Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/17072

Karar No

2023/5759

Karar Tarihi

27 Nisan 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1727 E., 2022/3239 K.

DAVA TARİHİ: ....10.2020

HÜKÜM/KARAR: İstinaf İsteminin Esastan Reddi/ Davanın Kısmen Kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/354 E., 2022/132 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalılar ... ..., ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine takip başlatıldığını, takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazlarını mal kaçırma amacı ile diğer davalılara devrettiğini belirterek; bu tasarrufların iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin borçlunun sahibi ... olduğu şirketten alacağı olduğundan, borcuna karşılık olarak dava konularından 366 ada 86 parsel 2 nolu bağımsız bölümü 14.03.2019 tarihinde satın aldığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

  2. Davalı ... vekili, müvekkilinin dava konusu 2124 ada 5 parsel 4 nolu bağımsız bölümü, borçludan olan alacağına karşılık olarak aldığını, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

  3. Davalı borçlu vekili, müvekkilinin diğer davalılar ile 2016 2018 yılları arasında ticari ilişkisi olduğunu, dava konusu taşınmazlarını bedellerinin ödenerek alındığını belirtmiştir.

  4. Davalılar ..., ..., ... ... ve ... vekilleri cevap dilekçesinde, müvekkilerinin taşınmazları bedellerini ödeyerek aldığını belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ... ve ...'ın aldıkları taşınmazlar için bedel farkı olmadığı, borçlu ile yakınlık ve tanışıklıkları oldukları ispatlanmadığından haklarında açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise bedel farkı ve mal kaçırma amaçlarının olduğunun anlaşıldığı, ancak taşınmazların elden çıkarılmış olmaları nedeniyle tazminata hükmedilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ..., ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkili banka tarafından dava dışı borçlu ... Temizlik Makineleri Temizlik Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti arasında kredi ilişkisi kurulduğunu, en son olarak 24.01.2017 tarih 500.00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi ile kredi kullandırıldığını, davalı ...'ın ise bu kredi sözleşmelerini müşterek ve müteselsil borçlu ve kefil sıfatı ile imzaladığını, kredi ödemelerinin zamanında yapılmaması üzerine hesapların kat edildiğini ve borçlular hakkında 7 adet icra takibi başlatıldığını, ancak tahsil kabiliyeti olmaması üzerine tasarrufun iptali davası açtıklarını belirterek yerel mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik verilen kararın aleyhe olan kısımlarının kaldırılmasını talep etmiştir.

  2. Davalı ... ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin gerekçeli kararının hüküm kısmının 1 nolu bendinin hatalı olduğunu, müvekkili ile kararda yazılı taşınmazın bir ilgi ve alakası bulunmadığını, dava konu taşınmazların devrinin alacağın doğumundan önce yapılmış olması sebebiyle tasarrufun iptali davasına konu edilmesinin mümkün olmadığını, tasarrufun iptali davasında borçlu adına düzenlenmiş bir aciz vesikası olmasının dava şartı olduğunu, oysa dava dilekçesinde geçici aciz durumunu gösterir bir vesika sunulamadığını ve gerekçeli kararda da bu hususta yeterli, somut bir açıklama yapılmadığını, dava dilekçelerinde borçlu davalının muvazaalı işlemler yaptığı iddialarına temel olarak devir yapılan kimselerin borçlunun yakın akrabaları, bir kısmının köylü yahut hemşehri olduğu varsayımına dayanıldığını, davalı müvekkil bakımından böyle bir durumun söz konusu olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

  3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu icra dosyaları ... Ltd. Şti. ye ait iken müvekkilinin taşınmazı ...’... satın aldığını, davacının icra dosyalarının borçlusunun ise şirket olduğunu, bu haliyle dava şartlarının oluşmadığını, davacının hesapları kat etmesi, dava dışı şirket ve davalı ...’ın kendisine muaccel hale gelmiş borçlarının oluşması akabinde aleyhine icra takibine girişmesinin müvekkilinin alacağının muaccel hale gelmesinden çok sonra olduğunu, davacının alacağının muaccel hale gelmeden önce müvekkilinin cari alacağının muaccel hale geldiğini, bu halde yasanın aradığı şartlar oluşmadığı için davanın reddi gerekirken aksi yönde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

  4. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde ''sonuç ve istem'' kısmında taleplerini açıkça belirtmesine rağmen müvekkiline yönelik herhangi bir talep belirtilmediğini, müvekkilinin diğer davalılarla, dava konusu taşınmazlarla ilgili muvazaalı işlemler yapmadığı hususunun, davacının dava dilekçesi ile ... olduğunu, davacı tarafın kendilerine yönelttiği bir talebin olmaması nedeniyle davanın husumet yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilerek müvekkili aleyhine sanki bir talep varmışçasına bir karar verilmesinin hukuka, usul ve yasaya tamamen aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan HMK 353/1 b.1 maddesi gereğince yerinde olmayan istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'ın borçluya 3161 ada 20 parseli sattığını alacağını alamadığını, borca karşılık dava konusu taşınmazın satışının yapıldığını, davalı ...'in annesi ile borçlunun babasının kardeş çocukları yani kuzen olduklarını, davalı ... Adsız için belirlenen tazminatın hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

  2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı ... ile borçlunun akraba olduğunun ispatlanmamış olmasına ve bedel farkı olmamasına, 3161 ada 20 parselin davalı ... tarafından 14.12.2018 tarihinde satılmış olmasına rağmen dava konusu 4129 parsel 1 nolu bağımsız bölümün bundan önce 30.11.2018 tarihinde satın alındığından, borca mahsuben satış olarak kabulünün mümkün olmamasına, davalı ... için hükmedilen bedelde hata olmamasına, davalı ...'nun satışın borca mahsuben yapıldığını kabul etmesine göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ... sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalı ...'na yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:12:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim