Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/399

Karar No

2023/5590

Karar Tarihi

25 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/248 Esas 2021/508 Karar

HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul

... vekili

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalılardan ... ile ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..

Belli edilen gün ve saatte gelen davacılar vekili Av. ....ile davalılardan ... ve..... vekili Av. .... Bayındır geldiler, diğer davalılar adına gelen olmadı, davacılar ve davalılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 25.04.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nın 05.01.2009 tarihinde sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halindeyken, davalı sürücü ... yönetimindeki aracın sebep olduğu trafik kazası sonucunda yaralandığını, davalı sürücü ... tarafından sevk ve idare edilen aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının (...) davalılardan Ak Sigorta A.Ş., ihtiyari mali sorumluluk sigortacısının Anadolu Anonim Sigorta A.Ş., ve işleteninin de ... olduğunu, müvekkilinin kaza sırasında kaskının takılı olduğunu, kaza sonucunda müvekkilinin ağır yaralandığını, aile üyeleri olan davacının annesi, babası ve kardeşinin de meydana gelen olay nedeniyle acı ve üzüntü yaşadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere davacı ... için 19.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın, diğer davacılar anne baba ve kardeş için ayrı ayrı 14.000,00 TL olmak üzere toplam 42.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 03.11.2015 tarihli celsede tedavi giderine yönelik maddi tazminat talebinden feragat etmiş; ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 115.030,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Sigora A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin açık olmadığını, ilk delillerin davalı müvekkiline tebliğ edilmediğini, davalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, kazanç kaybı nedeniyle uğranılan zararın ispatının gerektiğini, zarar hesabında SGK tarafından bağlanan maaşın peşin sermaye değerinin düşülmesi gerektiğini, yaralanma durumunda tedavi gideri fatura asıllarının ibrazının gerektiğini, zarar görenin birden fazla olması durumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 96 ncı maddesi gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin dava tarihinden başlayacak faizden sorumlu olacağını, müvekkili şirketin yargılama giderlerinden de tazminatın teminata oranı dahilinde sorumlu olacağını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'a ait aracın müvekkili şirkete kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, teminat limitinin 20.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, ... poliçesinin zararı karşılayamaması durumunda bu rakam ile sorumlu olabileceklerini, tedavi giderlerinin ve işgöremezlik ödeneğinin bağlı bulunduğu kurumdan sorulmasını, tedavi zararlarının bu anlamda mahsubunun gerektiğini, Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Mahkemesi dosyasının bekletici sorun yapılması gerektiğini, faizin dava tarihinden başlayarak yürütülebileceğini, tedavi giderlerine KTK'nın 98 inci maddesinin uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının kasksız seyir halindeyken kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin aracındaki vurma izinin kaza tarihinden önce de mevcut olduğunu, davacının maddi tazminatla ilgili taleplerinin açıklanması gerektiğini, SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği ile sürekli iş göremezlik ödeneği bağlanıp bağlanmadığının sorulmasını, takdir edilecek manevi tazminat tutarının zenginleşme vasıtası olmaması gerektiğini, davalının yardım önerisini davacının kabul etmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin, 03.11.2015 tarihli 2009/268 Esas ve 2015/628 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden 115.030,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 05.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar Ak Sigorta A.Ş.'den (poliçe limitini aşan miktar bulunması halinde davalı ... A.Ş.'den) dava tarihi olan 15.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için takdir edilen 100.000,00 TL, davacı ... için takdir edilen 5.000,00 TL, davacı ... için takdir edilen 5.000,00 TL ve davacı ... için takdir edilen 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat talebinden feragat edildiğinden bu talep ile ilgili olarak açılan maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılardan ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.07.2020 tarihli 2019/6018 Esas ve 2020/4291 Karar sayılı kararı ile; "...Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, B.K.’nın 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yukarıda belirtilen hususlar, olayın oluş şekli, kaza tarihi dikkate alındığında, davacı ... lehine takdir olunan manevi tazminatın 'bir miktar fazla' olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. Davalılar, meydana gelen kazada davacının kask takmadığından daha ağır yaralandığını, bu nedenle zararın artmasında davacının da müterafik kusurunun bulunduğunu ileri sürerek müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuş, mahkemece anılan savunma üzerinde durulmaksızın karar verilmiştir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda davacı, meydana gelen kazada motosiklet sürücüsü olup kask takıp takmadığı kaza tespit tutanağına göre belirsizdir. Maluliyete ilişkin alınan raporda davacının başından yaralandığı, sağ temporopariyetal kemikte 91x67 mm boyutundaki kraniektomi defekt alanının 63x50 mmlik kemik dokusu ile kapatılmış olduğu kalan boşluk alaının yaklaşık 66x46 mm olduğu, sol frontalden sol lateral ventriküle uzanan şant kateteri izlendiği, ventrikül boyutlarının normal sınırlar içerisinde olduğu, sağ temporopariyatal kortikosubkortikal hafif hipodens ensefalomalazik alan izlendiği tespit edilmiştir. Bu itibarla, davalının savunması üzerinde durularak mahkemece zarar görenin kask takıp takmadığı, yaralanmasının şekline göre taksa idi dahi zararın meydana gelip gelmeyeceğinin, kask taksa idi zararın bu denli meydana gelip gelmeyeceği, müterafik kusurun varlığı ve indirim yapılması gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, müterafik kusur oluşturduğunun kabul edilmesi halinde tazminattan %20 oranında indirim yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. Davacı vekili meydana gelen kaza nedeni ile davacı ... için 250.000,00 TL, diğer davacılar için 14.