Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/10196

Karar No

2023/6512

Karar Tarihi

16 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/358 E., 2019/716 K.

HÜKÜM/KARAR: Davalı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mah. Sıf.)

SAYISI: 2017/206 E., 2018/310 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... arasında 14.10.2015 tarihinde "Evim Paket Poliçesi'' adlı konut sigortası akdedildiğini, sigorta ettirilen Perşembe İlçesi Çınar mah.81 Ada 16 Parsel numarasında buluna iki katlı kargir binanın bulunduğu bölgede 07.07.2016 tarihinde gerçekleşen sel felaketi nedeniyle heyelan olduğunu, müvekkilinin konut olarak kullandığı sigorta ettirilen evin toprak altında kaldığını, bu nedenle müvekkilinin zaman kaybetmeden 09.07.2016 tarihinde Perşembe Kaymakamlığı'na 2637 evrak kayıt numaralı dilekçe ile başvurarak sigorta ettirilende ikamet edilebilip edilemeyeceğine dair yazı istediğini, yine 15.07.2016 tarihinde Ordu İl Afet Müdürlüğü'ne başvurarak rapor tanzimi talep ettiğini, Ordu Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü uzmanları tarafından ''Jeolojik Etüt Raporu'' düzenlendiğini, rapora göre müvekkilinin evi dahil olmak üzere toplam 8 konut ile 1 ahırın nakledilmesi gerektiği ve ayrıca bu yapıların bulunduğu bölgenin afete maruz bölge olduğu kanaatine varıldığı, müvekkilinin davalı ... şirketine halen yürürlükte bulunan sigorta sözleşmesi uyarınca sigorta tazminat miktarının ödenmesi talebiyle başvurduğunu, davalı ... şirketinin sadece eşya bedeli ödediğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL tazminatın rizikonun gerçekleşme tarihi olan 07.07.2016 tarihinden itibaren yasal faizi lie davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında dava değerini 91.370,66 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalanan konutun 2009 yılından başlamak üzere yapılan jeolojik etüt çalışmalarında yer kayması alanı içerisinde olduğu ve yer kaymalarına maruz kaldığının resmi raporlarla saptanmış olduğunu, ''Yangın Sigortası Genel Şartları Yer Kayması Klozu Teminat Dışında Kalan Haller madde 3'': ''Sigortanın başlamasından önce sigortalı kıymette yer kaymasının resmi makamlarca tespit edilmesi ''hükmü gereğince teminat dışı kaldığını, yine konuta ilişkin düzenlenen raporlarda istinat duvarı yapılması gerekliliği belirtilmiş olmasına rağmen gereğinin yerine getirilmediğini, 23.07.2009 tarihli raporla nakli uygun görülmüş olmasına rağmen gereği yapılmayarak iskâna devam edildiğini, davacı müracaatı ile sonradan bu nakil kararının iptal edildiğini, bu bilgiler doğrultusunda konutun heyelan alanı içerisinde kaldığını, davacı tarafça 2009 yılından beri bu durumun bilindiğini, istinat duvarının da raporlara rağmen yapılmamış olmakla hasarın kusuruna bağlı gerçekleştiğini, davacının talebinin poliçe genel şartlarına aykırı olduğunu bu nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, idare tarafından dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın yer kayması nedeniyle ağır afete maruz bölge ilan edildiği, dava konusu hasarın yer kaymasından meydana geldiği ve davacının konutunun da bulunduğu bölgenin 22.09.2017 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile yer kayması nedeniyle afete maruz bölge ilan edildiği, bu tarihten önce tanzim edilen jeolojik etüt raporları ve tespitlerde ise dava konusu alan afete maruz bölge ilan edilmemekle birlikte afete maruz bölge kararının alınmasına dair bir takım görüş ve önerilerin sunulduğu, tacir olan davalının yer kayması nedeniyle afete maruz bölge ilan edilmesi muhtemel bir yerde yer kayması klozunu da kabul ederek sigorta poliçesi düzenleyip, daha sonra yer kayması riskinin gerçekleşmesi ve hasarın oluşması sonrasında aynı bölge hakkında daha önce düzenlenen jeolojik etüt raporlarını gerekçe göstererek hasarı ödemekten kaçınmasının iyi niyetli bir davranış olmadığı, sigorta sözleşmesinin kurulduğu tarihte basiretli bir tacir olan sigortacının sigortaladığı konutu kontrol etmesi ve bu konutun bulunduğu alana ilişkin yapılan resmi tespitleri incelemesi gerektiği kabul edilerek poliçede yer alan klozlar ile birlikte sözleşmenin geçerli olarak kurulduğu anlaşılmış ve söz konusu poliçede yer kayması klozunun bulunduğu ve 22.09.2017 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ve zeminde yapılan inceleme neticesinde riskin gerçekleştiği görüldüğünden davalının ödemesi gereken tazminatın, hükme esas almak için yeterli ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna itibar edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 91.370,66 TL'nin, 07.07.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; binanında dahilinde bulunduğu bölgede 2009 yılından itibaren Valilik İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından kontrollü izleme yapıldığı, heyelan durumuna göre yapılan değerlendirmelerde binanın ya naklinin uygun görüldüğü ya da naklinin iptaline karar verildiği, bina için istinat duvarı öngörüldüğü nihayetinde olay sonrası ise nakline karar verildiği, ancak davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sigortalanan konutun 2009 Yılından başlamak üzere yapılan jeolojik etüt çalışmalarında yer kayması alanı içerisinde olduğu ve yer kaymalarına maruz kaldığı resmi raporlarla saptanmış olduğuna göre olayın teminat dışı kaldığını, bilirkişice tespit edilen hasar miktarının tamamına hükmedildiğini ancak poliçede Bağımsız Konutlar için hasar bedelinin %20'si sigortalı üzerinde kalır şeklindeki açık hüküm karşısında davanın tamamının kabulü usul ve yasaya aykırı olduğunu bu sebeble kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".. mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilip tartışıldığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, özellikle davalı ... şirketinin, poliçenin imzalandığı tarihte, yer kayması nedeni ile afete maruz bölge kararı alınması yönünde öneriler bulunan bir yerde, yer kayması klozunun yer aldığı poliçeyi imzaladıktan sonra riskin gerçekleşmesi üzerine, aynı bölge hakkında daha önce düzenlenen jeolojik risk raporlarına dayanarak tazminat ödenmekten kaçınmasının iyi niyet kuralına aykırı olduğu mahkemenin, tacir olan davalının sözleşmeyi imzalamadan önce, sigortalanan evi ve bulunduğu bölgeyi incelemesi gerektiği yönündeki değerlendirmesinin doğru olduğu anlaşıldığından, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı .."gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki sebebleri tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Evim Paket sigorta poliçesi ile teminat altına alınan konutun heyelan nedeniyle hasar görmesi sonucunda ortaya çıkan zararın, tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1453 üncü maddesi, Konut Sigortası Genel Şartları, Poliçe.

