tarihi itibarıyla 260.000,00 TL, 10 nolu bağımsız bölümün devir tarihi itibarıyla 330.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, devirlerin borcun doğumundan sonra yapıldığı, taşınmazların gerçek değeri ile satış değeri arasında belirgin bir farklılık olduğu, davalı ...'ın taşınmazlar için 500.000,00 TL ödediğini iddia ettiği ancak ödemeye dair belge sunulmadığı, davalı tanığı ....'ın 200.000,00 TL'yi kendisinin verdiğini, 200.000,00 TL'yi bankadan çektiğini, bankadan çekilen bu paranın satış için verilip verilmediğinin belli olmadığı, kalan 300.000,00 TL'nin Kadir tarafından verildiğini ancak bu parayı nasıl temin edildiğini bilmediğini, 100.000,00 TL'nin elden ödendiğini, 400.000,00 TL'nin ise ipoteğin ödenmesi için .... Bey'e elden verildiğini, onun hesabına yatırıldığını ve hesaptaki bu paradan ipoteğin ödenerek kaldırıldığını beyan ettiği ancak para transferlerine ilişkin belge olmadığı, Darıca Emniyeti'nin 26/02/2018 tarihli araştırmasına göre 10 nolu bağımsız bölümde ...'nün oturduğu, 5 nolu bağımsız bölümde ...'in oturduğu, annesi ...'in vefat etmiş olduğunun belirtildiği, davalı borçlu ...'in babasının ..., babasının annesinin ... olduğu, ... tarafından ...'a satışı yapılan 5 nolu taşınmazda ...'in babasının ikamet ettiği, davalı ... tarafından bu taşınmazın...... isimli kişiye kiralandığına yönelik kira kontratı sunulduğu ancak ...'in neye istinaden bu taşınmazda oturduğuna ilişkin bir belge sunulmadığı, devirlerin gerçek değerinden çok aşağıya alacaklıya zarara uğratacak şekilde yapılmış olduğundan bu tasarruflarında iptali gerektiğine kanaat getirildiğinden ..." gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin borçlular ile yakınlık veya akrabalık ilişkisini olmadığını, davacının borçlunun mali durumunu bildiğini ispatlayamadığını, ipoteğin satış günü satış bedelinden yatırılan para ile kaldırıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması için istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davalı ...'in, taşınmazları emlakçı vasıtasıyla alması ve tanık olarak dinlenen emlakçının bu hususu doğrulaması dikkate alındığında, borçluların mali durumunu bilebilecek bir yakınlık tanışıklık olduğu somut bilgi veya belge ile ispatlanmamıştır. Davalı ...'in aynı bölgede 12 adet daha taşınmazı olduğu anlaşıldığından davaya konu taşınmazları alım gücünün olduğunun kabulü gerekmiştir. Bunun yanında bankadan gelen yazı cevabına göre satış tarihinde borçlu Alaattin'in 400.000,00 TL bankaya yatırarak ipotekleri fek ettirdiği sabittir. Davalı borçluların ödeme güçlerinin bulunmaması nedeniyle 400.000,00 TL'yi davalı ...'in verdiğine dair savunması gerçekçi bulunmuştur ve bu durumda ivazlar arasında misli bedel farkı olmadığı açıktır. Taşınmazların kira sözleşmeleri sunulmuştur, Dask, vergi ödemesi vb. Davalı ... tarafından veya emlakçısı tarafından yapılmıştır. Belirtilen nedenlerle koşulları oluşmayan davanın davalı ... yönünden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir." gerekçesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak, bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... ile borçlu ...'in aynı sitede oturduklarını, borçlu ...'in taşınmazı satmasına rağmen babasının oturmaya devam ettiğini, ödeme gücü belgelenmediğini, önceden ödeme yapılması yaşam deneyimlerine aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu bildiğinin somut delillerle ispatlanmamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup,davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'a verilmesine,
Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz giderinin temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:04:15