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, davalılar diğer davalı ... A.Ş.'nin aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olup poliçe teminatı arasında manevi tazminata yönelik teminat klozunun da bulunduğunu savunmuştur. Buna yönelik olarak poliçenin incelenmesinde davalı ... A.Ş.'nin zarara neden olan aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve poliçe teminatları içerisinde manevi tazminat klozuna yer verildiği anlaşılmıştır. Buna göre mahkemece davalı ... A.Ş.'nin manevi tazminata yönelik sorumluluğu konusunda olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı ... şirketinin manevi tazminattan sorumlu olup olmadığının, sorumlu tutulacak ise sorumluluk miktarının tartışılmak ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere de hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "bozma ilamı gereğince zarar görenin yaralanma şekline göre kask takıp takmadığı, taksa idi dahi zararın meydana gelip gelmeyeceği, kask taksa idi zararın bu denli meydana gelip gelmeyeceği hususlarında doktor bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporda sonuç olarak kesin olmamakla birlikte kask takılmamış olma ihtimalinin yüksek olduğu kanaatinin bildirildiği, kazanın oluşuna ilişkin CD'nin incelenmesi sonucunda davacının kaza sırasında kask taktığına dair herhangi bir görüntü kaydına rastlanılamadığı, alınan raporlar sonucunda davacının kaza sırasında kask takmadığı sonucuna varıldığı ve tazminattan %20 indirim yapılması gerektiği, dava konusu kaza nedeniyle davacı ...'in %28 oranında meslekte kazanma gücü kaybının oluştuğu, iyileşme sürecinin 12 aya kadar uzayabileceği, kazanın oluşumunda tarafların kusur durumları ile davacıların yaşadıkları üzüntü, ruhsal anlamda çektikleri acı hep birlikte değerlendirilerek davacıların bu olay nedeniyle çektikleri acı ve ızdırabın bir nebze olsun telafisi için olayın meydana geliş şekli, olayın meydana gelmesinde tarafların kusurları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak manevi tazminatın amacına uygun olarak bir tarafı fakirleştirmeyecek, diğer tarafı da zenginleştirmeyecek oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, davalı ...Ş.'nin manevi tazminat sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davalı ...Ş.'ye yönelik manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği, ayrıca tedavi giderlerine ilişkin mahkememizce verilen ilk hüküm kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği" gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davacı ...'nın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 92.024,00 TL maddi tazminatın davalılar ..., ...'den kaza tarihi olan 05.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...Ş.'den dava tarihi olan 15.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Davalı ...Ş.'nin sorumluluğu sigorta poliçesindeki teminat limiti ile sınırlı olmak üzere ve poliçe teminat limitini aşan miktar bulunması halinde aşan miktarın davalı ... A.Ş.'den tahsili) müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 64.000,00 TL, davacı ... için 4.000,00 TL, davacı ... için 4.000,00 TL, davacı ... için 4.000,00 TL olmak üzere toplam 76.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'den kaza tarihi olan 05.01.2009 tarihinden, davalı ... A.Ş.'den dava tarihi olan 15.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğu sigorta poliçesindeki teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ...Ş.'ye yönelik manevi tazminat talebinin reddine, tedavi giderlerine ilişkin mahkememizce verilen ilk hüküm kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılardan ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalılardan Ak Sigorta A.Ş.'den manevi tazminat talep edilmediğinden reddedilen manevi tazminat yönünden bu davalı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, maddi ve manevi tazminat miktarlarından yapılan takdiri indirimler nedeniyle davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, davalı ... şirketleri ilk kararı temyiz etmedikleri halde kazanılmış haklara aykırı şekilde hüküm tesisi edildiğini, davalı ... şirketleri tarafından ilk karar temyiz edilmediğinden kask takmama nedeniyle bu davalılar yönünden de indirim yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin kaza sırasında kaskının takılı olduğunu, kazaya ilişkin videonun tüm teknik imkanlar kullanılarak iyileştirilerek kask durumunun tespit edilmesi gerektiğini, şiddetli kazalarda kaskın fırlaması, parçalanıp dağılmasının mümkün olduğunu, kamera kaydının incelenmesi üzerine verilen bilirkişi raporunda ve doktor bilirkişi raporunda şüpheye yer vermeyecek şekilde kask takılmadığının ispatlanamadığını, mahkemece davacılar lehine oluşan usuli kazanılmış haklara aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; kaza tarihi olan 05.01.2009 tarihindeki paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, kazanın oluş şekli, davalı ...’nin kaza sonrası kaza yerini terk etmemesi, yaralı davacı için ambulansa haber vermesi, gecikme yaşanınca bizzat hastaneye gidip yaralı sürücünün hastaneye götürülmesini sağlaması, polislerin gelmesini beklemesi, davacı motosiklet sürücüsünün olay sırasında kask kullanmaması ve müterafik kusuru dikkate alındığında hükmolunan manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, hükmolunan toplam manevi tazminat miktarının müvekkilleri açısından ceza mahiyetinde olup, müvekkillerini ve ailelerini ekonomik çöküntüye uğratacak nitelikte olduğunu, hükmolunan tazminat miktarları kaza tarihinden itibaren işleyen faiz miktarları ile

