Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/14647
2023/6072
8 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2018/4204 E., 2021/22 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi/İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2015/807 E., 2018/787 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.10.2008 tarihinde, davacının eşinin yolcu olarak bulunduğu ticari minibüsün yaptığı tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, yolcu taşımacılığı yapan aracın Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası bulunmadığını bu nedenle davalının sorumluluğu bulunduğunu, kaza tarihi itibariyle geçerli teminat tutarının vefat eden her yolcu için 100.000,00 TL olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası olarak 3.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 21.09.2017 tarihli dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak talebini 25.000,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların zararının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (...) poliçesinden karşılanması gerektiği, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiği, dava konusu taşıtın taşıma ferdi kaza sigortası yaptırma zorunluluğunun bulunmadığı, dosya kapsamında yer alan evraklardan taşımanın bir yetki belgesi kapsamında yapılmadığının anlaşılmadığı, bunun yanında bir servis taşımacılığının söz konusu olduğu, kabul anlamına gelmemekle ancak red tarihinden itibaren yasal temerrüt faizi yürütülmesinin mümkün olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aracın kullanım şekli trafik kaydına göre gayrı ticari hususi olup, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı VIII. Bölge Müdürlüğü'nün 02.05.2018 tarihli yazısına göre kaza tarihi itibariyle yolcu taşıma yetki belgesi bulunmadığı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin 21.03.2018 tarihli yazısına göre kaza tarihi itibariyle Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası'nın da bulunmadığı, 4925 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve buna göre çıkarılan yönetmelik ve genelgelere göre, il sınırları içinde yapılan yolcu taşımaları ile 100 kilometreye kadar olan şehirlerarası yolcu taşımalarının kural olarak yönetmelik kapsamı dışında bırakıldığı, bu kapsamdaki yolcu taşımalarının ilgili valiliklerce düzenlendiği, bu düzenleme çerçevesinde ilgili valilikçe (Diyarbakır), 21 LC 498 plakalı araç için yolcu taşıma yetki belgesi verilmediği, aracın kullanım şeklinin 'hususi' olduğu, bu durumda 21 LC 498 plakalı aracın Zorunlu Ferdi Kaza Sigortası kapsamında bulunmadığı, davalı ... Hesabının da bu sebeple sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ticari minibüsün taşıma için yetki belgesinin olmamasının davalı kuruma başvuru için engel olmayıp bu hususun hak sahibi olan davacı müvekkile karşı ileri sürülemeyeceğini, dava konusu talebin destekten yoksun kalma tazminatı değil yapılması zorunlu olan zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasının yapılmamış olması nedeniyle ferdi kaza sigortası tazminatı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, kazayı yapan aracın zorunlu koltuk ferdi sigortası yaptırması gerektiği halde yaptırmamış olması nedeniyle bu sigorta kapsamında davalı ... hesabından tazminat talep ettiği, davacının desteğinin yolcu olarak bulunduğu araç trafik kaydında hususi minibüs olarak kayıtlı bulunup işçi servis taşımacılığı yaptığı, davacının desteği dahil aynı araç içerisindeki diğer işçilerin ticari faaliyet kapsamında bilet veya ücret karşılığı taşınan kişilerden olmadığı, kaza anında da yolcu taşımacılığının söz konusu olmadığı, bu nedenle de Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunmayan ve yolcu taşımacılığının söz konusu olmayan kazada ... dışında karayolları yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası poliçesi bulunmaması nedeniyle davalı ... Hesabının sorumluluğu da doğmayacağından mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı (emsal nitelikteki yargıtay 17. hukuk dairesinin 2019/2080 esas ve 2020/6374 karar sayılı ilamı) gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ticari minibüsün taşıma için yetki belgesi olmamasının davalı kuruma başvuru için engel olmayıp bu hususun hak sahibi olan davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, dava konusu talebin destekten yoksun kalma tazminatı değil yapılması zorunlu olan zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasının yapılmamış olması nedeniyle ferdi kaza sigortası tazminatı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi bulunmayan ve yolcu taşımacılığı yapan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin mirasçısının zorunlu koltuk kaza sigortası tazminatı talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 2 nci maddesi, Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 2 nci maddesi Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere, kazaya karışan aracın ticari yolcu taşımacılığı yapmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:08:33