Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2887
2023/6002
4 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2022/1064 E., 2022/1140 K.
SAYISI: KIT 2022/2303
HÜKÜM/KARAR: Davacılar vekilinin itirazının kabulü/ Başvurunun kabulü
SAYISI: K 2019/13080
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Karara davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacılar vekilinin itirazının reddine karar verilmiş, temyiz incelemesi sonucunda Dairece ... kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacılar vekilinin itirazının kabulü ile ... kararının kaldırılmasına ve başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan araç sürücüsünün davacıların desteği ...'ya çarpması sonucu vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini davacı ... için 52.195,00 TL ve davacı Yağmur için 14.310,00 TL olmak üzere toplam 66.505,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusu sonrası TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,8 teknik faiz ve sigortalı araç sürücüsünün %100 kusur oranına istinaden 16.08.2018 tarihinde toplam 145.118,43 TL tazminat ödemesinin yapıldığını ve sorumluluğun sona erdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer herhangi bir tazminat sorumluluğu doğacak ise, ödeme tarihinden itibaren faiz güncellemesi yapılarak söz konusu ödemenin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini ve kusur tespitinin yapılabilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini belirterek başvurunun reddine karar verilmesini istemiştir.
III.... KARARI
...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının hak kazanabileceği destek tazminatının hesaplanması için alınan bilirkişi raporunda, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz esasına göre yapılan hesaplama esas alınarak davacıya davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle yeterli olduğu ve bakiye tazminat alacağı bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacılar vekili; hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun karışık ve denetimden uzak olduğunu, bilirkişi tarafından hangi dönem için hangi gelirin esas alındığının belli olmadığını, tamamen sigorta şirketinin itirazına odaklı yasal dayanaktan ve hakkaniyetten uzak olarak düzenlendiğini, bilirkişinin yaptığı hesap metodunun ne Yüksek Yargıtay'ın benimsemiş olduğu hesap metoduna ne de Genel Şartların belirlediği hesap metoduna uygun olduğunu, müteveffanın gelir ve maaş bordrosunun hasar dosyasında mevcut olduğunu, bilirkişinin ek raporda belirlediği destek pay oranlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve başvurunun her iki müvekkili açısından aynı sebeple reddedildiği halde ikisi aleyhinde ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin ve mükerrer tahsilata sebebiyet verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetince, 18.06.2019 tarihli ve İHK 2019/7241 sayılı kararı ile ... tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekçeli, denetime elverişli ve karar vermeye uygun bulunması nedeniyle davalı vekilinin itirazının yerinde olmadığı ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak reddedilen her bir dava yönünden de kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
- ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 21.04.2022 tarih, 2021/8471 esas ve 2022/7679 karar sayılı ilamı ile; ''...Hak sahiplerinin bakiye ömür süreleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF 1931" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Eldeki davada; davacının hak kazanabileceği destek tazminatının hesaplanması için alınan bilirkişi raporunda, TRH 2010 ve 1,8 teknik faiz esasına göre yapılan hesaplama esas alınarak davacıya davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle yeterli olduğu ve bakiye tazminat alacağı bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiş, davacı ...'nın itirazlarının ise ...'nce aynı gerekçe ile reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetinde hükme esas alınan tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih 2019/40 2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ... Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ki, ... tarafından esas alınan raporda TRH 2010 ve 1,8 teknik faiz esasına göre belirlenen tutar esas alınmış ve davacının başvurusununun reddine karar verilmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle; davacının bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplamanın yapıldığı rapor alınıp oluşacak sonuca göre hükmü temyiz eden davalı yönünden usuli kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden, ... kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan inceleme sonucunda alınan aktüer bilirkişi raporu benimsenerek davacılar vekilinin itirazının kabulü ile ... kararının kaldırılmasına ve başvurunun kabulü ile davacı ... için 52.195,00 TL ve Yağmur Kaya için 14.310,00 TL olmak üzere toplam 66.505,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 20.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Malatya 4. İş Mahkemesi'nin 2021/148 esas sayılı dosyasında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından müteveffanın yakınlarına yapılan Peşin Sermaye Değeri ödemesinin rücusuna ilişkin açılmış olan davanın derdest olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından vefat eden sigortalının hak sahiplerine 277.266,98 TL peşin değerli gelir bağlandığını, eldeki dava dosyasında İtiraz Hakem Heyetince karara esas alınan bilirkişi raporunda Peşin Sermaye Değeri ödemesi dikkate alınmadan hesaplama yapıldığını, davacıya yapılan ödeme ile sorumluluğun sona erdiğini bu nedenle bakiye tazminat alacağının bulunmadığını, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri talebinin teminat kapsamında olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, yaya olan davacıların desteğine çarpması sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
- Değerlendirme
1.Olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Davalı vekili tarafından, Malatya 4. İş Mahkemesi'nin 2021/148 esas sayılı dosyasında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından müteveffanın yakınlarına yapılan Peşin Sermaye Değeri ödemesinin rücusuna ilişkin açılmış davanın derdest olduğu ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından vefat eden sigortalının hak sahiplerine 277.266,98 TL peşin değerli gelir bağlandığı beyan edilmiş olmasına rağmen İtiraz Hakem Heyetince bu hususta bir araştırma yapılmamıştır.
Şu durumda, davaya konu kazada davacıların desteğinin ölümü nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması hâlinde davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının SGK’dan sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VII. KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
-
Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
04.05.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir.
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan davada davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup ... İtiraz Hakem Heyetince davacı Yağmur için 27.006,57 TL tazminat hesaplanmışsa da taleple bağlı kalınarak 14.310 TL tazminata hükmedildiği anlaşılmış olup, davacı Yağmur lehine hükmedilen miktar kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL’nin altında kaldığından, davacı Yağmur yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, adı geçen davacı yönünden de bozma kararı veren sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:09:17