Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/24485
2023/6357
11 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2021/357 E., 2021/594 K.
HÜKÜM/KARAR: Kabul
Taraflar arasında görülen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Van Merkez Halilağa Mahallesi, 54 pafta, 279 ada, 11 parsel nolu tapuda kain dairesini davalı bankadan konut kredisi kullanmak sureti ile satın aldığını, 23.10.2011 ve 09.11.2011 tarihlerinde meydana gelen depremlerde binanın hasar gördüğünü ve hakkında yıkım kararı verildiğini, davalı bankanın davalı sigorta şirketini aracı kılarak davaya konu konutun DASK poliçesini yaptığını ancak süresi bittiği halde davalılar tarafından usulüne uygun şekilde yenilenmesinin sağlanmadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin uğramış olduğu 5.000,00 TL zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 45.276,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
1 Davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı, aşamalardaki beyanlarında; müşteri hizmetlerinin davacıyı arayarak poliçe düzenlemek isteyip istemediği hususunun sorulduğunu, davacının da yeniden poliçe düzenlenmesi talebinin olmadığını bildirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2 Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketçe yapılan sigorta poliçesinin 16.09.2011 tarihinde sona erdiğini, söz konusu sigorta teminatı ile ilgili olarak müvekkil şirketin herhangi bir bildirim yükümlülüğü ya da sözleşme gereği poliçeyi yenileme yükümlülüğünün bulunmadığını, 23.10.2011 tarihinde meydana gelen zararın teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.12.2014 tarihli ve 2012/399 Esas, 2014/315 Karar sayılı kararı ile davalı sigorta şirketi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle, davalı banka yönünden sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.10.2020 tarihli ve 2018/6356 Esas, 2020/5863 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "sigorta poliçesinin yenilenmesi gereken tarih itibariyle yürürlükte bulunan Hazine Müsteşarlığı'nın 17.01.2009 tarih ve 27113 sayılı Resmi Gazete’de yayınladığı Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 2. fıkrasında zorunlu sigortalarda kredi süresi içerisinde yenileme sorumluluğunun kredi kullanana, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun ise kredi kuruluşuna ait olacağı düzenlenmesinin bulunduğu, her ne kadar mahkemece davalı bankanın çağrı merkezi kanalıyla gerekli bildirimi yaptığı kabul edilmiş ise de; yapılan konuşmanın tarihinin belirtilmediği, CD'nin çözümünün yapıldığı bilirkişi raporuna göre çağrı merkezi görevlisinin davacı asili biten hangi krediye dair aradığının net olmadığı gibi zorunlu sigorta sözleşmesinin yapılmamasının sonuçlarına dair yeterli ve açıklayıcı bilgiler de vermediğinin anlaşıldığı, bu nedenle davalı bankaca usulüne uygun bildirimin yapıldığının kabulünün doğru olmadığı, anılan yönetmelik hükümlerince, davalıların zorunlu olan bu sigortanın yenilenmesi için davacıya bilgilendirme yapmaları gerektiğinden kusurlarının bulunduğu, aynı zamanda davacı sigortalının da, zorunlu olan DASK sigortasının süresinin dolup dolmadığını takip etme ve sigortayı yeniletme konusunda kendisine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden müterafik kusurunun bulunduğu, bu durumda mahkemece somut olaya uygun bilirkişi heyet raporu esas alınarak karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı olduğu" şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.03.2021 tarihli ve 2020/3490 Esas, 2021/2787 Karar sayılı ilamı ile davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların zorunlu olan sigortanın yenilenmesi için yapması gereken bildirimi yapmadığı anlaşıldığından kusurlu olduğu, davacının da zorunlu olan DASK sigortasını takip etme ve sigortayı yeniletme konusunda özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden kusurlu olduğu değerlendirilmiş olup, 10.02.2014 tarihli inşaat bilirkişi raporuna göre dava konusu yapının yeniden yapım maliyetinin 90.552,00 TL olduğu anlaşılmış, davalıların müterafik kusurlu olmaları nedeniyle belirlenen bedelin %50 sinden sorumlu olduğu gerekçesi ile 45.276,00 TL maddi tazminatın dava tarihi 07.11.2012 den itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1 Davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; süresi içerisinde kararı temyiz ettiklerini, yerel mahkemenin kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurulduğunu belirtmiştir.
2 Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun şekilde davacıya bilgilendirme yapıldığını, bilgilendirme yapılmadığına dair kabulün doğru olmadığını, davacının açıkça poliçe yapılmasını istemediğini belirttiğini, davacının açık beyanı karşısında usulüne uygun bilgilendirme yapılmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddi kararının bozulması sebebi ile diğer savunmaların ve kanuni sebeplerin irdelemeden doğrudan davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporuna itirazların incelenmediğini, bilirkişi raporunda konut ile ilgili yapılmış tespitte binanın 2007 deprem yönetmeliğine göre güçlendirmeye değer bulunmadığınının belirtildiğini, davacının ıslah ile talep ettiği tutarın zamanaşımına uğradığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, DASK poliçesinin yenilenmemesinden kaynaklanan maddi tazminatın kredi veren bankadan ve sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Hazine Müsteşarlığı'nın 17.01.2009 tarih ve 27113 sayılı Resmi Gazete’de yayınladığı Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği,587 sayılı Zorunlu Deprem Sigortasına Dair Kanun Hükmünde Kararname.
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davalı sigorta şirketince ıslaha karşı zamanaşımı def'inin süresinde yapılmamış olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:06:27