birlikte her iki müvekkili yönünden de çok yüksek rakamlara ulaştığını, meydana gelen üzücü kaza sonucu davacı sürücünün kaza esnasında kask

kullanmadığının tespit edildiğini, ayrıca dosyada mevcut hastane kayıtlarından davacının vücudunda kafa bölgesi dışında hiçbir yerinden yaralanmadığı, davacının tüm

yaralanmasının kafa bölgesinden olduğunun anlaşıldığını, davacı sürücünün kask kullanmaması nedeniyle malul kaldığını, neticede malul kalmasına kendi ağır kusuru sebep olduğunu, bu husus da dikkate alındığında hükmolunan

tazminat miktarlarının çok yüksek miktarda olduğunu, reddolunan maddi tazminat miktarı üzerinden lehlerine nispi

vekalet ücretine hükmolunması gerektiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü, işleteni, zorunlu mali sorumluluk ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacı ...'nın sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacı ...'nın yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 41, 43, 44, 46 ve 47 nci maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri), 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas 1960/9 Karar sayılı, 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas 1959/5 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararları.

  1. Değerlendirme

  2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili ve davalılardan ... ile ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  3. Bilindiği üzere bir davada, mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denir. Bu müessesenin kanuni bir dayanağı bulunmayıp 1960’dan günümüze Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş ve akademik çalışmalarla da kabul görmüş bir ilkedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı yine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı içtihatları). Usuli kazanılmış hak müessesesi, Yargıtayın bozma ilamına mahkemece uyulduktan sonra bozma ilamının bağlayıcı etkisinin kapsamını belirlemek amacıyla Türk hukuk sistemine girmiştir.

Usuli kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesinin, yargı kararlarında istikrarın, yargılamanın hızlı sonuçlandırılmasının ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden müessesedir. Yukarıda tarih ve sayıları verilen içtihadı birleştirme kararlarında bu husus şöyle açıklanmıştır: “Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; Usul Kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir.”

