Yargıtay 4. HD 2022/9258 E. 2023/5812 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/9258

Karar No

2023/5812

Karar Tarihi

2 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/901 E., 2022/1361 K.

HÜKÜM/KARAR: İstinaf İsteminin Kabulü ile Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas

Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kabulü/

İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/49 E., 2021/214 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davalı ... vekili Av. ..... geldi. Davacı tarafından gelen olmadı. Davalı ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 02.05.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı ... arasında ... plakalı aracın satışı ile ilgili olarak 19.10.2018 tarihinde sözleşme yapıldığını, sözleşme gereğince aracın bedelinin ödendiğini, aracın en geç 25.10.2018 tarihinde davacıya teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak aracın teslim alınma tarihinde davalı ...'a ulaşılamadığını ve teslim alma işleminin gerçekleştirilemediğini, bu nedenle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, araştırmalar sonucu ... plakalı aracın davalı ... tarafından diğer davalı ...'a, onun tarafından da davalı ...'ya devredildiğinin tespit edildiğini, devralan davalılar arasında alım satım akitlerinin muvazaalı olduğunu belirterek yapılan devirlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.

  2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ın 23.10.2018 tarihinde bedelini nakden ödeyerek davalı ...'tan aracı satın aldığını, müvekkilinin davacı ...'i tanımadığını, davacı ile davalı ... arasında böyle bir sözleşme olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, davacının aracı teslim almadan ücretin tamamının peşin verdiğini iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

  3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıyı ve davalıları tanımadığını, iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, ihtiyaçları için bir araç almak isterken, dava konusu aracın Adana ili oto center'da satılığa çıkarıldığının ... isimli arkadaşından öğrendiğini ve ruhsat sahibi diğer davalı ...'dan 180.000,00 TL'ye satın aldığını, bu miktarın 113.000,00 TL'sini aracı aldığında, geri kalanını 67.000,00 TL olarak banka hesabından...'a ödediğini, dava konusu aracı satın alma işleminin de vekalet ile eşi tarafından yapıldığını, aracı bir müddet kullandıktan sonra ve dava konusu araçtan da memnun kalmadığı için sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının davacıdan mal kaçırmak amacıyla davaya konu aracı 23.10.2018 tarihinde davalı ...'ya devrettiği, ...'nın da aracı çok kısa bir süre sonra 31.10.2018 tarihinde davalı ...'ya devrettiği, satış bedelinin mutat yollarla ödendiği iddiası kanıtlanamadığı, davalı ... tarafından ihtiyaç nedeniyle alındığı iddia edilen aracın çok kısa bir süre sonra satılıp tekrar geri alınmasının da hayatın olağan akışına uymadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, dava konusu 31 GC 09 plakalı aracın davalı ... tarafından dava dışı Gölhisar Motorlu Araçlar Anonim Şirketi’ne satıldığı tarih olan 10.12.2018 tarihindeki gerçek değeri olarak belirlenen 235.000,00 TL'nin, İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2018/15608 esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; gerekçeli kararda davalılardan ...'ın kimlik bilgileri ile tazminat ile sorumlu olduğu miktarın yazılmamasının hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bu yönden düzeltilmesini talep etmiştir.

  2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin 16.12.2020 tarihli duruşmanın 1 no'lu ara kararında "Davacı vekili mazeretsiz olarak duruşmaya katılmamış ise de mazeret bildirilen davalılar vekillerinin davacı taraf katılmadığı takdirde dosyanın işlemden kaldırılması yönünde beyanları bulunmadığından, davalılar vekillerinin mazeretlerinin kabulüne, duruşma gün ve saatinin uyaptan öğrenilmesine" karar verdiğini, 6100 sayılı HMK'nın 150/1 maddesine göre; usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın 16.12.2020 tarihli duruşmaya gelmediğini, herhangi bir mazeret de bildirmediğini, bu nedenle kanun gereği, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, davalı tarafın mazeretlerinin kabulü ile işlemlere devam edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, alacaklı ile borçlu arasında gerçek bir borç ilişkisinin mevcut olmadığını, borçlu hakkında kesin veya geçici aciz belgesi alınmadığını, tasarrufun iptali davası açılabilmesi için iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması gerektiğini, müvekkilinin davacı ile davalı ... arasında sözleşme olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

