Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8192
2023/5582
25 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/68 E., 2022/50 K.
HÜKÜM/KARAR: Red
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. .... ile davalı ... vekili Av. .... geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Tarafların vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan .... ile babası dava dışı ...'ın Diyarbakır'da müteahhit olarak faaliyet gösterdiklerini, dava dışı ...'dan noter kanalı ile yapılan 19.08.2004 tarihli gayrımenkul satış vaadi sözleşmesine istinaden 1 milyar TL bedel ile dava konusu gayrımenkulün satın alınacağının kararlaştırıldığını, bedelin ödendiğini, ancak 2007 yılında dava konusu gayrımenkulün ...'a devrinin yapıldığının anlaşıldığını beyan ederek, davalı ... adına kayıtlı tapunun iptali ile müvekkilİ adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... süresinden sonra sunmuş olduğu beyan dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ... ve babası ...'tan parası nakden ödenmek suretiyle satın alındığını, taşınmazı satın alırken ...'ın satış esnasında kiracısının meskende oturduğunu, her ayın 15 ila 20'si arasında kirayı elden aksatmadan ödediğinin belirtildiğini, kiracı olduğu belirtilen ... ile görüştüğünde kiracı olmadıklarını ve daireyi satın aldıklarını, satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini ancak ... ve ...'ın sözünde durmadıklarını, kiracılar ve satışı yapanlar tarafından sürekli oyalandığını Diyarbakır 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1752 Esas sayılı dosyasında kiralananın tahliyesi davası açtığını, 2013 yılında bölgede cemaat toplantısına ... tarafından çağrıldığını, silahların olduğu ortamda baskı altında gayrimenkulü ...'e devretmesi için taksitli bir şekilde ... tarafından 45.000,00 TL ödeyeceği şeklinde tutanak düzenlendiğini ve sözleşme imzalandığını, davacı tarafın muvazaa iddiasını kabul etmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...'a usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
-
Mahkemenin 03.12.2015 tarihli ve 2015/100 Esas, 2015/700 Karar sayılı kararıyla; Her ne kadar davacı tarafından davalı hakkında tapu iptali ve tescil davası açılmış ise de davaya konu taşınmazın daire olduğu, davalılardan ...'ın tacir olduğu, diğer davalıya davaya konu daireyi muvazaalı olarak devrettiği iddia edildiğinden 6502 sayılı Yasanın 73 üncü maddesi uyarınca tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan tüm davalarda görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu anlaşıldığından açılan iş bu davanın HMK'ın 114/c ve 115 inci maddelerince usulden reddine" karar verilmiştir.
-
Karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
-
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.10.2019 gün, 2019/3145 E 2019/10012 K sayılı ilamı ile "Muvazaaya dayalı iptal davasında davacı muvazaalı işlemle kendisinin zararlandırıldığını ileri sürmektedir. Bu yasal nedenle iptal davası, davacıya alacağını veya açtığı davada tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup tasarrufa konu işlem veya tasarruf konusu malların aynı ile ilgili olmadığı gibi tarafların sıfatının da (tacir) olmasının da görev hususunun belirlenmesine doğrudan bir etkisi yoktur. Kaldı ki davada incelenmesi gereken husus BK.nın 19. maddesinde yazılı şartların gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Açıklanan şekli ile görevin, genel mahkemelere ait olduğu da açıktır. Hal böyle olunca davaya devam edilerek taraf delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar vermek yerine yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi isabetli değildir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde; Mahkemenin 10.02.2022 tarih, 2020/68 E 2022/52 K sayılı ilamı ile " Diyarbakır ili, Bağlar ilçesi, Kaynartepe Mah. 4013 ada 2 parsel 1 Kat, 1 nolu Bağımsız Bölümün tapu kaydı incelendiğinde; taşınmazın 18/09/2007 tarihinde imar (TSM) işlemi ile davalı ... adına tescil edildiği, 26/11/2007 tarihinde taşınmazın satış suretiyle davalı ...'a devrinin yapıldığı, dava konusu taşınmaza ait mimari proje incelendiğinde işverenin davalı ... olduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan dava konusu taşınmaza ilişkin Diyarbakır 3. Noterliğinin 19/08/2004 tarih 22483 yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin davacı ... ile dava dışı ... arasında düzenlendiği, dava konusu taşınmazın müteahhidinin ve arsa malikinin ise davalı ... olduğu keza taşınmazın ilk tapu kaydının da davalı ... adına oluştuğu, davacının gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin tarafı olan satış vaad eden ...'ın taşınmazın maliki ve müteahhidi olmadığı, taşınmazın son maliki olan ... ile diğer davalı ... arasındaki satışın muvazaalı olduğu iddiasının dosya kapsamı ile ispatlanamadığı, yine davalı ...'ın muvazaalı olarak borçlandığına ilişkin iddiasının da davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın, müvekkili tarafından davalı ...'ın birlikte müteahhitlik yaptığı babası, dava dışı ...'tan satış vaadi sözleşmesiyle satın alındığını, daire karşılığında istenen bedelin ödendiğini, taşınmazın inşaat aşamasında alınmış olması sebebi ile o tarihte tapuda devir işleminin yapılamadığını davalı ... ve ... arasında muvazaalı işlem yapıldığını, davalı ...'ın dava konusu gayrımenkulü görmeden satın almasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davalı ...'ın dava konusu gayrimenkulün davacıya ait olduğunu bildiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 19. maddesi gereğince açılmış muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3/2 nci maddesi gereğince uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 inci vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.
- Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalılar arasında muvazaalı işlem yapıldığının da ispat edilememiş olmasına göre, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın ONANMASINA,
8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'a verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:38