Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/282
2023/5817
2 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Tüketici Mahkemesi
SAYISI: 2017/2 2021/261
HÜKÜM/KARAR: Davanın reddi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat..... geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 02.05.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; davacının davalı ... nezdinde yaşam riskleri sigortası yaptırdığını, sigorta primlerini halen sigorta şirketine ödediğini, sigorta şirketi ile yapılan görüşme sonucu müvekkilinden oftalmolog raporu istendiğini, istenilen raporu gönderdiği halde 26.08.2014 tarihli yaşam riskleri sigortası özel şartları gereğince telafisi mümkün olmayan ve tıbben ispat edilmiş her iki gözde görme kaybının gerçekleşmiş olması gerektiğini, yaşam riskleri teminatının ödenemeyeceğini bildiren red cevabı verildiğini belirterek 110.000 dolar tazminatın rizikonun gerçekleşme tarihi olan 24.06.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava ile de davacıda 20.05.2016 tarihinde "1. Derece kapak yetmezliği ve aort kökünde dilatasyon” 14.01.2016 tarihinde ise yine “Çöliak" teşhisi konulduğunu, ancak davalıya yapılan başvurunun yine reddedildiğini belirterek 110.000 $'lık tazminatın çöliak hastalığının gerçekleşme tarihi olan 14.01.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini aksi kanaatte kapak yetmezliği hastalığı teşhisinin konulduğu 20.05.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin poliçe şartlarına aykırı olduğunu, sigorta sözleşmesi öncesi doğru beyanda bulunma yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile adli tıp raporuna göre davacının poliçe tanzim tarihinden önce uzun süredir Marfan Sendromu ile takipli hasta olduğunu, görme kaybının ise bu hastalıktan kaynaklandığını, kapak yetmezliği ve aort kökünde dilatasyon ve çöliak rahatsızlığının poliçe özel şartlarında göre teminat dışı olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; poliçeye göre davacıda meydana gelen körlük rizikosunun risk teminatını garanti ettiğinin açık olduğunu, marfan sendromu rahatsızlığının ise sonradan öğrenildiğini, davacının yaşam riskleri poliçesinden yararlanamayacağından haberdar olsaydı poliçeyi kabul etmeyip ve prim ödemelerini yapmayacağının, poliçe kapsamında ''vücut organlarının görev ve hareketinin yerine getirilememesi'' şeklinde yer alan bir ifade bulunduğunu, bu nedenle çölyak gibi ciddi bir rahatsızlığın kapsam dışında olması ve bu şekilde değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceğini, poliçede açıkça; kalp krizi, koroner arter by pass cerrahisi, aort greftleme operasyonu, kalp kapağı ameliyatı gibi risklerin teminat kapsamında olduğu belirtildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasının talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yaşam riskleri sigortası gereğince sigorta bedelinin ahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3/2 maddesi atfı ile uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'nun 427 vd maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409, 1427, 1435 ve 1439 uncu maddeleri.
- Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere , özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporlarının kararda benimsenmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:12:07