Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/20601
2023/6253
10 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1535 E., 2021/727 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi, Esastan Ret
İLK DERECEMAHKEMESİ: Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/1475 E., 2019/531 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.06.2017 tarihinde Halit Uslu sevk ve idaresindeki aracını park ettiği sırada davacıya çarpması neticesi meydana gelen kazada ...'nın ağır şekilde yaralandığını, davacının kazanın oluşunda herhangi bir kusurunun olmadığını, 16 ... 083 plaka sayılı aracın davalı ... nezdinde ZMMS poliçe ile sigortalı olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik zararının davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi ile davalı ... şirketine sigortalandığını, davacının maluliyet oranının belirlenmesi için adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, sonra kusur oranını ve tazminat miktarının tespit edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 05.09.2018 tarihli Adli Tıp Anabilim Dalı heyetince hazırlanan raporda davacının özür durumunun olmadığı, vücut fonksiyon kaybının oluşmadığı tespit edilmiş olup, davaya konu kazada davacı tarafın herhangi bir kalıcı maluliyetinin olmadığı, davacının olay tarihinde 6 yaşında olduğu dikkate alınarak o yaşta bir kazancı olmayacağı için geçici iş göremezlik zararı da oluşmayacağı kanaatiyle davacının geçici iş göremezlik talebi de reddedilmiş olup, bu doğrultuda haksız fiil sorumluluğunun şartlarından biri olan zararın doğması şartı gerçekleşmediğinden, davalı tarafın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet hususunda heyet tarafından verilen 4 aylık iyileşme süresinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemece maluliyet raporlarına yapılan itirazların değerlendirilmediğini, maluliyet raporunun tebliğ edilmeden bilirkişiye gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yeniden maluliyet raporunun aldırılması gerektiğini, mahkemece efor kaybı göz önünde bulundurulmadan hüküm verildiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usuli işlemlerin kanuna uygun şekilde yapılarak, aşamalarda ileri sürülen iddia ve cevapların denetimi sağlayacak biçimde eksiksiz sergilenip, hükme esas alınan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle, davacının sigorta şirketine tazminat ödemesi için kazadan sonra başvurusunun bulunmasına, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre hazırlanıp usule uygun olmasına, dava dilekçesinde sürekli iş görmezlik tazminatı talep edilmiş olmasına göre, istinaf itirazları yerinde görülmemiş ve incelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; maluliyet raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne uygun olarak alınması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığına dair tespitin doğru olmadığını, maluliyet raporu doğru kabul edilse bile davacının iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin ve bu süre zarfında %100 malul kalacağının belirlendiğini, kaza tarihinde 6 yaşında olan küçüğün yaşamını sürdürürken daha fazla efor harcayacağını, bu nedenle efor tazminatına karar verilmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esas alınarak yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sürekli veya geçici güç kaybı, kazanç kavramından ayrı, güç kaybı kuramı içerisinde değerlendirilmesi gereken bir zarar türüdür. Geçici güç kaybına uğrayan kişi, çalışmayan ve kazanç elde etmeyen birisi olsa dahi, geçici iş göremezlik süresince günlük yaşamını sürdürürken, daha fazla güç (efor) sarf edeceği için geçici güç kaybı tazminatı isteme hakkına sahiptir. Somut olayda zarar gören davacı olay tarihinde 18 yaşından küçük olup, gelir getiren bir işte çalıştığı da ispat edilemediğinden tedavi müddeti boyunca geçici iş göremezlik zararı bulunmadığından talebin reddinin doğru olduğuna ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılamıyorum.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:10