Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/21383
2023/6159
9 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/2087 E., 2021/760 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul /Davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/842 E., 2019/120 K.
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.04.2016 tarihinde davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile sigortalı olan ... idaresindeki araç ile müvekkili yönetimindeki motosikletin karıştığı kaza sonucunda müvekkilinin ağır yaralandığını ve işgücü kaybına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 200,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline, hükmedilecek tüm tazminata kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiş 21.11.2018 tarihli dilekçesiyle talebini 11.787,93 TL geçici iş göremezlik ve 265.707,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 277.295,02 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; delillerin kendilerine tebliğ edilmediğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, sorumluluklarının sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kendilerine sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, geçici maluliyet tazminatından sorumlu olmadıklarını, davacının sürekli sakatlık durumunun da Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden alınacak raporla ispatlanması gerektiğini, zarar hesabı için aktüer bilirkişinin sicile kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının ve yapılmış ise hangi koldan ödeme yapıldığının araştırılmasını talep ettiklerini, ödeme yapıldıysa hesaplanacak tazminattan düşürülmesi gerektiğini, tedavi giderinden sorumlu olmadıklarını, davacının müterafık kusurunun tazminattan düşülmesi gerektiğini zira davacının kask takmadığının sabit olduğunu, dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceklerini ve yasal faiz uygulanabileceğini, dava açmadan önce şirkete usulüne uygun başvuru bulunmadığını, davalının temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyanın yetkisizlik kararı üzerine mahkeme esasına kaydedildiği dava konusu kaza nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda davalıya sigortalı 59 ... 930 plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinde belirtilen sola dönüş kurallarına uymamak nedeniyle asli kusurlu olduğu, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/4540 sayılı dosyası ile olay hakkında şikayet yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, mahkemece aldırılan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 17.04.2018 tarihli maluliyet raporunda davacının %55 oranında maluliyetinin oluştuğu ve 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu ancak davacının kaza sırasında kask takmadığı ve yaralanmasının kask takmaması ile ilişkili olması nedeniyle %20 oranında müterafık kusurlu olduğu ve alınan aktüer raporuna göre davacının geçici iş göremezlik dönemine ait zararının 9.430,34 TL, sürekli iş göremezlik dönemine ait %55 maluliyeti ile ilgili zararının 212.565,66 TL olduğu, belirlenen tazminat miktarlarının poliçe limiti dahilinde olduğu, davalının temerrüde düştüğünün belirlenemediği ve aracın hususi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.430,34 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 212.565,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 221.996,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin kaskının takılı olduğunu dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin %20 müterafık kusur indirimi yapmasının doğru olmadığını, müvekkilinin kaza tespit tutanağında kask takıp takmadığının belirsiz olduğunu, kafadan darbe almış olmasının kask takmadığının işareti sayılmasının haksız olduğunu ve müterafık kusur nedeniyle reddedilen tutar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya içeriğindeki kayıt ve belgelerin incelenmesi neticesinde, davacının olay anında kask taktığının kazaya karışan diğer araç sürücüsü Yusuf''un hazırlık soruşturması sırasında verdiği ifadesi ile kaza tespit tutanağı içeriğinden anlaşıldığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 11.787,93 TL geçici ve 265.707,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf sürecinde 2918 sayılı Kanun'un 90 ve 92 nci maddelerinde 6704 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi'nin 2019/40 Esas 2020/40 K. sayılı 17.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle hesaplamada kullanılan %1,8 teknik faiz uygulamasının hukuka aykırı hale geldiğini bu nedenle hesap raporunun progresif rant yöntemine göre yapılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
-
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince davacının kaskının takılı olduğundan bahisle müterafık kusur indirimi yapılmaması gerektiği yönündeki kararının hukuka uygun olmadığını, zira kask takıp takmadığının kaza tespit tutanağında belirsiz olduğunu ve davacının yaralanmasının alınan bilirkişi raporlarında da sabit olduğu üzere kafa bölgesinden olmasının kask takmadığının işareti olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; 23.04.2016 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
- Değerlendirme
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ile davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:52