  1. Değerlendirme

  2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dava konusu olay sel su baskını nedeniyle oluşan heyelandan kaynaklı tazminat davası olup, taşınmaza ilişkin poliçe özel şartlarının "Muafiyet ve Koasürans Uygulamaları" başlığında "Sel ve Su baskınına ilişkin hasarda toplam sigorta bedelinin %2'si ödenecek tazminattan tenzil edilir, bu şekilde hesaplanacak tutar 1.500,00 TL'yi geçemez" düzenlemesi yer almakta iken hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu husus gözetilmemiş, mahkemece muafiyet hükmü dikkate alınmadan karar verilmiştir.

Yine, eldeki sigorta poliçesine dayalı maddi tazminat davası gerçek zararın giderilmesi amacına yönelik olup hükmedilen tazminat zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir, zarar görenin uğradığı gerçek zarar tespit edilmelidir.

Bu kapsamda hükme esas alınan inşaat bilirkişi raporundan, konutun ilçe merkezine olan mesafesi, inşaat yapımında kullanılacak malzemenin nakliye bedeli ve mesafeye bağlı olarak işçilik bedelinin fazla olacağı gerekçesiyle hesaplanan zarara %10 objektif değer artışı uygulanarak tazminat belirlenmiş ve Mahkemece buna göre karar verilmiştir. Ancak yapılan değerlendirme az yukarıda açıklanan sebeple hatalı olmuştur.

O halde Mahkemece, 80.064,24 TL olarak tespit edilen zarardan, sigorta bedelinin %2'si oranında muafiyet (1.500,00 TL'yi geçmemek üzere) indirimi yapılmak suretiyle ve objektif değer artışı uygulanmadan tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeden yazılı olduğu şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamış kararın bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

  1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesireddinederecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:04:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim