Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/14700
2023/6277
10 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/9 E. 2021/98 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kısmen Kabulü İstinaf Başvurularının Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2016/256 E. 2019/507 K.
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacılardan ...'e yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne diğer davacılara yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nin zorunlu trafik sigortacısı, davalı ...'nün işleteni olduğu ve davalı ...'ın kullandığı aracın, 02.03.2016 tarihinde davacılardan ...'in yönetimindeki ve diğer davacıların yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucu meydana gelen çift taraflı trafik kazasında, davacıların yaralanıp malul kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16.04.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini, davacılardan ... yönünden 110.071,85 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketinin, sigortalı bulunan araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, manevi tazminatın poliçe teminatı dahilinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davalılardan ... ve ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu trafik kazasına davalı sürücünün tam kusuru ile sebebiyet verdiği, kaza nedeniyle davacılardan ...'in %10,3 oranında malul olduğunun ve geçici iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, 30.04.2019 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre davacılardan ... yönünden geçici iş göremezlik zararının 3.532,38 TL, sürekli iş göremezlik zararının 101.598,47 TL ve bakıcı giderinin 4.941,00 TL olarak hesaplandığı, diğer davacılardan ... ve ...'in davaya konu trafik kazası nedeniyle maluliyetleri bulunmadığının tespit edildiği, ancak anılan davacıların kazaya konu araçta yolcu olarak bulundukları, bu sebeple kaza anında korku, panik ve şok halinde olmaları nedeniyle manevi olarak yıprandıkları göz önüne alınarak zarar verenlerden kusurları oranında ekonomik güçleri de dikkate alınarak zararın ağırlığı ölçüsünde manevi tazminat talep etme haklarının bulunduğu gerekçesiyle; davacı ...'in maddi tazminat talebinin kabulü ile 110.071,85 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden dava tarihi olan 07.04.2016 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 02.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davacı ...'e verilmesine, davacılar ... ve ... yönünden maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak davacı ...'e verilmesine, davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak davacı ...'e verilmesine, davacı ...'nin manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak davacı ...'ye verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda eksik hesaplama yapıldığını, davaya konu olan kazanın tarihi, olayın gelişim şekli, tarafların konumu ve kusur durumu dikkate alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, vekalet ücreti yönünden hatalı hüküm kurulduğunu belirtmiştir.
-
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bu rapora ilişkin itirazların dikkate alınmadığını, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
-
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kusur tespitinin hatalı olduğunu, maluliyeti kabul etmediklerini, davalı ... şirketinin araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, davalı şirketin tedavi giderleri kapsamında sayılan geçici iş göremezlik zararlarından, tedavi giderlerinden ve geçici bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, hükme esas alınan hesaplamanın hatalı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... şirketinin geçici işgörmezlik, tedavi ve bakıcı giderleri yönünden de sorumluluğunun bulunduğu, maluliyet ve kusur tespiti ile hükme esas alınan hesaplamanın uygun bulunduğu, manevi tazminat miktarının yeterli olduğu gerekçesiyle davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, kusur tespitini ve maluliyet oranını kabul etmediklerini, davalı ... şirketinin geçici giderler yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihi ile vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın 02.03.2016 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan ve sürücü ve yolcu alan davacıların maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,50, 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
-
Değerlendirme
-
Davalı ... vekilinin, davacılardan ... ve ...'ye yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi yönünden ayrı ayrı belirlenecektir.
Dosya içeriğine göre davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakla, hüküm altına alınan ve ... vekilince temyize konu edilen miktarlar; davacılardan ... için 5.000,00 TL ve davacılardan ... için 5.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davalı ... şirketinin davacılar Fatma ve Özlem'e yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
- Davalı ... vekilinin, davacılardan ...'e yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kusur tespiti ile müterafik kusur indirimi uygulanmamasının isabetli bulunmasına, faiz ve vekalet ücreti belirlemesinin doğru olmasına, davalı ... şirketinin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden de sorumluluğunun bulunmasına, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin davacılardan ...'e yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Somut olayda; eldeki davada kazanın 02.03.2016 tarihinde meydana geldiği, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri esas alınarak hazırlandığı, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında temyiz eden davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yukarıda açıklandığı üzere Üniversite Adli Tıp ABD'dan veya ATK ilgili ihtisas kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin davacılardan ... ve ...'ye yönelik temyiz dilekçesinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE,
-
Değerlendirme bölümünün (2 a) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin davacılardan ...'e yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine,
-
Değerlendirme bölümünün (2 b) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin davacılardan ...'e yönelik temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı ... Şirketine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:10