Usuli kazanılmış hak, esasen Yargıtayın bozma ilamı sonrası karar veren ilk derece mahkemesinin yapacağı yargılamanın sınırlarını belirlemek amacı ile gündeme gelmiştir. Böylece, Yargıtay içtihatlarında sıklıkla tekrarlandığı üzere, bozma ilamı ile davanın, usul ve kanuna uygun bir yola sokulması amaçlanmıştır. İlk derece mahkemesince artık Yargıtay tarafından gösterilen ve doğru olduğu kabul edilen usul ve esaslar dairesinde yargılama yapılması zorunlu hâle gelmiştir. İlk derece mahkemesinin bozma ilamına uyması hâlinde artık Yargıtay tarafından gösterilen yolda ilerlemesi beklenir. Böylece; hem yargılamanın, Yargıtayca bozma ilamıyla çizilen esaslar dâhilinde devam ettirilerek doğru, adil ve hızlı bir biçimde sonuçlanması amacına ulaşılır, hem de mahkemeler arasındaki hiyerarşi, uyum, kararlardaki istikrar ve dolayısıyla da kamu düzeni sağlanmış olur.

Mahkemece maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 115.030,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline dair verilen ilk karar, yalnızca davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan kararı ile davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, müterafik kusurun varlığının kabul edilmesi halinde %20 oranında tazminattan indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle temyiz eden davalılar ... ve ... lehine bozulmuştur. Dolayısıyla davalılardan Ak Sigorta A.Ş. tarafından mahkemece verilen ilk karar temyiz edilmediğinden bu davalı yönünden maddi tazminata ilişkin verilen ilk karar kesinleşmiş ve bu hususta davacı ... lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenlerle davalı ...Ş. aleyhine hükmedilen maddi tazminat miktarından müterafik kusuru indirimi yapılması isabetli olmamıştır.

Şu durumda mahkemece; ilk kararı temyiz etmeyen davalı ...Ş. aleyhine 115.030,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken davacı lehine oluşan usuli kazanılmış haklara aykırı şekilde bu davalı yönünden de müterafik kusur indirimi yapılması doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle davacı ... yararına bozulması gerekmiştir.

  1. Yine mahkemece davacı ... için 100.000,00 TL, diğer davacılar için 5.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen ilk karar, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan kararı ile de temyiz eden davalıların diğer temyiz itirazları reddedilerek yalnızca davacı ... için hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar fazla olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Dolayısıyla davacılar ..., ... ve ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarları kesinleşmiştir.

Şu durumda; davacılar ..., ... ve ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarları bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu davacılar lehine kesinleşen miktardan daha az manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

  1. 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasında "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Mahkemece hüküm fıkrasının manevi tazminat yönünden vekalet ücretine ilişkin kısmının (3) üncü paragrafında reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. Mahkemenin bu yöndeki kabulünde ve hükmünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak aynı bölümün devamında (4) üncü paragrafta aynen "Davalı A.Ş. kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak adı geçen davalılara verilmesine," şeklinde davacı ... aleyhine ikinci vekalet ücretine hükmedilmiştir. Hükmün bu kısmı 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine aykırı, infazda tereddüt yaratacak, mükerrer ve muğlak olup bu şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın davacılar yararına bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

  1. Davacı ... lehine hesaplanan maddi tazminattan, davacının müterafik kusuru nedeniyle %20 oranında indirim yapılmış ve maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı taraftan kaynaklanan zararı ağırlaştırıcı durum nedeniyle davanın kısmen reddine karar verildiğinden müterafik kusur indiriminden dolayı davalılar yararına reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.

Davalılar ... ve ... yargılama sırasında vekil ile temsil edildiğinden mahkemece maddi tazminat isteminin reddedilen bölümü yönünden bu davalılar yararına da vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yalnızca davalı ...Ş. lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalılar ... ve ... lehine bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

  1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

  2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, (5) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

8.400,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar ... ve ...'a verilmesine,

8.400,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacılara iadesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılar ... ve ...'a iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

25.04.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44 üncü maddelerinden (6098 sayılı Türk borçlar Kanunu'nun 51 ve 52 nci maddeleri) kaynaklanan hakkaniyet indirimi ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyecek olması nedeniyle "Değerlendirme" bölümünün (5) numaralı paragrafındaki sayın çoğunluğun bozma yönündeki gerekçesine katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamavı.kararımahkemebozulmasınasonrakikarşıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim