Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/14805
2023/6431
15 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/784 E., 2022/1174 K.
HÜKÜM/KARAR: Yargı Yolu Nedeniyle Dava Dilekçesinin Reddi/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/191 E., 2022/33 K.
Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asıllar dava dilekçesinde; davacı ...'nun davacı ...'na hamile olduğu sırada doktor kontrollerine düzenli olarak devam ettiğini, davacı ...'nın hamileliğinin 28 inci haftasında bel ağrısı şikayeti ile Zübeyde Hanım Doğumevi Hastanesine başvurduğunu ve erken doğum ihtimali nedeniyle hastaneye yattığını, bu sırada hastane görevlisi olan bir hemşirenin davacı ...'nın serumuna bir ilaç enjekte ettiğini, bu ilacın verilmesinden sonra davacı ...'nın doğum sancılarının başladığını ve davacı ...'ın dünyaya geldiğini, davacı ...'ın 39 gün boyunca küvezde kaldığını, bu süreçte davacı ...'ın sağlığı hakkında bilgi verilmediğini, taburcu oldukları sırada da kendilerine bilgi verilmediğini, davacı ...'ın 1 yaşına gelmesine rağmen oturamaması üzerine hastaneye başvurduklarını ve nöroloji uzmanı tarafından 39 günlük küvezde kalma sürecinde beyine yeterince oksijen gitmediğinden davacı ...'ın bedenen ve zihnen hasar gördüğünün söylendiğini, hemen tedaviye başlanmasına rağmen davacı ...'ın halen kendi ihtiyaçlarını göremediğini, bakıma muhtaç durumda olduğunu, tedavi sürecinin ömür boyunca devam edeceğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 50.000 TL manevi tazminat ile 10.000 TL maddi tazminatın müdahale tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, dava konusu olaya ilişkin idarece inceleme yapıldığını ve uzman görüşü alındığını, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı tarafından verilen tıbbi mütalaada doğumda hastane ve personelinin hizmet kusuru bulunmadığı kanaatine varıldığını, tazminat ödeme yükümlülüğünün doğması için gereken hukuka aykırılık ve ağır hizmet kusuru, uygun illiyet bağı şartlarının dava konusu olayda gerçekleşmediğini, kurum tarafından istihdam edilen personelin hizmet kusuru ve herhangi bir haksız fiili bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar tarafından dava dilekçesinde "Zübeyde Hanım Doğumevi Hastanesi Sorumlu doktor ve hemşireleri" denilmek suretiyle dava açıldığı, hastanenin tüzel kişiliği bulunmadığından bağlı bulunduğu Sağlık Bakanlığının davada davalı olması gerektiği, bu nedenle dilekçedeki yanılgının düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edildiği ve Sağlık Bakanlığının davada taraf olduğunun kabul edildiği, davalı ... Bakanlığının kamu tüzel kişisi olduğu ve kamu hizmeti görmekle yükümlü olduğu, kamu tüzel kişilerinin kamu hizmetleri sırasında verdikleri iddia olunan zararlardan ve idari işlemlerden dolayı oluşan sorumlulukları özel hukuk hükümlerine tabi olmadığı, kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında yaptıkları eylem ve işlemler ile bu işlemlerden doğan zararlar, niteliği itibariyle hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesini gerektirdiğinden, davalı ... ile ilgili olarak açılan davada adli yargı görevsiz olup idari yargı görevli olduğundan dava dilekçesinin reddine karar vermek gerektiği, 6100 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinde dava dilekçesinde davacı ile davalının adı soyadı ve adresinin yazılı olacağının düzenlendiği, bu hususların eksik olması halinde davacıya bir haftalık süre verileceği, davacılara eksik hususu giderilmesi için verilen tensip kararı gereğince ihtarlı davetiye tebliğ edildiği, davacı tarafça ihtar gereğinin yerine getirilmediği, dava dilekçesinde görevli doktor ve hemşire denilmek suretiyle açılan davanın ise 6100 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrasının son cümlesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Sağlık Bakanlığı yönünden yargı yolu caiz olmadığından dava dilekçesinini reddine, Zübeyde Hanım Doğumevi Hastanesi sorumlu doktor ve hemşireleri denilmek suretiyle açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı asıl ... istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin davanın esasına girmeden görev yönünden reddi kararı vermesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu edilen olayda davacıların, Zübeyde Hanım Doğum Hastanesinde görev yapan sorumlu doktor ve hemşirelerin, görevlerini gereği gibi yerine getirmediği belirtilerek tazminat isteminde bulunduğu, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturduğu, bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılması gerektiği (T.C. Anayasası 40/3, 129/5, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4 592 E., 2012/25 K.), bu konuda yasal düzenlemelerin emredici hükümler içerdiği, diğer yandan sorumluluk hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olmasının zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminat olduğu, davalı Zübeyde Hanım Doğum Hastanesinin bağlı bulunduğu Sağlık Bakanlığının, Anayasa’nın 130 uncu maddesine göre bir kamu tüzel kişisi olduğu, anılan tüzel kişiliğe bağlı olarak ve kamusal kurallar çerçevesinde faaliyet gösteren hastanenin eylem ve işlemlerinin de kamusal nitelikte olup kamu hizmeti kavramı çerçevesinde olduğunu, istemin ileri sürülüş ve olayın gerçekleşme biçimine göre davanın anılan davalıya yöneltilmesinin nedeni de hizmet kusurundan doğan zararın ödetilmesine ilişkin olduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2 nci maddesi gereğince bu tür istemlerin tam yargı davası olarak idari yargı yerinde açılacak davada ileri sürülmesi gerekmekte olup mahkemenin davalı ... yönünden uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından dilekçenin reddine karar vermesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı asıl ... temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hatalı tıbbi müdahale sonucunda uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125 inci maddesi ile 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası.
- Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ...'nun tüm temyiz itirazlarının reddine ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ...'na yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:05:40