  3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu aracı alıp kullandığını, ancak daha sonra araçtan memnun kalmadığını, bu nedenle yaklaşık 40 gün sonra başka birine sattığını, yerine aynı aracı almayıp başka bir araç satın aldığını, ne davacıyı ne de davalıları tanımadığını, iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, tescil kaydına itimat prensibi gereğince parasını da ödeyerek satın aldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu aracın davacıya devredilmesi yerine kısa zaman dilimi içerisinde birden fazla kez satış görmesi, satış bedellerinin tamamının ödendiğini ispata yarar delil sunulmaması, 31.10.2018 tarihinde 295.048,00 TL bedel karşılığında davalı ... tarafından satın alınan aracın yaklaşık bir buçuk ay sonra bu kez 195.000,00 TL'ye satılmasının hayatın olağan akışına uygun bulunmaması gerekçesiyle yapılan tasarrufun, İİK.nun 280/1 maddesi kapsamında iptale tabi olduğu ancak davalı 4. kişi konumundaki ... tarafından aracın dava dışı şirket satılması nedeniyle İİK'nun 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada, hem üçüncü kişi konumundaki ...'ın hem de davalı ...'nın dava konusu malı elinden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekirken sadece davalı ...'nın tazminatla yükümlü tutulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/11/2021 tarih, 2019/49 E. 2021/214 K. sayılı kararının, HMK.nun 353/1 b 2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, esasa ilişkin yeni hüküm tesisine, davanın kabulü ile, dava konusu 31 GC 09 plakalı aracın Afyonkarahisar 2. Noterliğinin 23.10.2018 tarihli ve 6840 yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile davalı borçlu ... tarafından davalı üçüncü kişi ...'a, davalı ... tarafından Elbistan 1. Noterliğinin 31.10.2018 tarihli ve 15213 yevmiye numaralı satış sözleşmesi davalı dördüncü kişi ...'ya satışı ile ilgili tasarrufların İİK'nun 280/1 maddesi uyarınca davacı yönünden iptali ile, aracın, davalı 4. kişi ... tarafından dava dışı şirkete satılmış olması nedeniyle, davanın bedele dönüştüğü dikkate alınarak, İİK'nun 283/2 maddesi uyarınca; davalı 4. kişi ... tarafından dava dışı şirkete satıldığı tarih olan 10.12.2018 tarihindeki rayiç değeri olarak belirlenen 235.000,00 TL tazminatın, İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2018/15608 sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere ve tahsilde tekerrür edilmemesi şartıyla davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı 3. kişi ... tarafından diğer davalıya satıldığı tarih olan 31.10.2018 tarihindeki rayiç değeri olarak belirlenen 230.000,00 TL tazminatın, İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2018/15608 sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere ve tahsilde tekerrür edilmemesi şartıyla davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

  2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  3. İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.

Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Özellikle İİK.nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği, ayrıca ticari işletmenin veya işyerindeki ticari emtianın tamamının ve mühim bir kısmının devri halinde de tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.

İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince; davalının davacıdan mal kaçırmak amacıyla davaya konu aracı 23.10.2018 tarihinde davalı ...'ya devrettiği, ...'nın da aracı çok kısa bir süre sonra 31.10.2018 tarihinde davalı ...'ya devrettiği, satış bedelinin mutat yollarla ödendiği iddiası kanıtlanamadığı, davalı ... tarafından ihtiyaç nedeniyle alındığı iddia edilen aracın çok kısa bir süre sonra satılıp tekrar geri alınmasının da hayatın olağan akışına uymadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.

Somut olayda; dava konusu...plaka sayılı araç; 23.10.2018 tarihinde resmi noter senedi

ile 230.000,00 TL karşılığında davalı 3. kişi ...'a devredilmiş, bilirkişi tarafından aracın piyasa rayiç değerinin de 230.000,00 TL olduğu belirlenmiş, bu tarihte kasko değerinin de 270.761,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle dava konusu aracın noter devir bedeli ile gerçek değeri arasında mislini aşan bedel farkı oluşmamıştır. Mahkemece her ne kadar satış bedelinin mutat yollarla ödendiği iddiasının kanıtlanamadığı belirtilmişse de, aracın devir bedelinin ödendiği resmi noter devir sözleşmesi ile ispatlanmıştır. Öte yandan; İİK.nun 280. maddesine göre kötü niyeti kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafta olup, davalı borçlu ile davalı 3.kişi ... ve 4.kişi ... arasında akrabalık bağı, iş ortaklığı, arkadaşlık gibi kötü niyeti gösterir bir durum da kanıtlanamadığı gibi, dava konusu aracın davacıya devredilmesi yerine kısa zaman dilimi içerisinde birden fazla kez satış görmesi de yapılan tasarrufların iptali için gerekçe olamaz. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

  1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'ya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılar ... ve ...'ya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesireddinederecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:12:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim