Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/861

Karar No

2023/6510

Karar Tarihi

16 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/93 E., 2022/278 K.

HÜKÜM/KARAR: Manevi tazminat davasının kısmen kabulü Maddi tazminat davasının kabulü

Taraflar arasındaki maddi manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili asıl davada; davalıların sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın yaya murise çarpması sonucu murisin vefat ettiğini, murisin ölmeden önce Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan emekli olduğunu, emekli olduktan sonra da gemilerde çarkçıbaşı olarak çalışmak için gemi adamı cüzdanı çıkarttığını ve bazı firmalarla 1500 2000 USD aylık ücret karşılığı anlaşma yaptığını, murisin müvekkillerinin eşi ve babaları olduğunu, müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını, elem çektiğini beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş Seher için 2.500,00 TL manevi, 50,00 TL maddi, davacı çocuk Oktay için 2.500,00 TL manevi, 50,00 TL maddi, davacı oğul Zafer için 2.500,00 TL manevi, 50,00 TL maddi tazminatın varsa murisin kusuru düşülerek kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle (davalı ... sadece maddi tazminatla, poliçe limitiyle ve dava tarihinden itibaren faizle sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; birleşen davada; ilk davada fazlaya dair haklarını saklı tuttuklarından ek dava olarak 16.4.2007 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 258.027,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden işleyecek faiziyle tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 03.04.2014 tarihli ve 2002/278 Esas, 2014/125 Karar sayılı kararıyla; maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davalı ... şirketinin 18.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile davacı ... için 53.661,21 TL, davacı ... için 4.584,27 TL, davacı ... için 17.489,40 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil alınarak davacılara verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile her bir davacı için 2.000,00 TL manevi tazminatın 23.05.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. edilmiştir.

IV. İLK BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

  1. Mahkeme kararına karşı asıl birleşen dava davacıları vekili ile asıl birleşen dava davalısı ... vekili, katılma yoluyla asıl birleşen dava davalısı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 05.07.2017 tarih ve 2014/25141 2017/7213 sayılı illamı ile ".... Asıl ve birleştirilen davalar hakkında tek hüküm kurulmuş olması, gerekçeli karar başlığında da tarafların asıl ve birleşen davadaki konumlarının belirtilmemesinin doğru görülmediği, asıl birleşen dava davalısı ... vekiline birleşen Kdz. Ereğli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/406 Esas sayılı dosyasındaki duruşma günü tebliğ edilmiş ise de, birleşen dava dilekçesi ve asıl davada hükme esas alınan 30.09.2013 tarihli hesap bilirkişi raporunun tebliğ edilmediği, HUMK'nun 73. maddesine göre; kanunun gösterdiği istisnalar dışında hâkim, her iki tarafı dinlemedikçe veyahut sav ve savunmalarını bildirmeleri için yasal şekillere uygun olarak davet etmedikçe kararını veremeyeceği, Yasanın bu açık hükmüne aykırı olarak ve mahkemece kendisine yöntemince tebligat yapılmayarak savunma hakkı kısıtlanmış olan asıl birleşen dava davalısı ... vekiline birleşen dava dilekçesi ve asıl davadaki hükme esas alınan 30.09.2013 tarihli hesap bilirkişi raporu usulünce tebliğ edilip, ortaya koyacağı deliller toplanıp savunması çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin doğru olmadığı" belirtilerek kararın bozulmasına bozma neden ve şekline göre asıl birleşen dava davacıları vekili ile asıl birleşen dava davalısı ... vekilinin tüm, katılma yoluyla temyiz eden asıl birleşen dava davalısı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

B. Mahkememece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 25.05.2018 tarihli ve 2017/258 Esas, 2018/116 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyularak asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 150,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, manevi tazminat yönünden talebin kısmen kabulü ile her bir davacı için 2.000,00 TL manevi tazminatın 23.05.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacılara verilmesine, birleşen mahkemenin 2007/406 Esas 2008/78 Karar sayılı davası yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı ... şirketinin 17.850,00 TL ile sınırlı sorumluluğu olması kaydı ile davacı ... için 53.611,21 TL, davacı ... için 4.534,27 TL, davacı ... için 17.439,40 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl ve birleşen davada davalılar ... vekili ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 10.11.2020 tarih ve 2020/4545 2020/6774 Karar sayılı ilamı ile; manevi tazminatın takdirinde T.B.K.nun 56. Maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına, davalı vekilinin hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz etmediği, 31. Celsede son alınan ek raporu (30.09,2013 tarihli) kabul ettiğine dair beyanları karşısında bu durumun davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşturmasına göre, davalı ... vekilinini diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra; "Dosya kapsamından davalı ... vekilinin yargılama sırasında yaptığı masrafların, hükümde kabul red oranına göre hesaplanarak davacının sorumlu olacağı miktar hakkında olumlu ya ad olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru olmamıştır. Davalı tarafça düzenlenen ... poliçesindeki ölüm kişi başına teminat limiti 11.000,00 TL'dir. Davalı ... şirketinin sorumlu olacağı tazminat yönünden hükme kesas alınan hesap raporunda ölüm kişi başı teminat limiti 11.000,00 TL olmasına rağmen garame hesabı yapılarak zarar eksik inceleme ile karar verilemez. Açıklanan maddi ve hukuki vakalar karşısında mahkemece; hak sahibi durumuna göre raporda hesaplanan toplam tazminat, davalı ... AŞ'nin düzenlediği ... poliçesindeki 11.000,00 TL'lik limiti aştığı için, tüm hak sahiplerinin (..., ... ve ...'ın) payları dikkate alınıp tazminatlarının hesaplanması ve tüm hak sahipleri arasında garameten paylaştırma yapılması konularında, ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre ve davalı ... şirketinin sorumluluğunun 11.000,00 TL teminat limiti kadar olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi doğru olmamıştır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkememece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için 50,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile her bir davacı için 2.000,00 TL manevi tazminatın 23.05.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen mahkemenin 2007/406 Esas 2008/78 Karar sayılı davası yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı ... şirketinin 11.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile davacı ... için 53.611,21 TL (davalı ... şirketinin sorumluluğu 7.793,94 TL), davacı ... için 4.534,27 TL (davalı ... şirketinin sorumluluğu 665,84 TL), davacı ... için 17.439,40 TL (davalı ... şirketinin sorumluluğu 2.540,22 TL) destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebebleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olay bakımından müvekkili şirketin poliçe teminat limiti ve dolayısıyla sorumluluğunun 11.000,00 TL olduğu, ne var ki temyiz talebine konu kararda müvekkili şirket bakımından asıl davada her bir davacı için 50,00 TL olmak üzere 150,00 TL ve birleşen davada 11.000,00 TL olmak üzere toplam 11.150,00 TL üzerinden hüküm kurulduğunu, asıl ve birleşen davanın toplamı bakımından bozma kararına uyulmasına rağmen tekraren müvekkil şirketin teminat limitini aşacak şekilde hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun asıl alacak bakımından 11.000,00 TL olduğu açık olmasına rağmen yerel mahkemece müvekkil şirket bakımından da 75.584,88 TL asıl alacaktan sorumluymuşçasına ilam vekalet ücreti, harç ve yargılama giderine hükmedildiğini, ilam vekalet ücreti, harç ve yargılama gideri bakımından müvekkili şirketin sorumluluğunun, hükmolunan toplam asıl alacak ile müvekkil şirketin sorumlu olduğu asıl alacak üzerinden oranlanarak belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan ve diğer davalının sürücüsü olduğu aracın, destek yayaya çarpması sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devama olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

  3. Davacıların maddi tazminat talebinden sorumluluğuna karar verilen davalı ... A.Ş.'nin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı sıfatıyla, meydana gelen zararı poliçe teminat limiti olan 11.000,00 TL dahilinde gidermekle yükümlü olduğu sabittir.

Mahkemece bozmaya uyularak asıl davada her bir davacı için 50,00 şer TL maddi tazminat olmak üzere toplam 150,00 TL ve birleşen davada ise ... için 53.611,21 TL (davalı ... şirketinin sorumluluğu 7.793,94 TL), davacı ... için 4.534,27 TL (davalı ... şirketinin sorumluluğu 665,84 TL), davacı ... için 17.439,40 TL (davalı ... şirketinin sorumluluğu 2.540,22 TL) ye hükmedilmiştir. Ancak verilen karar bozma kararına uygun olmayıp bozmanın gereği yerine getirilmemiştir.

Zira, davalı ... Şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarı bakımından asıl ve birleşen davada 11.150,00 TL'ye hükmedilerek sigorta şirketinin poliçe teminat limiti (11.000,00 TL) aşılmıştır. Bu durumda birleşen davada davalı sigortanın teminat limiti ile sorumlu olduğu miktarlar üzerinden 50,00'şer TL'nin indirilmesi suretiyle karar vermek gerekecektir.

Aynı şekilde; poliçedeki teminat limiti ile zarardan sorumlu olan trafik sigortacısının, yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olduğu, zarar miktarının limiti geçmesi halinde yargılama giderlerinin tamamından değil, sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre bu giderlerden sorumlu olduğu gözetilerek, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekir. Bu itibarla; maddi tazminatın vekalet ücretinden ve davanın kabul oranına göre belirlenen yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulması da bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR

  1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının B.1 bendinde yer alan "7.793,94 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine ,"7.743,94 TL" ibaresinin yazılmasına, aynı bentte yer alan "665,84 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "615,84 TL" ibaresinin yazılmasına, aynı bentte yer alan "2.540,22 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "2.490,22 TL" ibaresinin yazılmasına, E bendinde yer alan "12.093,58 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine " ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "12.093,58 TL vekalet ücretinin (davalı ... A.Ş.'nin 1.760,00 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine" ibaresinin eklenmesine, Ğ bendinde yer alan "..toplam 3.450,65 TL yargılama giderinin (%34,50 kabul oranı) 1.190,47 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine..." cümlesinin hükümden çıkartılarak, yerine "...toplam 3.450,65 TL yargılama giderinin (%34,50 kabul oranı) 1.190,47 TL'sinin (davalı davalı ... A.Ş.'nin 173,25 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine.." cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalı ... Şirketine iadesine,

Dosyanın, Mahkemeye gönderilmesine,16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecikabulükararyargılamakararıreddinemaddibozmadüzeltilerektemyizkısmenmanevisonrakibozmadanonanmasınatazminatdavasınıncevapmahkeme

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:04:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim